ALERJİN Mİ VAR DERDİN VAR…

ALERJ,İ

   Akyuvar olarak da bilinen lökositler, bağışıklık sisteminin savaşçılarıdır ve bedeni enfeksiyonlara karşı korumakla görevlidirler. Bu savaşçı ruhlu askerler, vücudumuza dışarıdan giren bakteri, virüs, mantar ve zehirli toksinler gibi yabancı maddeleri tespit ederler ve onları yok etmeye başlarlar. Oldukça aktif ve savunmaya hazırdırlar ve bizim genel durumumuzdan epey etkilenirler. Örneğin, sizi olumsuz etkileyecek bir duruma bir süre direndiniz ama artık çaresizliğe kapıldınız ve pes ettiniz ya da sorunu çözdünüz. ‘Ohh çok şükür bunu da atlattım’ dediğinizde bağışıklık sisteminizin gücü düşecektir, çünkü, ortada savunulacak, savaşılacak bir şey kalmamıştır.
Bağışıklık sisteminin güçlü ve aktif olması beden için çok önemlidir. Ancak bu sistem, aşırı çalışıyorsa, size zarar vermeye başlar. Aşırı çalıştığında, lökosit değerleri yükselir ve bedende birtakım hastalıklar meydana getirir.
İşte bu hastalıklardan biri de ALERJİDİR!!

Şimdi, alerjinin bilinçaltı boyutuna inelim…
Alerjiye neden olan programlardan en önemlisi ‘BASKI ALTINDA OLMAK’ ile ilgilidir.
– Dünya bana baskı yapıyor
– Hayat bana baskı yapıyor
– İnsanlar bana baskı yapıyor
– Ailem bana baskı yapıyor
– Eşim bana baskı yapıyor
– ……X…… kişi bana baskı yapıyor
– Müdürüm bana baskı yapıyor… vb.
Siz, kendinize göre bu inançları çoğaltabilirsiniz. Bu inançların sizde olup olmadığını tespit etmek için kas testi uygulayın.

BİLİNÇDIŞI MÜCADELEM…
   Alerji, bir savunma halidir ve egonun kendini korumaya çalıştığının göstergesidir. Eğer alerjen bir yapınız varsa, kendinize şunu sorun: ‘Kime karşı bu kadar tepkiliyim?’, ‘Neden bu kadar tepki veriyorum?’, ‘Dünyaya, insanlara ve olaylara karşı tolerans sınırım nedir?’, ‘Kendime ait olan hangi tarafımı reddediyorum?’, ‘Geçmişte yaşadığım hangi olay, beni hâlâ engelliyor veya rahatsız ediyor?’…
Bazen de yeni olana karşı duyulan endişe ve korkunun sonucudur alerji. ‘Ne ile yüzleşmekten korkuyorum?’, ‘Bana bu kadar güçlü tepki verdiren şey ne?’ vb.
  Sonuç: Evrende her şey dengede olmalı, herhangi bir yaşam sisteminin sadece verimsiz çalışmasının yanı sıra çok aktif olması da insan bedenini hasta edebiliyor…

Sevgilerimle, Funda Öztürk
TDM Eğitmeni

 

‘KORKU’DAN KORKMAK!

KORKUU4 “Korkmamız gereken tek şey korkunun kendisidir”
– Başkan Franklin Roosevelt

Korku, kendi içinde gerçekliğe değil, zihnin kendini hayatta tutma temeline dayanır. İnsanlar, zihnin yanılsamalarına çeşitli etiketler koyar. Bunlardan bazıları; yükseklik korkusu, agorafobi (alan korkusu) yalnızlık korkusu…vb..
Kısıtlayan inançların, programların ve hislerin arasında en büyük yeri korkular alıyor. Korkular, diğer kısıtlayıcı duyguların (olumsuz his ve duygular) çıkış noktasıdır. Örneğin, korkular pişmanlıklara, reddedilmelere, hayal kırıklıklarına vs. yol açar.
– Topraklanmayı bloke eder: Topraklanma eksik olduğunda, insanın kendini yenileme ve şifalandırma doğal mekanizmaları devre dışı kalır.
– Yaratımların gerçekleşmesini engeller
– Enerji çalarlar
– Hayattan zevk almayı engeller
– Değişime engel olur
– Sosyal etkileşimlerimizi ve ilişkilerimizi kısıtlar

RUH VE SPİRİT SEVİYELERDEN GELEN KORKULAR dönüştürüldüğünde, Evren ile bütünlük hissinizi geri kazanırsınız.
DOĞAL KORKULAR: Düşme Korkusu, Gürültü Korkusu.
ANNE KARNI PERİYODUNDA OLUŞAN KORKULAR: Bulanık su korkusu, saldırı korkusu, yabancı cisim korkusu
YAŞANAN OLAY SONUCUNDA OLUŞAN KORKULAR: Eğer kişi herhangi bir hastalık atlattıysa, yaşadığı hastalığa karşı korku, hastalığın ilerlemesi ve ağırlaşması korkusu, hastalığın yaşattığı travma korkusu olabilir. Bu tür korkuları dönüştürdüğünüzde, bedeninize, bir daha bunun yaşanmayacağına inandıracaksınız. Bedeniniz bu olayı bilmeseydi yani yaşamasaydı, korkmayacaktı.

