KOŞULSUZ SEVGİ VE ÖLÜMSÜZLÜK TOHUMU: TİMÜS

‘Eğer sizin enerjiniz timüse çıkarsa, sizin yaşlanmanız durur. Dahası diğer ruhlar hakkında oldukça dikkate değer bir şey, koşulsuz sevgi hissetmeye başlarsınız. Siz, değişmeye başlarsınız. Yanaklarınız pembeleşir, gözleriniz ışıldar, teniniz parlar. Kucaklayışınız sıcak, bakışınız kucaklayıcı, kabullenici, izin verici ve sevecen olur. – RAMTHA- 

Timüs bezi, dördüncü çakramız olan (Anahata) kalbimiz ile ilgili bir bezdir. Mutluluk hormonu üretir. Spiritüel anlamda, İlahi olanın sevgisi ile ilişkilidir. Yaratıcı ile güçlü bir bağlantımız varsa, huzuru, coşkuyu ve güvende olmayı hissederek sevgi enerjisi ile dolarız. İnsan bedeninin enerji ağının ve yaşam kaynağının merkezidir burası. Kalp çakrası aktive edilmeden gerçek ve koşulsuz sevgiyi anlamamız zordur.

Bu bezin salgıladığı hormonlar, bedenin kimyasını değiştirerek insanlarda mutluluk ve haz duygusunu geliştirir. Sevgi, merhamet ve şefkat duyguları yükselir. En önemli psişik merkezlerindendir. Dolayısıyla özellikle şifacıların kalp çakraları daima dengede olmalıdır. Ruh, bu merkezde can bulur. Cinsel çakra (Sakral) ile Kalp çakra bütünleştiğinde sevgi ve haz doruklara ulaşır. Zira cinsel çakra tek başına ikili ilişkilerde yeterli değildir. Bu bezin titreşimi ne kadar yüksekse aşk da o kadar yoğun olur.

Timüs bezi tam olarak nerede?
Boğaz ve kalp çakramızın ortasında ve nefes borumuzun üstünde bulunur.

Timüs bezi işlevi yitirdiğinde…
– Sebepsiz yere alınganlık ve içe kapanma
– Sağ ve sol beyin lobunun dengesizleşmesi
– Yaşama karşı duyarsız kalma
– Kanser gibi ağır hastalıklara yakalanma riskini tetikleme
– Aşırı sinir ve strese maruz kalma…
Bu olumsuz durumları yaşamamız neticesinde bedenimizin bağışıklık sistemi çökerek ruhsal, duygusal ve fiziksel hastalıklara yakalanma riskimiz artar.

Timüs bezini aktifleştirmek…
– Parmaklarınız veya yumruğunuzla o bölgeye vuruşlar yaparak işlevini geri kazandırabilirsiniz. ‘Om’, ‘Allah’ gibi titreşimi yüksek mantralarla birlikte yaptığınızda bu titreşimler daha da yükselecektir…
– Olabildiğince kendinizi iyi ortamlardan ve aktivitelerden soyutlamayın. Unutmamak gerekir ki, endorfin ve seratonin salgısını artırmak kalbin enerjisini artırır.
– Sadece ceviz büyüklüğünde olan bu bez, bizler yaş aldıkça küçülür, 60’lı yaşlarda da yok olmaya başlar ve işlevini yitirir. Dr. Paul Ekman ise, bu bezi sıkı sık aktifleştirdiğimizde, hacmini koruduğunu belirtmektedir.
– Testesteron ve östrojen hormonlarının uzun süre düzenli salgılanmasını sağlar.

Yaşasın timüs! Yaşasın ölümsüzlük!
Sevgilerimle, Funda Öztürk

BAŞMELEKLER VE ÇAKRALAR

MELEK-ÇAKRAA

Çakralar bir merdiven gibi, aşağıdan yukarı doğru sıralanmıştır. Bilinciniz yükseldikçe, düşünceleriniz, sözleriniz, niyetleriniz ve eylemleriniz daha yüksek bir seviyede titreşir. Üçüncü boyut çakraları bacaklara iner. Daha yüksek bir seviyede, dördüncü boyut frekansında titreşen yeni çakralar aşağıya inerek onların yerini alırlar. Bunların sabitlenerek harekete geçirildiğinde bir dördüncü boyut insanı haline gelir, tarafsızlık ve sevgi yolunda yürümeye başlarsınız. Okumaya devam et

