HASAT SONRASI NADASA HAZIRLIK…

HISSIYAT

Sonbahar Ekinoksu ile bir yazı paylaştık sizlerle. Eğer okuduysanız yapacağımız hasatla birlikte, toprağın derinlerinde kalan hatta unuttuğumuzu sandığımız, bildiğimiz, bilmediğimiz pek çok tortunun ve çöplerin kaldığını da biliyorsunuzdur. (Yazıyı okumayanlar için linkimiz:  http://bit.ly/2xnbJkP)

Bugünkü his yüklemesi, toprağı bütün bunlardan temizleyip, nadasa bıraktıktan sonra yeni tohumlarımızı ekebilmemiz için ön çalışmadır. Okumaya devam et

EKTİĞİMİZ HER TOHUMUN BİR HİKAYESİ VAR…

EKINDoğanın bir parçası olarak bizler, büyüme, hasat zamanı, ölüm ve yeniden doğuş arasındaki döngünün içinde döner dururuz. Bu döngü sebepsiz değildir. Her birimizin bu evrene bir katkısı mutlaka vardır.

Ve bu gece sonbahar ekinoksunu kutluyoruz. Türkiye saati ile 23:02’de hasat zamanımız başlıyor. Arınmak, yıl boyunca ektiğimiz tohumları biçme zamanı… Deneyimlerimizi içselleştirme zamanı… Zihnimizi ve bedenimizi rölantiye alma zamanı… Artık sana hizmet etmeyen duygu, düşünce, olay ve insanları ayıklama zamanı… Aydınlanma sürecinde yapılacak bir iç hazırlığın zamanı… Birlik olmanın ve yeni kapılar açmanın zamanı… Evrende varolan tüm dualitenin ve zıtlıkların dengeyi bulma zamanı (Ateş-Su, Ying-Yang, Karanlık-Aydınlık, Geçmiş-Gelecek, Dişi-Eril).

Hasat zamanı neler yapabiliriz?

– Ruhsal anlamda, kendi içinize dönün ve bir süre sessiz kalın. Bu dönemde kendinizi biraz nadasa bırakın tıpkı toprak gibi. Ancak bu süreyi çok da uzun tutmayın. Ne de olsa bu dönem bizi biraz uyuşturabilir, buna izin vermeyin ve her yönden kendinizi canlı tutmaya çalışın. Var olan her şey gibi mevsimler de değişir ve bu değişimin her zaman bir amacı vardır. Ve bizler de amacımıza ulaşmak için durmadan, durgunlaşmadan değişimlerim yolculuğumuza devam etmeliyiz.

– Kendinize şu soruları sorun: Bütün bir yıl boyunca ektiğim tohumlardan hangi ürünleri aldım? Ve bu hasattan elde ettiğim deneyimlerim neler? Ektiğim hangi tohumdan yeterince verim alamadım ve buna sebep olan neydi? Şimdi ne yapmam gerekiyor? Yeni hedeflerim neler olabilir? Ve bu seçeceğim hedeflerden edineceğim deneyimlerin bana ne gibi bir katkısı olabilir?

Bu soruların cevabını doğa ile bütünleşirken alabilirsiniz. Serin hava ile içiniz titrerken, yağmurda negatif yüklerden temizlenirken, ıslak toprakta ayağınız çamurla oynaşırken, kurumuş, sararmış bir yaprağın havada süzülüşünü izlerken… Kısaca doğa size sorularınızın cevabını verecektir.

– Ruhumuzu daraltan, adım atmamızı engelleyen, ayağımıza dolanan molozları temizleyerek kendimize yeni bir alan açabiliriz.

– Ve tabi, hayatımızı ve yaşam alanımızı sadeleştirmek için adımlar atabiliriz. İhtiyacımız olmayan eşyaları, kıyafetleri elimizden çıkararak hafifleyebilir ve başkalarıyla paylaşabiliriz.

– Tüm ruhsal yüklerden arınarak, kamburlarımızı sırtımızdan atmak için meditasyon yapabilir, bedenimizi ve ruhumuzu esnetmek ve dinginleştirmek için yogaya başlayabiliriz.

– Aktif bir çalışma hayatımız yoksa, yeni hobiler edinebilir ve farklı eğitimlere yönebiliriz.

