NEFES TEKNİKLERİ (Pranayama)

YOOOGAA

Prana, evrensel yaşam enerjisi anlamına gelmektedir. Bu enerji, evrende varolan her nesnede az ya da çok bulunur. İnsandan taşa kadar herşey evrensel enerjiyle doludur. Prana, bilinç ya da ruh değildir, bir enerji biçimidir; maddesel bedenimize, onun içindeki ruha ve astral bedenimize hizmet eder. Evrensel yaşam enerjisi, tüm vücudu yönetir; vücudun her hücresi prananın kontrolündedir.

Prana sadece eski Hint inançlarında geçen bir kavram değildir. Doğu’ya ait sağlık ve felsefe sistemlerinde de ona rastlarız, Chi ya da Qi olarak…Prana, vücudumuzda nadi (enerji kanalları) ve çakralardan (enerji merkezleri) oluşan bir enerji ağı içinde hareket eder. Bu sistem omuriliğimiz boyunca uzanır.

Pranayı bedenimize nefesle havadan, güneşten, su ve besinlerden alırız. Ayrıca pranayı, bilinçli enerji aktarımıyla eğitimli yogilerden, doktorlardan ya da yoga eğitmenlerinden de almak mümkün.

Evrenden bize akan yaşam enerjisini enerji merkezlerimizin taşıyıcı olan omuriliğimiz boyunca vücudumuzda depolarız, özellikle de bedenin bataryası olarak nitelenen Solar Plexus‘ta yani Manipura Çakra’mızda.

Kuşkusuz pranayı, aldığımız en önemli kaynak nefestir. Nefes teknikleriyle (Pranayama) vücudumuzdaki enerji kanallarını temizleyip enerji merkezlerini doldurarak, pranayı depolayabiliriz. Sonrasında depolanan bu enerjiyi, spritüel gücümüzü artırmak ve manevi hedeflerimize ulaşmak için kullanırız. Bu nedenle nefes teknikleri, yaşam enerjisini kontrol etmemiz için bize sunulan anahtarlar olarak nitelendirilir. Söz konusu kontrol ise nefes alışverişlerinin ritmiyle sağlanır. Bu hususta şöyle bir örnek verilir: Havayı göremeyiz ama rüzgarı görürüz, rüzgar yaprakları salladığında. Pranayı göremeyiz ama nefesi görürüz, nefes ritim bulduğunda…

Doğal Nefes

Doğal nefes, karın nefesidir ve diyaframın çalışmasıyla gerçekleşir; nefesi burundan alıp veririz. Pek çok insan yanlış nefes alışkanlıkları nedeniyle doğal nefes ritmini kaybetmiştir. Bebeklere dikkat edecek olursak, hepsi karın nefesi alırlar. Zira bu nefes aslında bize doğuştan verilen bir yetenektir. Zaman içerisinde ise daha kısa ve hızlı bir nefes olan göğüs nefesi almaya başlarız. Bu nedenle yogadaki nefes tekniklerini uygulamadan önce doğal karın nefesi için alıştırmalar yaparak, bu konuda alışkanlık kazanmak gerekir. Bunun için en etkili çalışma uzanarak, karnımızın üzerine ya elimizi ya da bir ağırlık koyup karın kaslarımızın nefesle gelen hareketlerini takip etmek suretiyle olur.

Peki, doğal nefes nasıl gerçekleşir?

Nefes aldığımızda diyafram kasları alçalır, aşağı inen baskıyla ciğerler daha fazla havayı içine çeker. Nefes verdiğimizde söz konusu kaslar gevşer, yukarıya kaburgalara doğru şişerek kubbe formu alır. Doğal nefeste diyaframa bağlı iç organlar aşağıya doğru hareket eder. Bu da nefes aldığımızda karnımızın dışarıya, verdiğimizde içeriye doğru hareket etmesine neden olur. Aynı şekilde kaburgamız da yukarı doğru hareket eder, ciğerler için alan açarak onların genişlemelerine fırsat verir.

Doğal Nefesin faydaları

Doğal nefesin karın boşluğunda yarattığı hareketler, sağlık için son derece önemlidir. Söz konusu hareketler öncelikle ciğerlerin tam kapasite çalışmasını sağlar. Mide ve bağırsaklara masaj yaparak, bu organların fonksiyonlarını daha iyi yerine getirmelerine olanak verir. Doğal nefes, göğüs ve karın boşluğu arasındaki basınç farkını ortadan kaldırır; mide suyunun yemek borusu gibi daha yukarıdaki organlara çıkmasını engellediğinden reflü ve safra kesesi rahatsızlıklarının giderilmesine yardımcı olur.