ELMAS YILDIZ ATEŞİ NEDİR?

elmas-atesi-1

Haftasonu spiritüel eğitmen ve Başmelek Mikail’in kanalı olan Celia Fenn‘in ‘Elmas Kodları-Elmas Yıldız Ateşi ve Aktivasyonu‘ konulu eğitimindeydim. Her birimiz Elmas Yıldız Ateşi Enerjisi’ne uyumlandık. Başmelek Mikail’e sorularımızı sorduk. Şimdi sizlerle bu bilgileri paylaşmak istiyorum.

Eylül ayı ortalarında büyük bir enerji değişimi oldu. Ve bizler bunu farklı şekillerde hissettik. Kimimizin hayatında değişiklikler oldu. Bunun sebebi galaktik düzeyden gelen yeni enerjiler. Başmelek Mikail, buna Altın Elmas Enerjisi diyor. Bu enerji, dünyanın ve bizim fiziksel bedenlerimizin enerjisini yükseltti. Aynı zamanda bizi dünya ile de bağlıyor. Çünkü dünyadan, topraktan gelen enerji bizi kendi kalbimizle de bağlantı kurmamızı sağlıyor. İnsanlar hissetmeye başladılar ki hem yukarıdan kalbe doğru akan bir enerji var hem de aşağıdan dünyadan, topraktan kalbe doğru gelen bir enerji var. Bunlar bedenimizdeki çok güçlü hareketlenmeler. İnsanlar vücutlarında yoğun bir ateş hissetmiş olabilir. Kalp, boğaz, taç çakrada ve üçüncü göz çakrasında bunları hissedebilirsiniz. Bir çok insan bunu hissediyor ancak kendilerinde bir sorun olduğunu düşünüyorlar. Bu yoğun enerjinin dalgalar halinde geldiğini hissedeceksiniz. Geceleri daha yoğun hissedebilirsiniz. Uyku bozukluğu ve bedende ağrı yaratabilir bu enerji. Çünkü çok yoğun bir ateş enerjisi bu. Ama aynı zamanda bu enerji, bedenimizin titreşimini de yükseltiyor. Daha çok hafifleme ve ışıkla dolma anlamına geliyor.

DNA’lardaki enerji yer değiştiriyor. Bu bedeninizin değişimine neden oluyor. Uyumakta zorlanıyor olabilirsiniz. Ben 8-10 saat arası uyuyordum ancak şimdi 4 saat uyuyabiliyorum. Sürekli yorgun hissediyor olabilirsiniz. Başmelek Mikail, sakin olmamızı söylüyor, bu enerjiyle aslında bu kadar çok uyumaya ihtiyacınız yok. Çünkü bu enerji sürekli beden içersinde hareket ediyor ve bedeni tamir ediyor. Bu yüzden endişelenmeyin.

Bir sonraki faktör, yemekle olan ilişkiniz. Daha az yeme ihtiyacında olabilirsiniz aynı zamanda yorgun olduğunuz için devamlı aç olduğunuzu da hissedebilirsiniz. Başmelek Mikail, bedenimizin daha az yemeye ihtiyacı olduğunu söylüyor. Çünkü besini vücudunuza gelen ışıktan alıyorsunuz. Bedeninizi dinlemeyi öğrenmelisiniz ve sadece açken yemek yemelisiniz. Aynı zamanda bedeniniz ne yemek istiyorsa onu yemelisiniz. Dışarıda olan olaylar çok kötü olsa da içimizde de mutluluk veren şeyler oluyor.

Başka değişimler de ilişkilerle ilgili. İlişkiler bitiyor, birçok kişi hayatınızdan uzaklaşıyor. Bu onların hatası değil, siz artık başka bir insansınız. Titreşim frekansınız o kadar yükseldi ki artık onlar sizinle beraber olamıyorlar. Size yöneltilmiş öfke ve saldırganlığı da deneyimliyor olabilirsiniz. Bunun sebebi bütün bu olanlarla siz başa çıkabiliyorsunuz ama size saldıran kişiler başa çıkamıyorlar.