Çocuk ruhumuzu yitirmeden, bilgelikle yüklü yetişkinliğimizi, sonbaharın hüzün ve çoşku yüklü serinliğinde bir sonraki hasadı kutlama dileğimle…

Sevgilerimle, Funda Öztürk

 

GÜNEŞE SELAM (Surya Namaskar)

Özlem Coşkun

Oniki temel hareketten oluşan “Surya Namaskar” Sanskritçe “Güneşe Selam” anlamına gelmektedir. Bu hareketler sağ ve sol olmak üzere en az iki defa tekrarlanır; altı ila oniki kez yapılması tavsiye edilir. Oniki hareket, her biri yılın aylarına denk gelen oniki güneş fazını simgeler; yogadaki asanaların (duruşlar) temelini oluşturur ve belirli asanalarda derinleşmeden önce vücudu ısıtmak ve esnetmek için yapılır; ayrıca zihni canlandırır. Bu nedenle günün erken saatlerinde yapılması tercih edilir, ama günün her saatinde de rahatlıkla yapılabilir. Ayrıca hareketlerin açık havada, özellikle de ormanda veya su kenarlarında yapılması spirüel ve fiziksel etkilerini artıracaktır.

Surya Namaskar, vücudun şeklini korumak, zihni açmak ve sağlıklı kalmak için herkesin yapabileceği basit ancak etkili bir çalışmadır.

Surya Namaskar’ın Faydaları:

– Sırt, eklem ve kas sistemi için son derece faydalıdır. Omurga ve bele esneklik kazandırır, duruş bozukluklarını düzeltir.

– İyi bir kardiyovasküler çalıştırıcıdır ve karın kaslarını güçlendirici hareketler içerdiğinden yağ yakılmasında etkilidir.

– Sindirim sistenindeki pozitif etkileriyle kabızlık ve hazımsızlık sorunlarının çözümüne yardımcı olur.

– Solunumun iyi çalışmasını sağlayarak kandaki oksijen miktarını artırır, bu yolla toksin atılmasına yardımcı olur, zihni açar ve sinir sistemini gevşetir.

– Kan dolaşımını düzenlediği için bağ dokusunun güçlenmesine ve cildin canlanmasına katkı sağlar.

– Adet dönemini düzenler ve menapoz sürecinin olumsuz etkilerini azaltır.

– Düzenli yapıldığında uykusuzluğa iyi gelir, uyku kalitesini artırır.

Surya Namaskar kimlere tasviye edilmez:

– Hamileliğinin ilk üç ayındaki hamile kadınlara tavsiye edilmez. Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde hamileler için geliştirilmiş “Surya Namaskar” hareketleri yapılabilir. Söz konusu hareketler, hamilelik sürecinde annenin sağlığını ve esnekliğini korumasına katkı sağladığı gibi, doğumunda kolay olmasını sağlar.

– Yüksek tansiyonu olanlar ve fıtık hastalarının da dikkatli olması gerekir.

Surya Namaskar nasıl yapılır?

 

HAYATIN TADI

‘’Şimdi şöyle bol şerbetli bir tatlı olsa da yesek, keyfimiz, tadımız yerine gelse’’ moralimiz bozuk olduğunda, öfkeli, kızgın, kırgın olduğumuzda genellikle bu tarz cümleler kurarız. Ben tatlı yemiyorum ‘’Su içsem yarıyor’’ dediğinizi de duyar gibiyim. Kilolarımız genelde içimizde tutup bırakmadığımız öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygulardan ve hayatın tadını yiyeceklere bağlamaktan dolayı oluşurlar. Kiloyu yaratan sebepleri ve kök inançları bulmamız ve onları dönüştürmemiz önemlidir. Sizi biraz da olsa rahatlatmak adına birkaç his yüklemesi hazırladık.

– Tatlı ihtiyacı olmadan sorunları en iyi şekilde çözmenin nasıl bir his olduğunu, Tatlı hayat yaşamanın nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün ve güvenli olduğunu biliyorum ve anlıyorum.

– Her günümü hayatın tadını çıkararak nasıl yaşanır olacağını biliyorum ve anlıyorum.

– Yaşamdan nasıl tat alacağımı bunun mümkün ve güvenli olduğunu biliyor, artık acılara tutunma zorunluluklarımdan kendimi tamamen serbest ve özgür bırakıyorum.

– Duygularımı, sırlarımı yağ hücrelerimde depolama zorunluluğundan kendimi serbest bırakıyorum.

