ATEŞ NEFESİ (Kapalabhati )

Yogada Nefes Tekniklerinde ilk olarak Ateş nefesini (Kapalabhati) deneyimleyelim…

Karın nefesinde anlatıldığı gibi karından derin bir nefes alınır. Karnımızı nefesle şişirdikten sonra kısa ve kesik bir şekilde nefes verilir; adeta burundan öksürüyormuş gibi. Bu nefes sırasında vücudumuzun üst bölgesinin ve sırtımızın sakin kalmasına özen göstermeliyiz. Nefes ritmi kısa ve ard arda olmalıdır; 60 ila 80 arası nefes veriş uygulanır.

Tekniğin ikinci tekrarına geçmeden önce rahat ve derin nefesler alınır, ciğerlerin 3/2’sini havayla doldurduktan sonra nefesimizi bir süre tutarız. Nefes tutma süresi kişiye bağlıdır. Nefesimizi tuttuğumuz sırada iki kaşımızın arasına odaklanırız ve tamamen hareketsiz olmaya dikkat ederiz. Böylece prananın kaybolmasını önleyerek, spritüel enerji noktamızda bir ateş yakmış oluruz. Bu da bedenimizde artan bir enerji ve zihinsel bir canlanma anlamına gelir. Bu alıştırmayı iki ya da üç kez tekrarlayabiliriz.

Tekniği uygularken dikkat edilmesi gerekenler:

– Omuriliğin, sırtın düz durmasına dikkat edilmelidir.

– Başın hafifçe göğse doğru düşmesi gerekir.

– Nefesin yukarıdan aşağıya doğru aktığını hayal edin.

– Nefes alırken karın dışarıya verirkende içeriye doğru hareket etmelidir.

Tekniğin Faydaları:

Nefesi temizleyen bir teknik olduğu için öncelikle nefes yollarındaki eski havayı ve tozları temizler. Özellikle vücudun bataryası görevi gören Solar Plexus‘u (Manipura Çakra) yoğun bir şekilde çalıştırdığı için bu bölgede enerji birikimi sağlar. Ayrıca karın bölgesindeki yağların yakılmasında etkili olduğu için, metabolizmayı hızlandırarak zayıflamada destekleyici rol oynar.

Özlem Coşkun

NEFES TEKNİKLERİ (Pranayama)

YOOOGAA

Prana, evrensel yaşam enerjisi anlamına gelmektedir. Bu enerji, evrende varolan her nesnede az ya da çok bulunur. İnsandan taşa kadar herşey evrensel enerjiyle doludur. Prana, bilinç ya da ruh değildir, bir enerji biçimidir; maddesel bedenimize, onun içindeki ruha ve astral bedenimize hizmet eder. Evrensel yaşam enerjisi, tüm vücudu yönetir; vücudun her hücresi prananın kontrolündedir.

Prana sadece eski Hint inançlarında geçen bir kavram değildir. Doğu’ya ait sağlık ve felsefe sistemlerinde de ona rastlarız, Chi ya da Qi olarak…Prana, vücudumuzda nadi (enerji kanalları) ve çakralardan (enerji merkezleri) oluşan bir enerji ağı içinde hareket eder. Bu sistem omuriliğimiz boyunca uzanır.

Pranayı bedenimize nefesle havadan, güneşten, su ve besinlerden alırız. Ayrıca pranayı, bilinçli enerji aktarımıyla eğitimli yogilerden, doktorlardan ya da yoga eğitmenlerinden de almak mümkün.

Evrenden bize akan yaşam enerjisini enerji merkezlerimizin taşıyıcı olan omuriliğimiz boyunca vücudumuzda depolarız, özellikle de bedenin bataryası olarak nitelenen Solar Plexus‘ta yani Manipura Çakra’mızda.

Kuşkusuz pranayı, aldığımız en önemli kaynak nefestir. Nefes teknikleriyle (Pranayama) vücudumuzdaki enerji kanallarını temizleyip enerji merkezlerini doldurarak, pranayı depolayabiliriz. Sonrasında depolanan bu enerjiyi, spritüel gücümüzü artırmak ve manevi hedeflerimize ulaşmak için kullanırız. Bu nedenle nefes teknikleri, yaşam enerjisini kontrol etmemiz için bize sunulan anahtarlar olarak nitelendirilir. Söz konusu kontrol ise nefes alışverişlerinin ritmiyle sağlanır. Bu hususta şöyle bir örnek verilir: Havayı göremeyiz ama rüzgarı görürüz, rüzgar yaprakları salladığında. Pranayı göremeyiz ama nefesi görürüz, nefes ritim bulduğunda…