Ve bir telaş ve korku da var. En büyük korku ölüm korkusu. Birçok insan ölümden ve her şeyi kaybedeceklerinden korkuyorlar. Çünkü bu sürecin bir parçası olarak korkularınız yüzeye doğru çıkıyor. Eğer bunu hissediyorsanız aslında bu yeni enerjidendir. Ve pozitif olan, bu durumla alakalı bu sizin hayatınızı dönüştürecek ve sizi yeni bir yere getirecek. Bu kelimenin tam anlamıyla sizin bedeninizi ve hücrelerinizi değiştiriyor. Çünkü yeni bir zaman dönemine doğru geçiyoruz. Bu, enerjiyle istediğimiz şeyi yaratabileceğimiz bir zaman. Çünkü bu çok güçlü bir enerji. Ve bu enerjiyi bedenlerimizde taşıyor olacağız. Bazılarımız bu enerjiyi almakta zorlanıyor olabilir. Başmelek Mikail’in dediğine göre önemli noktalardan biri de omurgamızla çalışıyor olmak. Çünkü omurgamız en büyük değişimlerin olduğu yerdir. Vücudumuzda hissettiğimiz bütün ağrılar omurgamızın belirli yerlerinde olan tıkanmalarla ilgilidir. Ve hissettiğiniz bu ateş omurganızla alakalı. Çünkü enerji taç çakradan girip omurganız boyunca ilerliyor. Ve topraktan, dünyadan gelip yine omurganızdan yukarı doğru çıkıyor. Aşağıdan ve yukarıdan akan enerji kalp merkezinde birleşiyor. Nefes almak çok önemli çünkü bu enerjiler kalpte birleşecekler. Eğer sırtınızda kalp çakranızın olduğu yerde ağrı varsa bu, enerjinin orada tıkanıp kalmasındandır. Tıkanma olduğunda, enerji vücudun dışına doğru akmaya başlıyor, sinir ve kasları etkiliyor. Dolayısıyla kas spazmları yaşanıyor. Başmelek Mikail, tıkalı noktaları açmanız gerekitiğini söylüyor.

Enerjinin omurgamızdan akmasını nasıl sağlarız?

En güzel yöntemlerden birisi yoga yapmaktır. Masaj ve dönüşümsel nefes teknikleri ile çalışabilirsiniz. Homeoterapi ve esansiyel yağlara yönelin. Ben de işe yarayan iki şey oldu. Nemli bir havluyu omurgamdan aşağı ıslatıp çıkan ateşi rahatlattım. Bol bol yürüyüş yaptım çünkü bedenimi hareket ettirmeliydim. Böylelikle vücudumuzun aşağı bölgelerindeki enerji de rahat hareket edebiliyor. Ancak en önemlisi egzersiz yaparak, esneme hareketleri ile omurgamızı güçlendirmeliyiz. Bu enerji hareket etmek istiyor, yaratım için kullanılmak istiyor. Ve sizin güçlü olmanızı, bedenen fit olmanızı istiyor. Yürüyüş yaparken omuzlarınızı hareket ettirmeye çalışın. Omurganız dik olsun. Çok su için ki tıkanıklıklar temizlensin. Çünkü çok fazla değişimden geçiyorsunuz.

Bu enerjiye hazır olmanın kriteri nedir?

Ne zaman hazır olduğunuz yüksek benliğiniz tarafından belirleniyor. Çünkü çok ilerlemiş ışık işçileri var ancak hiç bir şey hissetmiyor da olabilirler. Sıradan insanlar da bu enerjiyi hissedebilir. Enerji bedeninizdeki başka bir şey tarafından aktive ediliyor gibi görünüyor. Eğer bunların hiçbirini hissetmiyorsanız söylenecek bir şey yok. Hazır olduğunuz zaman olacaktır. Fakat bu odada bulunanların bir çoğu bunu tecrübelemeyi seçtiler. Çünkü bu enerjiyi getirmek ve topraklamak bizim ruhumuzun bir görevi. Ve İstanbul bu enerjinin kendini gerçekleştirdiği yerlerden bir tanesi. Elmas Kodları adlı kitabımı burada yazmaya başladım çünkü bilgiler bana burada geldi.

Neden ben bunu tecrübe ediyorum? Bunun amacı nedir?