– Haraket ettiğimde de güvendeyim.

– Sağlıklı ve ideal kiloda nasıl olunur biliyorum ve anlıyorum.

– Sevgiyi alıp kabul etmenin nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün ve güvenli olduğunu biliyorum ve anlıyorum.

– İdeal kilomda olduğumda da güvendeyim.

– Aynalarla barışık olmanın ve aynada kendime bakarak her halimle güzelliğimi görmenin ve hayatımın her anından keyif almanın, coşkulu olmanın nasıl bir his olduğunu biliyorum ve anlıyorum.

EVET Dediğinizde ThetaHealing® yöntemi ile Kollektif bilincinize yüklenecektir.

**His yüklemeleri Thetahealing®’in sadece bir bölümüdür. Herhangi bir his değişimi hissetmediğinizde kök inancı bulmak için derin kazma çalışması yapılmalıdır.

Sevgilerimizle,

Özlem Uzun

YOGADA ENERJİ KANALLARI VE ÇAKRALAR

YOGAÇAKRA

Yoga felsefesine göre astral enerji bedenimizde 72 bin nadi yani enerji kanalı vardır. Bunlardan üçü; Sushumnaİda ve Pingala denilen ana enerji kanallarıdır. İda, sol burun deliğinden, Pingala sağ burun deliğinden başlayan yan enerji kanallarıdır. İda, dişil enerjiyi temsil eder, sembolü aydır. Pingala, eril enerji eder ve sembolü güneştir. Sushumna ana enerji kanalıdır, omurga ile aynı hizadan geçer. Sağ ve sol kanallar İda ve Pingala, Sushumna çevresinde tıpkı bir asa etrafında dolanan iki yılan gibi spiral bir şekilde yer alır.
İda ve Pingala kişinin tekamülü yani yaşam enerjisinin dengelenme sürecidir. Ortada bulunan Sushumna da aydınlanma kanalıdır. Bu üç ana kanal kuyruk sokumunda biraraya gelir. Eğer prana yani yaşam enerjisi, kanallardan bu noktaya inerse “
Kundalini“uyanır. Kundalini, omuriliğin en altında üçgen sakrum kemiğinde yer alan saf yaşam enerjisidir. Sanskritçe Kundala kelimesi sarmal anlamına gelir; birçok iplikçikten oluşur. Aydınlanma gerçekleştiğinde iplikçiklerden bazıları yükselir ve bizi evrensel enerjiyle bir bütün hale getirir. Kundalini, fiziksel, duygusal, mental ve spritüel taraflarımızın bütünleşmiş gücüdür.
Kundalini enerjisi yükselirken çakraları aktive eder. Enerji hareketi esnasında çark gibi dönen bu merkezler, Sanskritçe çark kelimesinden türemiştir. Şayet çakralardan birinde tıkanıklıklık söz konusuysa Kundalininin rahat akmamasından dolayı, o çakraya ait fiziksel, psişik sistemlerde rahatsızlıklar başgösterebilir. Peki, pranayı yani yaşam enerjisini, enerji kanallları aracılığıyla bedenin tüm hücrelerine aktaran 7 enerji merkezi (çakralar) neler, etkileri nedir ve vücudun neresinde yer alırlar
?

1. Çakra – Muladhara (Kök) Çakra : İçinde Kundalini enerjisinin uyuduğu çakradır ve sakrum kemiğinin yani kuyruksokumunun altında yer alır. Ayrıca Kundalinini yükselmesini engelleyen üç düğümden ilki “Brahman Düğümü” burada bulunmaktadır. İkincisi “Vişnu Düğümü” kalp çakrasındadır; üçüncüsü “Şiva Düğümü“dür altıncı çakradadır. Brahman düğümünü çözmek ve bu çakrayı etkin hale getirmek için enerjik uygulamalar ve arınma teknikleri uygulanmaktadır.
– İlişkin olduğu element: Toprak, yeryüzü
– Sembolü: Dört taç yapraklı lotus
– Psikolojik ve sosyal etkileri: Yeni başlangıçlara hazır olma, güçlü yaşam enerjisi, neşe, psikolojik dayanıklılık, toprakla güçlü bağ kurma, dönüşüm ve yenilenme gücü, hayatta kalma becerisi, agressivite, sahiplenme, cinsel haz ve güç, yere sağlam basma