Özlem Coşkun

YOGADA ENERJİ KANALLARI VE ÇAKRALAR

YOGAÇAKRA

Yoga felsefesine göre astral enerji bedenimizde 72 bin nadi yani enerji kanalı vardır. Bunlardan üçü; Sushumnaİda ve Pingala denilen ana enerji kanallarıdır. İda, sol burun deliğinden, Pingala sağ burun deliğinden başlayan yan enerji kanallarıdır. İda, dişil enerjiyi temsil eder, sembolü aydır. Pingala, eril enerji eder ve sembolü güneştir. Sushumna ana enerji kanalıdır, omurga ile aynı hizadan geçer. Sağ ve sol kanallar İda ve Pingala, Sushumna çevresinde tıpkı bir asa etrafında dolanan iki yılan gibi spiral bir şekilde yer alır.
İda ve Pingala kişinin tekamülü yani yaşam enerjisinin dengelenme sürecidir. Ortada bulunan Sushumna da aydınlanma kanalıdır. Bu üç ana kanal kuyruk sokumunda biraraya gelir. Eğer prana yani yaşam enerjisi, kanallardan bu noktaya inerse “
Kundalini“uyanır. Kundalini, omuriliğin en altında üçgen sakrum kemiğinde yer alan saf yaşam enerjisidir. Sanskritçe Kundala kelimesi sarmal anlamına gelir; birçok iplikçikten oluşur. Aydınlanma gerçekleştiğinde iplikçiklerden bazıları yükselir ve bizi evrensel enerjiyle bir bütün hale getirir. Kundalini, fiziksel, duygusal, mental ve spritüel taraflarımızın bütünleşmiş gücüdür.
Kundalini enerjisi yükselirken çakraları aktive eder. Enerji hareketi esnasında çark gibi dönen bu merkezler, Sanskritçe çark kelimesinden türemiştir. Şayet çakralardan birinde tıkanıklıklık söz konusuysa Kundalininin rahat akmamasından dolayı, o çakraya ait fiziksel, psişik sistemlerde rahatsızlıklar başgösterebilir. Peki, pranayı yani yaşam enerjisini, enerji kanallları aracılığıyla bedenin tüm hücrelerine aktaran 7 enerji merkezi (çakralar) neler, etkileri nedir ve vücudun neresinde yer alırlar
?

1. Çakra – Muladhara (Kök) Çakra : İçinde Kundalini enerjisinin uyuduğu çakradır ve sakrum kemiğinin yani kuyruksokumunun altında yer alır. Ayrıca Kundalinini yükselmesini engelleyen üç düğümden ilki “Brahman Düğümü” burada bulunmaktadır. İkincisi “Vişnu Düğümü” kalp çakrasındadır; üçüncüsü “Şiva Düğümü“dür altıncı çakradadır. Brahman düğümünü çözmek ve bu çakrayı etkin hale getirmek için enerjik uygulamalar ve arınma teknikleri uygulanmaktadır.
– İlişkin olduğu element: Toprak, yeryüzü
– Sembolü: Dört taç yapraklı lotus
– Psikolojik ve sosyal etkileri: Yeni başlangıçlara hazır olma, güçlü yaşam enerjisi, neşe, psikolojik dayanıklılık, toprakla güçlü bağ kurma, dönüşüm ve yenilenme gücü, hayatta kalma becerisi, agressivite, sahiplenme, cinsel haz ve güç, yere sağlam basma

2. Çakra – Swadhistana (Sakral) Çakra: Göbeğin altında, cinsel bölgenin iki parmak üzerinde bulunur. Cinsel enerjiyi, zihinsel ve bedensel üretkenliği, yaratıcılığı simgeler.
– İlişkin olduğu element: Su
– Sembolü: Altı taç yapraklı lotus
– Etkilenen organları: Üreme organları, rahim, böbrekler, mesane, vücut sıvıları; kan, lenfler, sindirim enzimleri
– Psikolojik ve sosyal etkileri: Heyecan duymak, istemek, harekete geçmek, hayal etmek, aile kurmak, üretkenlik, sanatsal yaratıcılık,imajinasyon yeteneği.