Çalışılacak diğer korku türleri:
– Nazar, Çeşitli Büyüler ve Büyücülere Karşı Olan Korkular
– Yükseklik ve Başarı Korkusu
– Konfor Alanının Dışına Çıkma Korkusu
– Saldırı Korkusu
– Değişim Korkusu
– Yeniliklerden Korkma
– Ruhanilik ve Gelişim Korkusu
– Çatışma Korkusu
– Cezalandırılma Korkusu
– Hata Yapma Korkusu
– Biri İçin Korkmak
– Yıkıcı bir psikolojik etkiye sahip olan korkular: Yargılanma, Reddedilme, İhanete uğrama, Aldatılma, Kandırılma ile ilgili korkular – Yalnızlık, Hastalık, Ölüm Korkusu
– Yaşama Korkusu
– Hayvanlardan Korkma
– Sudan Korkma

TİTREŞİMLERLE DÖNÜŞÜM METODU ile yapılan çalışmamızda, bilinçaltında yatan kısıtlayan inançların dönüşümü, anne karnı şifası, korkulardan arınma aktivasyonları vb. yapılmaktadır…
Sevgilerimle,
TDM EĞİTMENİ FUNDA ÖZTÜRK

 

PİŞMANLIK GİRDABINA KAPILMAYIN…

Pişmanlık, verdiğimiz kararlar, düşünceler, duygular veya seçtiğimiz yol ile ilgili hissettiğimiz olumsuz bilişsel-duygusal bir durumdur. Ve bu duygu durumu sadece geçmişle ilgili değil, şu an ve gelecekle de ilgilidir.
Geçmişle ilgili ise, Zamanında annemi sık sık ziyarete gitmediğim için PİŞMANIM.. vs.
Şimdi ile ilgili ise, ‘Şu an seninle buluştuğum için PİŞMANIM.. vs.
Gelecekle ilgili ise, ‘Bu yılki tatil için erken rezervasyon yapmadığım için PİŞMANIM.. vs.
   Pişmanlık, kişinin yaşamla etkileşime girmesine engel olduğu kadar, yeni odaklanma ve yeni eylemlerde bulunmasını da sağlayabilir ve bu durum kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.
Eğer pişmanlıklarınızdan dolayı kendinizi suçluyorsanız, zihniniz ve bedeniniz zarar görecektir. Üstelik bu olumsuz duyguda uzun süre kalırsak ve bu duygu süreklilik halini almışsa stres, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklarla beraber öz güveniniz de zarar görebilir. Hormon dengesini bozabilir ve bağışıklık sistemini güçsüzleştirir. Solunum sisteminizde bir sıkıntı var ve nefes almakta güçlük çekiyorsanız, durduk yerde nezle oluyorsanız oturup pişmanlıklarınızı düşünmelisiniz..
Çoğumuz geçmişte yaptığımız hataların bugün ve gelecekte alacağımız kararları daha dikkatle alacağımızın bir göstergesi olarak düşünürüz. Yani geçmişte yaptığım bir hatadan dolayı çok pişmanım ama…..bu bana bir ders oldu ve böyle bir hatayı bir daha asla yapmam’. Tamam ama geçmişteki pişmanlığınızı şifalandırdınız mı? Gerçekte gerçekten bir daha hata yapmayacağınızı mı düşünüyorsunuz? Peki yanlış kararlar almamak için vizyonunuzu ne kadar genişlettiniz? … ve daha fazlası….
Pişmanlıklarımızla nasıl çalışabiliriz?
– İlk olarak pişmanlıklarınızla ilgili kendinizi affedin. Belki o kararı alırken baskı altındaydınız ya da kısa süre içinde bir karar vermeniz gerekiyordu? Ya da o durum/konuyla ilgili bilgileriniz sınırlıydı? O zamanlar vizyonunuz çok dardı? vs……………
– Eğer pişmanlığınız geçmişte yaptığınız bir şey ile ilgili ise ve bu durumu düzeltme imkanınız yoksa durumu olduğu haliyle kabul edin. Gelecekle ilgili ise, o hatayı düzeltme şansınız hala var demektir bunun için olasılıklarınızı gözden geçirin.
– Pişmanlık hangi zamanda hissedilmiş olursa olsun mutlaka onları dönüştürün! Bunun için bildiğiniz herhangi bir şifa tekniğini kullanabilirsiniz.
Pişmanlıklarınız dönüştüğünde ne mi olur?
Yaşamınızda yeni fırsatlar, olasılıklar açılır ve en güzeli artık siz o olasılıkları görmeye başlarsınız. Ruhsal, duygusal ve bedensel rahatlama hisseder, enerji seviyenizi düşürmezsiniz.  Almanız gereken yeni kararlarınızı, açık bilinçle gerçek duruma uygun alarak şu an’dan itibaren pişman olma katsayınızı sıfırlayabilirsiniz..

Pişmanlık duyduğunuz bir olay-durum için dönüşüm çalışması yapılacak ve bu olay için pozitif öğretiler yüklenecektir… Bu dönüşüm TİTREŞİMLERLE DÖNÜŞÜM METODU (TDM) ile yapılacaktır.

TDM Eğitmeni Funda Öztürk