2. Çakra – Swadhistana (Sakral) Çakra: Göbeğin altında, cinsel bölgenin iki parmak üzerinde bulunur. Cinsel enerjiyi, zihinsel ve bedensel üretkenliği, yaratıcılığı simgeler.
– İlişkin olduğu element: Su
– Sembolü: Altı taç yapraklı lotus
– Etkilenen organları: Üreme organları, rahim, böbrekler, mesane, vücut sıvıları; kan, lenfler, sindirim enzimleri
– Psikolojik ve sosyal etkileri: Heyecan duymak, istemek, harekete geçmek, hayal etmek, aile kurmak, üretkenlik, sanatsal yaratıcılık,imajinasyon yeteneği.

3. Çakra – Manipura (Solar Pleksus) Çakra: Göbeğin iki parmak üzerindedir. Anı ve sonsuzluğu deneyimlemeyi simgeler. Özsaygı ve özgüvenin yerleştiği çakradır, yayılımı güneş gibi olduğu için Solar Pleksus olarak da adlandırılmaktadır.
– İlişkin olduğu element:Ateş
– Sembolü: On taç yapraklı lotus
– Etkilenen organlar: Sırtın alt bölgesi, karın boşluğu, sindirim sistemi, mide, karaciğer, dalak, safra kesesi, otonom sinir sistemi
– Psikolojik ve sosyal etkileri: Sıcaklık, güç, servet, toplumda yer edinme, toplumsal statü, iddialı olma, deneyime açık olma, büyüme ve gelişme, özgüven, açık sözlülük, analiz ve sentez yeteneği, bilgelik

4. Çakra – Anahata (Kalp) Çakra: Sushumnanın ortasında, kalbin ve akciğerin bulunduğu bölgede yer alır. Teslimiyetin, fedakarlığın,ve saf sevginin merkezidir. Bu çakrada yaşanan farkındalık sayesinde ben olmaktan biz olmaya geçiş yaparız.
– İlişkin olduğu element: Hava
– Sembolü: oniki taç yapraklı lotus
– Etkilenen organlar: Kalp,sırtın üst bölgesi, göğüskafesi, göğüs boşluğu, akciğerlerin alt bölgesi, cilt, kan ve kandolaşımı.
– Psikolojik ve sosyal etkileri: Sıcaklık, sevencenlik, cömertlik, bağ kurma, sevgi, uzlaşma, yaşamda ve sosyal ilişkilerde ahenk, egonun aşılması, ilahi sevginin keşfi, gölge duyguları; korku ve bağımlılık.
Kundalini enerjisi bu çakrayı aydınlattığında korku ve bağımlılık aşılır; bütün sorunlarımız,şüphelerimiz son bulur.

5. Çakra – Vishuddha (Boğaz) Çakra: Boğazın ortasındadır. İletişimin, bilme ve anlamanın merkezidir; iç dünyayımızı dış dünyaya taşıyan köprüdür. Sesin ve sözlere dökülmüş düşüncenin gücünü bu çakra ile keşfederiz. Bunun bilincine vardığımızda yaşantımızı sözlerimizin gücüyle değiştirebileceğimizin de farkına varırız.
– İlişkin olduğu element: Gökyüzü, hava
– Sembolü: Onaltı taç yapraklı lotus
– Etkilenen organlar: Boğaz, boyun, çene bölgesi, kulaklar, ses telleri, nefes borusu, bronşlar, üst akciğer bölgesi, yemek borusu, kollar
– Psikolojik ve sosyal etkileri: İletişim, bilgi ve deneyimlerin etkin aktarımı, gelişkin kendini ifade yeteneği, ilahi esin kaynağına erişim, bağımsızlık duygusu, dil ve yazma yeteneği, gölge duyguları; kıskançlık, hükmetme veya hükmedilme eğilimi.
Kundalini enerjisi bu çakrayı açtığında kötü hislerimiz temizlenir ve bu, sesimize, kendimizi ifade etme biçimimize yansır ; bize bütünle bağlantı imkanı verir, çevremizle bir bütün olduğumuzu hissetmemizi sağlar.