3. Çakra – Manipura (Solar Pleksus) Çakra: Göbeğin iki parmak üzerindedir. Anı ve sonsuzluğu deneyimlemeyi simgeler. Özsaygı ve özgüvenin yerleştiği çakradır, yayılımı güneş gibi olduğu için Solar Pleksus olarak da adlandırılmaktadır.
– İlişkin olduğu element:Ateş
– Sembolü: On taç yapraklı lotus
– Etkilenen organlar: Sırtın alt bölgesi, karın boşluğu, sindirim sistemi, mide, karaciğer, dalak, safra kesesi, otonom sinir sistemi
– Psikolojik ve sosyal etkileri: Sıcaklık, güç, servet, toplumda yer edinme, toplumsal statü, iddialı olma, deneyime açık olma, büyüme ve gelişme, özgüven, açık sözlülük, analiz ve sentez yeteneği, bilgelik

4. Çakra – Anahata (Kalp) Çakra: Sushumnanın ortasında, kalbin ve akciğerin bulunduğu bölgede yer alır. Teslimiyetin, fedakarlığın,ve saf sevginin merkezidir. Bu çakrada yaşanan farkındalık sayesinde ben olmaktan biz olmaya geçiş yaparız.
– İlişkin olduğu element: Hava
– Sembolü: oniki taç yapraklı lotus
– Etkilenen organlar: Kalp,sırtın üst bölgesi, göğüskafesi, göğüs boşluğu, akciğerlerin alt bölgesi, cilt, kan ve kandolaşımı.
– Psikolojik ve sosyal etkileri: Sıcaklık, sevencenlik, cömertlik, bağ kurma, sevgi, uzlaşma, yaşamda ve sosyal ilişkilerde ahenk, egonun aşılması, ilahi sevginin keşfi, gölge duyguları; korku ve bağımlılık.
Kundalini enerjisi bu çakrayı aydınlattığında korku ve bağımlılık aşılır; bütün sorunlarımız,şüphelerimiz son bulur.

5. Çakra – Vishuddha (Boğaz) Çakra: Boğazın ortasındadır. İletişimin, bilme ve anlamanın merkezidir; iç dünyayımızı dış dünyaya taşıyan köprüdür. Sesin ve sözlere dökülmüş düşüncenin gücünü bu çakra ile keşfederiz. Bunun bilincine vardığımızda yaşantımızı sözlerimizin gücüyle değiştirebileceğimizin de farkına varırız.
– İlişkin olduğu element: Gökyüzü, hava
– Sembolü: Onaltı taç yapraklı lotus
– Etkilenen organlar: Boğaz, boyun, çene bölgesi, kulaklar, ses telleri, nefes borusu, bronşlar, üst akciğer bölgesi, yemek borusu, kollar
– Psikolojik ve sosyal etkileri: İletişim, bilgi ve deneyimlerin etkin aktarımı, gelişkin kendini ifade yeteneği, ilahi esin kaynağına erişim, bağımsızlık duygusu, dil ve yazma yeteneği, gölge duyguları; kıskançlık, hükmetme veya hükmedilme eğilimi.
Kundalini enerjisi bu çakrayı açtığında kötü hislerimiz temizlenir ve bu, sesimize, kendimizi ifade etme biçimimize yansır ; bize bütünle bağlantı imkanı verir, çevremizle bir bütün olduğumuzu hissetmemizi sağlar.

6. Çakra – Ajna (Üçüncü Göz) Çakra: Alnın gerisinde, iki kaşın ortasında, burun kökündedir; sezgisel bilginin ve kendini bilmenin merkezidir. Bu çakranın etkin hale gelmesiyle ruhsal farkındalığı besleyen duyu ötesi algılamalar gelişir; maddeye olan bağımlılık ortadan kalkar ve derin bir maneviyatla kişi gerçekte kim olduğunu bilmeye başlar.
– İlişkin olduğu element: Yok (zamansız ve mekansız)
– Sembolü: Doksanaltı taç yapraklı lotus
– Etkilenen organlar: Yüz, gözler, kulaklar, burun, sinüsler, beyincik, merkezi sinir sistemi
– Psikolojik ve sosyal etkileri: Entellektüel kavrama, rasyonel ve bütünsel düşünme, Tanrısal sezgiyle bilme, hayalgücünün işlevselleştirilmesi, zaman ve mekanın ötesinde kavrama yeteneği.

7. Çakra – Sahasrara (Taç) Çakra: Kafatasının en üst noktasındadır, bilgi merkezimizdir; diğer çakra enerjilerinin tümünün kaynağı ve başlangıç noktasıdır. Bu çakra, farkındalığın ve insan mükemmelliğinin ulaştığı son merhaledir.
– İlişkin olduğu element: Yok
– Sembolü: Bin taç yapraklı lotus
– Etkilenen organlar: Beyin
– Psikolojik ve sosyal etkileri: İçe bakış, aslolana odaklanma, sınırların aşılması, varlıkta Tanrısal ışığı keşfetme ve maddeye nüfus edebilme, Bir- olanla bütünleşme, Birliğe aşkla bağlılık…

Özlem Coşkun