RUHUN BEDENLE DANSI: YOGA

Down to Earth

Yogaya dair merak edilen sorular…

Son yıllarda öyle ya da böyle bir şekilde yolumuz yogayla kesişmiştir; ya yoga yapan bir tanıdığımız vasıtasıyla veya sağlıklı yaşam alternatifleri ararken…

1950‘lerden itibaren Batı’ya yayılmaya başlayan yoga, buradaki kültürlere uyumlanma sürecinde belirli özellikleriyle tanınır hale gelmiştir. Bu çerçevede genellemelerden istifade edilmiş, özellikle Asanalar (yoga duruşları) spor, pranayamalar (nefes teknikleri) stres azaltıcı çalışmalar ve meditasyon dini ritüel olarak bilinmeye başlanmıştır. Peki, yogaya mal olmuş bu yaklaşımlar ne kadar doğrudur…

Yoga bir spor mudur?

Yogada yer alan asanaları incelediğimizde her birinin mükemmel bir kas-denge-koordinasyon birliği ve esneklik çalışması içerdiğini görürüz. Ayrıca söz konusu duruşların tamamı bir organa ve belirli ruhsal etkilere karşılık gelmektedir. Bu sayede beden esneklik ve güç kazanırken sinir sistemi de gevşemektedir. Yani yoga, yorucu genel sporlardan farklı olarak hem fiziksel olarak geliştirir hem rahatlatır. Zaman içinde bedensel ve ruhsal bir birlik yakalanır…Ve beden sınırlarını genişletir, ruh özgürleşir. Bu durumda yoga için şunu söylemek mümkündür: İçinde spor barındırmakla birlikte bunun ötesinde bir aktivitedir; yoga kendimizi ve sağlıklı yaşamı bir bütün olarak keşfetme yolculuğudur.

Beraberinde her bedenin farklı olduğununun, farklı koşullanmalarla şekillendiğininin altını çizmekte de fayda var. Bu yüzden yogada spor dallarında olduğu gibi bir başarı ölçütü ya da kategori yoktur. Yoga bireysel bir tecrübe, bedenin ve ruhun farkındalığına varılan bir kılavuzdur.

Yoga strese yönelik midir?

Pranayamalar yani nefes tekniklerine gelince onlar da asanaların bir parçasıdır ve gerek asanalar esnasında gerek bu teknikleri birebir uygularken dikkatimizi nefesimize vermemiz gerekir. Nefese odaklanmak ise bir anda bedenimizi, bedenimizdeki kasılmaları, gerilimleri fark etmemizi sağlar, sırf bu bile rahatlamamızın kapısını açar. Zihni meşgul eden negatif düşünceler bertaraf edilir, yaşam enerjisi yükselir ve bu yanıyla pranayamalar kesinlikle stres azaltıcı bir etkiye sahiptir. Ancak bu, pranayamalar için yeterli bir açıklama olmayacaktır, çünkü düzenli yapılan pranayamalar yaşama bakış açımızı, sosyal ilişkilerimizi değiştirecek, ruhsal hatta bedensel hastalıklarımızı iyileştirebilecek güçtedir. Ayrıca böylesi dönüştürücü bir güç evrendeki yerimizi fark etmemizi ve evrensel enerjiyi kullanmamızı sağlayacaktır.

Yoga bir din midir?

Yogaya dair tartışılan bir diğer konu da yoganın bir din olup olmadığıdır. Yoga bir din değildir; en basit anlamıyla gerçek ve kalıcı mutluluğa, giden bir yoldur, bireyin özüne uzanan bir gelişim sürecidir. Yoga kişinin beden, ruh ve zihninin arınıp, dinginliğe, sonsuz mutluluğa ulaşılmasını ve evrensel enerjiyle birleşmesini amaçlar. Bunun için belirli teknikler ve sistemler vardır, dogmalar yoktur; yani yogada inançtan çok deneyimlersiniz, hissedersiniz ya da hissetmezsiniz… Her şey sizde başlar sizde biter; hangi dini inançtan geldiğinizin, inandığınızın ya da inanmadığınızın bir önemi yoktur. Bu, tamamen sizin deneyimlerinizle şekillenecek bir yoldur.

Özlem Coşkun

BAŞMELEKLER VE ÇAKRALAR

MELEK-ÇAKRAA

Çakralar bir merdiven gibi, aşağıdan yukarı doğru sıralanmıştır. Bilinciniz yükseldikçe, düşünceleriniz, sözleriniz, niyetleriniz ve eylemleriniz daha yüksek bir seviyede titreşir. Üçüncü boyut çakraları bacaklara iner. Daha yüksek bir seviyede, dördüncü boyut frekansında titreşen yeni çakralar aşağıya inerek onların yerini alırlar. Bunların sabitlenerek harekete geçirildiğinde bir dördüncü boyut insanı haline gelir, tarafsızlık ve sevgi yolunda yürümeye başlarsınız. Okumaya devam et