6. Çakra – Ajna (Üçüncü Göz) Çakra: Alnın gerisinde, iki kaşın ortasında, burun kökündedir; sezgisel bilginin ve kendini bilmenin merkezidir. Bu çakranın etkin hale gelmesiyle ruhsal farkındalığı besleyen duyu ötesi algılamalar gelişir; maddeye olan bağımlılık ortadan kalkar ve derin bir maneviyatla kişi gerçekte kim olduğunu bilmeye başlar.
– İlişkin olduğu element: Yok (zamansız ve mekansız)
– Sembolü: Doksanaltı taç yapraklı lotus
– Etkilenen organlar: Yüz, gözler, kulaklar, burun, sinüsler, beyincik, merkezi sinir sistemi
– Psikolojik ve sosyal etkileri: Entellektüel kavrama, rasyonel ve bütünsel düşünme, Tanrısal sezgiyle bilme, hayalgücünün işlevselleştirilmesi, zaman ve mekanın ötesinde kavrama yeteneği.

7. Çakra – Sahasrara (Taç) Çakra: Kafatasının en üst noktasındadır, bilgi merkezimizdir; diğer çakra enerjilerinin tümünün kaynağı ve başlangıç noktasıdır. Bu çakra, farkındalığın ve insan mükemmelliğinin ulaştığı son merhaledir.
– İlişkin olduğu element: Yok
– Sembolü: Bin taç yapraklı lotus
– Etkilenen organlar: Beyin
– Psikolojik ve sosyal etkileri: İçe bakış, aslolana odaklanma, sınırların aşılması, varlıkta Tanrısal ışığı keşfetme ve maddeye nüfus edebilme, Bir- olanla bütünleşme, Birliğe aşkla bağlılık…

Özlem Coşkun

 

 

 

 

 

RUHUN BEDENLE DANSI: YOGA

Down to Earth

Yogaya dair merak edilen sorular…

Son yıllarda öyle ya da böyle bir şekilde yolumuz yogayla kesişmiştir; ya yoga yapan bir tanıdığımız vasıtasıyla veya sağlıklı yaşam alternatifleri ararken…

1950‘lerden itibaren Batı’ya yayılmaya başlayan yoga, buradaki kültürlere uyumlanma sürecinde belirli özellikleriyle tanınır hale gelmiştir. Bu çerçevede genellemelerden istifade edilmiş, özellikle Asanalar (yoga duruşları) spor, pranayamalar (nefes teknikleri) stres azaltıcı çalışmalar ve meditasyon dini ritüel olarak bilinmeye başlanmıştır. Peki, yogaya mal olmuş bu yaklaşımlar ne kadar doğrudur…

Yoga bir spor mudur?

Yogada yer alan asanaları incelediğimizde her birinin mükemmel bir kas-denge-koordinasyon birliği ve esneklik çalışması içerdiğini görürüz. Ayrıca söz konusu duruşların tamamı bir organa ve belirli ruhsal etkilere karşılık gelmektedir. Bu sayede beden esneklik ve güç kazanırken sinir sistemi de gevşemektedir. Yani yoga, yorucu genel sporlardan farklı olarak hem fiziksel olarak geliştirir hem rahatlatır. Zaman içinde bedensel ve ruhsal bir birlik yakalanır…Ve beden sınırlarını genişletir, ruh özgürleşir. Bu durumda yoga için şunu söylemek mümkündür: İçinde spor barındırmakla birlikte bunun ötesinde bir aktivitedir; yoga kendimizi ve sağlıklı yaşamı bir bütün olarak keşfetme yolculuğudur.

Beraberinde her bedenin farklı olduğununun, farklı koşullanmalarla şekillendiğininin altını çizmekte de fayda var. Bu yüzden yogada spor dallarında olduğu gibi bir başarı ölçütü ya da kategori yoktur. Yoga bireysel bir tecrübe, bedenin ve ruhun farkındalığına varılan bir kılavuzdur.

Yoga strese yönelik midir?

Pranayamalar yani nefes tekniklerine gelince onlar da asanaların bir parçasıdır ve gerek asanalar esnasında gerek bu teknikleri birebir uygularken dikkatimizi nefesimize vermemiz gerekir. Nefese odaklanmak ise bir anda bedenimizi, bedenimizdeki kasılmaları, gerilimleri fark etmemizi sağlar, sırf bu bile rahatlamamızın kapısını açar. Zihni meşgul eden negatif düşünceler bertaraf edilir, yaşam enerjisi yükselir ve bu yanıyla pranayamalar kesinlikle stres azaltıcı bir etkiye sahiptir. Ancak bu, pranayamalar için yeterli bir açıklama olmayacaktır, çünkü düzenli yapılan pranayamalar yaşama bakış açımızı, sosyal ilişkilerimizi değiştirecek, ruhsal hatta bedensel hastalıklarımızı iyileştirebilecek güçtedir. Ayrıca böylesi dönüştürücü bir güç evrendeki yerimizi fark etmemizi ve evrensel enerjiyi kullanmamızı sağlayacaktır.