Doğal Nefes

Doğal nefes, karın nefesidir ve diyaframın çalışmasıyla gerçekleşir; nefesi burundan alıp veririz. Pek çok insan yanlış nefes alışkanlıkları nedeniyle doğal nefes ritmini kaybetmiştir. Bebeklere dikkat edecek olursak, hepsi karın nefesi alırlar. Zira bu nefes aslında bize doğuştan verilen bir yetenektir. Zaman içerisinde ise daha kısa ve hızlı bir nefes olan göğüs nefesi almaya başlarız. Bu nedenle yogadaki nefes tekniklerini uygulamadan önce doğal karın nefesi için alıştırmalar yaparak, bu konuda alışkanlık kazanmak gerekir. Bunun için en etkili çalışma uzanarak, karnımızın üzerine ya elimizi ya da bir ağırlık koyup karın kaslarımızın nefesle gelen hareketlerini takip etmek suretiyle olur.

Peki, doğal nefes nasıl gerçekleşir?

Nefes aldığımızda diyafram kasları alçalır, aşağı inen baskıyla ciğerler daha fazla havayı içine çeker. Nefes verdiğimizde söz konusu kaslar gevşer, yukarıya kaburgalara doğru şişerek kubbe formu alır. Doğal nefeste diyaframa bağlı iç organlar aşağıya doğru hareket eder. Bu da nefes aldığımızda karnımızın dışarıya, verdiğimizde içeriye doğru hareket etmesine neden olur. Aynı şekilde kaburgamız da yukarı doğru hareket eder, ciğerler için alan açarak onların genişlemelerine fırsat verir.

Doğal Nefesin faydaları

Doğal nefesin karın boşluğunda yarattığı hareketler, sağlık için son derece önemlidir. Söz konusu hareketler öncelikle ciğerlerin tam kapasite çalışmasını sağlar. Mide ve bağırsaklara masaj yaparak, bu organların fonksiyonlarını daha iyi yerine getirmelerine olanak verir. Doğal nefes, göğüs ve karın boşluğu arasındaki basınç farkını ortadan kaldırır; mide suyunun yemek borusu gibi daha yukarıdaki organlara çıkmasını engellediğinden reflü ve safra kesesi rahatsızlıklarının giderilmesine yardımcı olur.

Özlem Coşkun

GÖBEK ÇAKRASI- SOLAR PLEXUS (Manipura)

Bizi huzurlu ve cömert kılan merkezdir. Bize memnuniyet duygusunu verir. 3. çakra irademizi simgeler. Anahtar kelimeleri ‘Kişisel güç’ ve ‘Benlik saygısı’dır. Bedende dolaşan enerji burada özümsenir. Göbek deliğimizle göğüs kafesi arasında yer alır. Solar plexus sanskritçede ‘Şehvetli Taş’ anlamına gelir. Değişim ve hareket bu çakrayla ilgilidir. Manipura, ruhumuzu sadece
GOBEK.jpgduygusal ve zihinsel yönden değil, aynı zamanda psişik deneyimlerini de yönetir. Bu anlamda sezgilerinize ve hislerinize güvenmek sizin için faydalı olacaktır. Bu çakranın gelişimi ondört ve yirmi bir yaşları arasındadır. Bu yaştaki gençte kendine güven ve benlik değerinin geliştiği görülür. Üst karın, safra kesesi, karaciğer, orta omurga, böbrek, küçük bağırsak ve mide bu çakrayla ilgidir.
Okumaya devam et

Bitkiler ve yağlar…

LAVANTA-1.jpgLavanta:  Solar Plexsus çakrası ve Tepe çakrayla ilgilidir. Bastırılmış  duyguların açığa çıkmasına ve çözülmesine yardım eder. Aşırı çalışan üçüncü çakralarda sakinleştirici ve rahatlatan bir etkisi vardır. Meditasyon esnasında kullanıldığında kolaylıkla medite olursunuz. Karabaşotu olarak da bilinen lavanta, antiseptik özelliği ile mikropları öldürücü etkiye sahiptir. Ciltte oluşan akne, uçuk, siğil, kızarıklıklar, böcek sokmalarına ve egzamaya karşı faydalıdır. Uykusuzluğu giderir. Lavanta kokusu sinir sistemini onarır, sakinleştirir ve yatıştırır. Kas ağrıları ve adale sıkışmalarında ağrıyan bölgeye masaj yaparak bedeninizi rahatlatabilirsiniz. Vücudumuzdaki kötü kokuyu giderdiği için parfüm yapımında kullanılır. Duştan sonra selülitli yerlere masajla yedirerek kullanabilirsiniz. Saçların daha hızlı uzamasını sağlar. Başağrısı ve romatizmaya da iyi gelir. Gebelikte şişkinliği ve hazımsızlığı giderir. Ayrıca doğum sonrası çatlakları da yok eder. Doktorunuza ve eczacınıza danışmadan kullanmayınız… Okumaya devam et