BEYİN GÜCÜYLE BİR DÜŞÜ GERÇEK KILMAK

beyinimiz

Beynimiz tıpkı bir radyo gibi elektrik dalgalarını alır ve dışarıya yansıtır. Bedenimiz gibi zihnimiz de hareket halindeyken bir enerji açığa çıkarır ve bu enerji de çevremize, gezegenimize yaklaşık olarak saniyenin yetmişte biri kadar hızla dalga dalga yayar. Siz bu yolla evrenle enerji iletişimine geçersiniz. Bu da demektir ki siz, zihninizi istediğiniz gibi programlayabilirsiniz. Zihin kontrolü ile bir başkasının düşüncelerine de etki edebilirsiniz. Tabii bir başkası da sizin düşüncelerinizi etkileyebilir. Ancak şunu unutmayın: Karma Yasası ile ne ekerseniz onu biçersiniz. Lütfen, zihin gücünüzü sadece kendiniz için değil, başkalarının ve evrenin en yüksek hayr’ına kullanınız. Okumaya devam et

YAŞAMA SANATI: ZEN

zen

‘Yağmurlu bir günde Budist Rahip ve Zen Keşişi yolda giderken kimonolu güzel bir kadının çamurun önünde mahsur kaldığını görürler. O dönemde kadınlara bakmak ve dokunmak yasalara aykırı olduğu için Budist rahip kafasını çevirir ve kadını görmezden gelir. Zen keşişi ise kadını kucağına alır ve karşıya geçirir. Budist rahip bu olayı yol boyunca düşünür ve dayanamayıp keşişe şu soruyu sorar: Yasak olduğunu bildiğin halde o kadına nasıl dokunursun? Keşiş cevap verir. Ben onu orada bıraktım, sen hala taşıyor musun?’ Okumaya devam et

İÇİMİZDEKİ ÇOCUK MEDİTASYONU

Siz hiç saçını okşadınız mı çocukluğunuzun?

chıld-2.jpg

Biz büyüdük… Torunları olanlar bile var. Hayat gayesi işte. Okul, iş hayatı, ikili ilşkiler derken biraz da yıprandık, yorulduk. Dertlerimize adadık kendimizi, endişe ve kaygıları, hayal kırıklıklarını biriktirdik içimizde. Yaşamın getirdiği yüklerin altında ezildik çoğu zaman. Biz büyüdük… Ya içimizdeki çocuk? O hala saf bilinçte ve hala masum. Bir gün onu hatırlayacağımız zamanı bekliyor kocaman sabırla. Ruhu o kadar temiz ki küsmüyor bize onu unuttuğumuzu bildiği halde. Okumaya devam et

KARMİK BAĞ VE KORDON KESME MEDİTASYONU

Karma, bizim duygusal tarihimizdir. Karma, geçmiş yaşamlarımızın hikayesidir. Ve bizler bu yaşamımızda bu hikayenin ana kahramanlarıyız.

Diğer insanlarla olan ilişkilerimizde geçmişte yaşadığımız korkular, acılar, eleştiriler, kırgınlıklar öfkeler, olumsuz deneyimler, bizimle o kişiler arasında görünmez karmik bir bağ oluşturur. Ve bizler ne olursa olsun deneyimlediğimiz olaylardan ders çıkararak şimdinin ve yarının yaşam temellerini sağlam atmalıyız. Bu geçmiş yaşam derslerinden farkında olmadan yüklendiğimiz ağrıyı, acıyı temizleyerek ruhumuzu iyileştirmeliyiz. Okumaya devam et

MEDİTASYON

MEDİTASYON NEDİR?

‘Meditasyon, aşkın en yüksek noktaya ulaşmasıdır; tek bir insana değil, tüm varolana duyulan aşkın. Bana göre meditasyon, sizi çevreleyen tüm varlıklarla canlı bir ilşkidir. Her duruma aşık olabiliyorsanız, o zaman meditasyon halindesiniz.’     – OSHO –

MEDITASYONFOTO

Zihnin ötesinde hakikati görmektir. Önce zihin olumsuz ve negatif düşüncelerden temizlenir. Ruhumuzdan bilince bir akış başlar, hakikat görülür, iç huzur ve farkındalığa ulaşırız. Ardından uyanış ve aydınlanma tezahür eder. Kısaca meditasyon bir arınma sürecidir. İçsel benliğimize ve evrensel bilince ulaşma yollarından biridir. Latince kökenlidir ve Meditatio kelimesinden türeyen meditasyon Tasavvuf’da ‘Tefekkür‘, Batı’da ise ‘Derin düşünce‘ olarak adlandırılır. 

Zihnimiz stresli iken ruhumuz ve bedenimiz baskı altında kalır, bağışıklık sistemimiz çöker, solunum sistemimiz zarar görür, ruhsal ve fiziksel hastalıklar baş gösterir. Meditasyon esnasında akıl ve beden serbesttir, özgürdür. Sükunet içinde kaldığımızda herhangi bir konu veya sorunla ilgili cevabı sezgilerimizle duyabiliriz. Okumaya devam et