Yoga bir din midir?

Yogaya dair tartışılan bir diğer konu da yoganın bir din olup olmadığıdır. Yoga bir din değildir; en basit anlamıyla gerçek ve kalıcı mutluluğa, giden bir yoldur, bireyin özüne uzanan bir gelişim sürecidir. Yoga kişinin beden, ruh ve zihninin arınıp, dinginliğe, sonsuz mutluluğa ulaşılmasını ve evrensel enerjiyle birleşmesini amaçlar. Bunun için belirli teknikler ve sistemler vardır, dogmalar yoktur; yani yogada inançtan çok deneyimlersiniz, hissedersiniz ya da hissetmezsiniz… Her şey sizde başlar sizde biter; hangi dini inançtan geldiğinizin, inandığınızın ya da inanmadığınızın bir önemi yoktur. Bu, tamamen sizin deneyimlerinizle şekillenecek bir yoldur.

Özlem Coşkun

MASKE KİMLİKLERLE YAŞANAN KOCA BİR YALAN BİZİMKİSİ!

MASSKE

‘BEN’ doğası gereği, kendisini ifade etmek için farklı yollara ihtiyaç duyar. Ancak onun bu ihtiyacı, çevresinin taleplerine ve toplumsal yaşamın şartlarına genellikle ters düşer. Bu tersliği aşmak amacıyla ‘BEN’ bir maske geliştirir ve bu maskeyi düzenli olarak kullanmaya başlar. Biz, bu maskeye ‘persona‘ ya da maske kimlik diyoruz. ‘Maske Kimliği’ bireyi kuşatır ve onun davranış biçimini belirleyerek çevresine uyumunu düzenlerken, aynı zamanda çevresinin talepleriyle içyapısının uzlaşmasını da sağlar. -A. Dalberg-

İster aile içinde olsun, ister iş ve sosyal çevremizde, yüzümüzde bir maske ile dolaştığımızı kabul edelim. Bizi buna mecbur eden biraz da toplumsal yasalar ve kendi iç özümüze duyduğumuz güvensizliktir. Öyle ki, Yüksek Benliğimiz karşı çıksa bile zaman zaman kendimizi istemediğimiz durumların içinde bulur, o aşılmaz dediğimiz sert duvarlarımızı bile yıkabiliriz. Okumaya devam et

BİLGİ PAYLAŞILDIĞI SÜRECE ÇOĞALIR…

BİLGİ-SİTE

Sevgi de öyle… Var olan her şey gibi Sevgi de bir enerjidir. Ve her şey Yaratıcı tarafından mucizevi bir formülle düzenlenmiştir. Nefes alıp vermenin bile bir kimyasal süreci var.

C6H12O6  +  6O2     OKK.jpg 6CO2   + 6H2O + 38 ATP
  Glikoz        Oksijen             Karbon        Su           Enerji
                                             dioksit

Bizler için de aynı durum söz konusu. Aldığımız eğitim ve çalışmalarımız da belli bir düzen, enerji, sembol ve formüllerden oluşmakta. Bizler bir tohum alıyor, ekiyor, suluyor ve o küçücük tohumdan kocaman bir ağaç yetiştiriyoruz. Ve bu ağacın tohumlarını, kendi bahçesini yaratmak isteyen herkese sevgiyle ikram ediyoruz. Tıpkı bize ikram edilen tohumlar gibi.. Bu bir döngüdür. Elden ele, kalpten kalbe, ruhtan ruha aktarılan bir ışıktır bu döngü. Okumaya devam et

KENDİ KADERİNİ KENDİN YAZ!

güneş SİTE

Bu akşam son 10 yılın en büyük tam Güneş tutulması gerçekleşecek. 28 derece Aslan burcunda meydana gelecek olan tutulmanın 2 dakika 45 saniye kadar süreceğini belirtiyor uzmanlar. Tutulmalar, ay düğümleri ile bağlantılı olduğundan kadersel gelişmelerimizi belirler. En güçlü etkiler tutulma gününden itibaren 1 ay içinde kendini gösterir. Aslan burcundaki Güneş tutulması ile Güneş ve Uranüs arasında da harika bir etkileşim meydana geliyor. Bunu iyi değerlendirmemiz gerekir. Okumaya devam et

DOLUNAY’IN İHTİŞAMLI ENERJİSİYLE KUTSANMAK…

DOLL

Bu gece saat 21:12’de ‘Kova burcunda Ay Tutulması‘ ile birlikte muhteşem bir dolunay bekliyor bizi.