Başmelek Mikail diyor ki; gerçeklikte başka bir yere taşınıyoruz ve başka bir şekilde yaşayacağız. Ve bunu ‘Yeni Dünya’ olarak tanımlıyor. Bu enerjiyi kendi varlığımızın içine aldığımızda, daha neşeli, daha mutlu ve daha sevgi dolu olacağız. Şu anda yaşamınızı bilinçli bir şekilde yaşamak için hazırsınız. Şeffafsınız, açık ve cesursunuz. Neye inandığınızı ve ne için bir duruş gösterdiğinizi biliyorsunuz. Yaptığınız şeyleri nefretle değil, sevgi dolu bir yerden yapıyorsunuz. Bütün bunlar, sizin varlığınıza gelen bu Elmas Ateşi denilen enerjinin bir sonucu.

Yeni gerçekliği ve yeni bir tür topluluğu yaratacaksınız. Hem bolluk dolu olacak hem de daha yaratıcı olmayı deneyimleyeceksiniz. Kendi beraber çalışmak istediğiniz o topluluğu bulacaksınız. Eski değerlere bağlı topluluktan uzaklaşarak, yeni bir yere doğru adım atacaksınız.

Ve bu, topraktan, dünyadan gelen enerji ile toprakla olan bağınızı güçlendirerek, onunla daha fazla ilişki kurmak isteyeceksiniz.

Celia Fenn

Bu seminerden huzur bularak ayrıldım. Artık biliyorum ki yalnız değilim, yalnız değilsiniz. Yüksek enerjiniz daim olsun.

Funda Öztürk

KALP ÇAKRA (Anahata)

En güzel ve zengin çakralardan biridir. Evrenin en keyifli duygu ve deneyimlerini yaşamamız için hazine sandığını sunar bize. İki göğüs ortasında, kalp bölgesindedir. Sevgi, kalp çakrasının sembolüdür. Kalp, İlahi aşka açıldığında aşkımız sonsuz olur. Birine sevgi dolu duygular göndermek için kalp çakranızı açık tutun ve ‘Seni seviyorum ve her zaman seni düşünüyorum’ deyin. Gelişimi 21 iKALP.jpgla 24 yaşlar arasındadır. Bu dönemde büyük aşklar yaşanır ve çoğu evlilikle sonuçlanır. Anahata ‘sonsuz’ ve ‘sürekli’ anlamına gelir. Sevinç, barış, sevgi, uyum, mutluluk, berraklık, saflık, merhamet, anlayış, bağışlama, sabır ve şefkat Kalp çakrasının özellikleridir. Timüs bezi bu çakranın etkilediği salgı sistemidir. Kalp, solunum yolları, akciğerler ve dolaşım sistemi bu çakra ile ilgilidir. Okumaya devam et

Bitkiler ve yağlar…

LAVANTA-1.jpgLavanta:  Solar Plexsus çakrası ve Tepe çakrayla ilgilidir. Bastırılmış  duyguların açığa çıkmasına ve çözülmesine yardım eder. Aşırı çalışan üçüncü çakralarda sakinleştirici ve rahatlatan bir etkisi vardır. Meditasyon esnasında kullanıldığında kolaylıkla medite olursunuz. Karabaşotu olarak da bilinen lavanta, antiseptik özelliği ile mikropları öldürücü etkiye sahiptir. Ciltte oluşan akne, uçuk, siğil, kızarıklıklar, böcek sokmalarına ve egzamaya karşı faydalıdır. Uykusuzluğu giderir. Lavanta kokusu sinir sistemini onarır, sakinleştirir ve yatıştırır. Kas ağrıları ve adale sıkışmalarında ağrıyan bölgeye masaj yaparak bedeninizi rahatlatabilirsiniz. Vücudumuzdaki kötü kokuyu giderdiği için parfüm yapımında kullanılır. Duştan sonra selülitli yerlere masajla yedirerek kullanabilirsiniz. Saçların daha hızlı uzamasını sağlar. Başağrısı ve romatizmaya da iyi gelir. Gebelikte şişkinliği ve hazımsızlığı giderir. Ayrıca doğum sonrası çatlakları da yok eder. Doktorunuza ve eczacınıza danışmadan kullanmayınız… Okumaya devam et