Çok sert açılarla gelen bir dolunay görünümü olsa da, aslında birçok enerji kapısının açıldığı etkili bir dolunay yaşayacağız. Özellikle bireysel anlamda tüm burçları olumlu etkileyecek bir dönemdeyiz. İşe hayatımızın kontrolünü ele almakla başlayalım, her birimiz bunu yapabilecek güçteyiz. Bütün düzeylerde, mekan, zaman ve boyutlarda kölelik bilincinini serbest bırakarak özgürleşelim ve hayatımızın tüm alanlarındaki olumsuzlukların en iyi, en güzele dönüşmesinin keyfini yaşayalım.

– Bu geceki dolunayda açılan enerji kapılarından gelen koşulsuz sevgi enerjilerini almanın nasıl bir his olduğunu, bu enerjilerin hayatımdaki olumlu anları nasıl oluştuğunu görmenin mümkün ve güvenli olduğunu biliyorum.

– Hayatımın kontrolünü ele almanın nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün, kolay ve güvenli olduğunu biliyor ve anlıyorum.

– Her seviyede kölelik bilincini serbest bırakıyor ve bunun mümkün, kolay ve güvenli olduğunu biliyor ve anlıyorum.

– Hayatımdaki tüm olumsuzlukları bu dolunay enerjisiyle en iyi ve en güzele ve olumluya dönüşmesinin mümkün, kolay ve güvenli olduğunu biliyor ve anlıyorum.

– Hayatımın her anını keyifle ve mutlulukla yaşamayı seçiyorum

– Her zaman mutluluğu seçmenin mümkün, kolay ve güvenli olduğunu biliyor ve anlıyorum.

*** (Evet dediğinizde kollektif bilincinize Thetahealing® tekniği ile HİS YÜKLEMESİ yapılacaktır.)

Sevgilerimle, Özlem Uzun

VAR OLAN HER ŞEYİN YARATICISI’NIN PARÇASI OLMAK…

TANRI-11

TANRI… BÖLÜM-1

Tanrı tanımlanabilir mi? O, sevgiyi temsil eden enerjidir. Bu birçok kişi için birçok şey ifade eden dev bir kelimedir. Onun ihtişamıyla baş edebilir misiniz? Müziğini duyabilir ya da renklerini görebilir misiniz? Altın rengini görebiliyor musunuz? Okumaya devam et

GEÇMİŞİN AYAK İZLERİNİ SİLMEK…

GEÇMİŞ

Bu hayatta yaşadığımız problemlerin çoğunun geçmişten geldiğini artık biliyoruz. Dün ya da bugün bilerek veya bilmeden ettiğimiz o kadar çok yemin, kontrat ve lanet var ki şu an’da ayağımıza dolanan. Mesela, geçmiş yaşamlarımızdan birinde, sonu kötü biten bir ilişki yaşamış ve ‘bir daha kimseye aşık olmayacağım’ diye ettiğimiz yemin bu hayatımızda sağlıklı ve güven dolu bir ilişki yaşamamızı engeller. Ya da çocukluğumuzda anne ve babamızın aile içi şiddettine şahit olup, ‘büyünce asla evlenmeyeceğim’ demişsek, yetişkin halimizde istesek de huzurlu bir evlilik gerçekleştiremeyiz.
O halde gelin, ettiğimiz bu yemin, lanet, antlaşma ve kontratları iptal edelim.

– Geçmiş ve bu yaşantınızda, başka bir zaman ve boyutta ettiğiniz tüm; Evlenmemek, Aşık olmamak, Yalnızlık, Aile kurmamak, Çocuk sahibi olmamak ve bunlara benzer tüm yazılı, sözlü, his ve düşüncelerinizi, yemin, antlaşma, lanet ve kontratlarınızı iptal etmek ister misiniz?

– Tüm yaşamlarınızda edindiğiniz tüm bu deneyimlerin, söz ve düşüncelerinizin sorumluluğunu üstlenip, Öz, Genetik ve Ruhsal seviyede serbest bırakılıp iptal edilmesini, Geçmiş seviyeden çekip çıkarılmasını ve Yaratıcı’nın ışığına gönderilmesini ister misiniz?

– Geçmişin verdiği ağır yüklerden özgürleşmek ve şu an’daki hayatınızı arzu ettiğiniz gibi yaşamanın kolay, mümkün ve güvenli olduğunu bilmek ister misiniz?

**His yüklemeleri Thetahealing®’in sadece bir bölümüdür. Herhangi bir his değişimi hissetmediğinizde kök inancı bulmak için derin kazma çalışması yapılmalıdır.

NOT: Facebook yönetimi bir takım butonların fazla kullanımını engellediği için yorumlarınıza BEĞEN yapamıyoruz. Ama isimlerinizi tek tek okuyor ve yükleme yapıyoruz.

Sevgilerimizle, Funda Öztürk

IŞIK VE SEVGİYLE SÖYLENMELİ ŞARKILAR…

AAA

Çok eski yıllardan beri sevgi hakkında şarkılar söylenir ve aslında bütün yaşam sevgi etrafında döner. Dolayısıyla sevgi, insanın kendisini gerçekleştirmesi ile aynı anlama gelir. Sevgi zemininde yaşayabilen ve hem kendisine hem de dışarıya karşı öyle davranabilen bir insan bu dünyada daha az ızdırap çekecek, daha az acı deneyimleyecektir der Andreas Dalberg. Okumaya devam et

GELECEĞİ BUGÜNDEN YARATALIM…

YENNN

YENİAY RİTÜELİ

23 Temmuz saat 12:47 Aslan burcunda muhteşem bir yeniay bizleri bekliyor. Şimdi sevgi tohumları ekme zamanı, tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana felsefesiyle kalbimizi öfke, nefret, kin duygularından arındırıp sevgi tohumları ekelim. Bolluk, bereket, neşe, mutluluk, cesaret, aşk fidanlarımız olsun. Onları sevgiyle büyütelim. Yeniyi Yaradan’ın Koşulsuz Sevgisiyle yaratalım.

– Öfke, nefret, kin duygularının zorunluluğundan kendimi serbest bırakıyorum. – Koşulsuz sevgiyle, bolluk, bereket, neşe, mutluluk, cesaret ve aşk tohumlarının kalbimde nasıl yeşereceğini biliyorum ve anlıyorum.

– Öfke, nefret ve kin duyguları olmadan yaşamanın nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün ve güvenli olduğunu biliyorum ve anlıyorum.

– Sevgiyle, bolluk ve bereketle, neşe ve mutlulukla, cesaretle ve aşkla yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum ve anlıyorum. Bunun mümkün ve güvenli olduğununu biliyorum.

(Evet dediğinizde kollektif bilincinize Thetahealing® tekniği ile yüklenecektir.)

Sevgilerimle, Özlem Uzun

ÖZGÜRLÜĞÜN AYAK SESLERİ

DOLUNNAY

Saat 07:08’de, Oğlak burcunda zorunluluklarımızı serbest bırakacağımız güçlü bir Dolunay bizleri bekliyor.

Sizi zorlayan ne varsa bırakın gitsinler, özgürlüğün hafifliğini hissedin. Sizin için en hayr’lı olanı seçin. Seçimleriniz sizi olmak istediğiniz yere getirecektir. Kollektif bilince bağlı bazı zorunlulukları serbest bırakıp özgürleşelim.

His yüklemelerine de hazırsanız EVET demeniz yeterli.

– Kendimi sabote etme zorunluluğunu serbest bırakıyorum. Kendimi sabote etmeden de gelişip öğrenebilirim. Kendimi sabote etmeden yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyor ve anlıyorum.

– Zavallı olma zorunluluğunu serbest bırakıyorum. Zavallı olma zorunluluğu hissetmeden de yaşamanın nasıl bir his olduğunu bunun mümkün ve güvenli olduğunu biliyor ve anlıyorum.

– Sevgiyi almama zorunluluğunu serbest bırakıyorum. Sevgiyi almanın nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün ve güvenli olduğunu biliyor ve anlıyorum.

Sevgilerimle; Özlem Uzun