HAYVANLAR NEREDEN GELİYOR?

hayvanlar

İnsanlar da hayvanlar da fiziksel bir vücut içerisinde yaşamı tecrübe etmek üzere çeşitli gezegen, yıldız sistemi ve evrenlerden gelirler. Yüksek Benlik’lerimizin amacı, öğrendiklerini geldikleri yere götürmektir.

ORION: Orion, aydınlanma gezegenidir. Buraya ait olan ya da olmayan buradaki eğitim kurumlarını ziyaret eden ruhlar aydınlanmış varlıklardır. Böyle bir yerin civarında bulunmak, insanların da hayvanların da aurasını aydınlatır ve insanları ışığın daha yüksek frekanslarına açar. Orion’dan çıkan yaratıklar:

Ayılar: Ayılar, gücü kanıtlamak için burada bulunur. Tuzağa düşürüldükleri veya sirk gösterisi için kullanıldıkları zaman yetki ve haysiyetlerinin nasıl kırılabileceğini izah ederler.

Kedi ailesi: Evcil kedi, aslan ve kaplanlar da dahil tüm aile, dünyaya aydınlanma dersi verir. Psişik açıdan insanları gözlüyorlar. Hatta bilincin düşük olduğu şimdiki zamanda da evcil kedilerin ailelerine göz kulak olup onları kötü varlıklardan koruma güçleri vardır. İnsanların beş boyutlu frekansta yaşadığı günlerde kediler, iyileştirmeye yardım etti ve birlikte çalıştıkları kişilerin yüce vizyonları için gereken enerjiyi barındırdılar. Büyük kediler küçük kedilerden daha güçlü olduğundan, ışığı dünya üzerinde sabitleştirmeye çalışmak için kargaşa zamanlarında daha fazla büyük kedi yaşama geliyor.

Keçiler: Çoğunlukla yanlış anlaşılan bu yaratıklar, dünyaya yüksek enerji getirirler. Kuru dalları ve yemek artıklarını yiyerek alçakgönüllülüğe, çevre-bilime ve atıkların yok edilmesine işaret ediyorlar. Doğanın Tanrısı Pan, aydınlanmayı temsil eden keçinin boynuzlarıyla görülür. Ne yazık ki sizin zamanda şeytan kafasına atıfta bulunularak keçinin boynuzlu kafasına iftira atılıyor.

Tavşanlar: Esasen çocuklara yumuşaklık, önemseme ve bakıcılık gibi dişi niteliklerini göstermek üzere yaşama geldi. Çocuklara eğlenmeyi de öğrettiler. Bilgelik ve sevgileriyle kalbi iyileştirebilirler. Hayvanların Yüksek Benlikleri, tavşan hastalığının tanıtılmasına müsaade etti. Bundan kasıt, insanlığın bilinçdışı dikkatini toplumda eksik olan soylu niteliklere çekmek ve şefkatlerini devreye sokmaya çalışmaktır.

Zürafalar: Zürafalar, nezaket, sevecenlik, ağırbaşlılık ve lütuf sunarlar. Dişi özelliklerinin sonucunda incinebilir görünseler de kendilerini veya genç türdeşlerini savundukları zaman tekmeleri sessiz atın çiftesi misali serttir.

SIRIUS: Akıl ve akılcılık gezegeni sayılır. Matematik, avukatlık, bilim ve bazı yazı dalları gibi sol beyin aktiviteleri ile uğraşan veya yeni teknolojiler getiren birçok ruh, enkarnasyondan önce eğitim amacıyla Sirius’u ziyaret edecektir. Bu yıldızdan gelen titreşimler zihni de iyileştirir. Bu iyileşme tavır, düşünce kalıpları, inanç ve kalıtsal zehirleri de etkiler ve yüksek zihnin bilgeliğini getirir.

Yunusbalıkları: Okyanusların yüksek rahip ve rahibeleri, bilgeliğin koruyucusu olan yunusbalıkları, insanlık adına Atlantis’in kutsal bilgisini muhafaza eder. Yaşayan bilgisayarlara benzerler. Bu özel yaratıklar, var olmanın daha yüksek bir yolu olduğunu dünyanıza ispat etmek amacıyla fiziksel bir vücut içerisine girmeye karar verdiler. Ayrıca dünya üzerindeki en çok evrim geçirmiş yaratıkların var olduğunu hatırlatırlar. Yunusbalıklarıyla yüzen ya da onların enerjisiyle bağlantı kuran pek çok insana yüksek bilgi yüklenir ve bu kişiler şifa bulur.

Kuşlar: Fiziksel bir vücut içerisinde kapana kısılırken bile özgürlük ve neşeyi ifade etmeyi öğrenmek üzere Sirius’tan geldiler. Dahası yerçekimini alt etmenin mümkün olduğunu da kanıtlarlar. Bir anlamda onlar nasıl uçulacağının en canlı örnekleridirler.

Albatroslar: En güçlü kuş olarak bilinirler, sükunet ve güvenin gücüne örnek teşkil ederler. Enerjilerini muhafaza ederek sürüyü takip etmeyi gösterirler.

Kartallar: Görkemi ve daha yüksek, daha geniş bir bakış açısına dayanarak yargıya varma yeteneği ile gücü sembolize ederler.

Devekuşları: Bu büyük kuşlar, dünyaya olmaya inandığınız şeyi olabilirsiniz yargısını gösteriyor. İnanılmaz bir hızla yolculuk ediyor ve madde üzerindeki zihin gücünü öğretip resimlendiriyorlar.

Kuğular: Bu güzel yaratıklar, hükümdarlık, görkem, asalet ve inancın saf sergilenişini sunarlar.

Akbabalar: Görev yerleri atıkların boşaltıldığı alanlardır.

LAKUMA (Sirius’un yıldızlarından biri):

İnekler: Lakuma’dan çıkarak yaşama gelir ve insanlara süt sunarlar. İneklerin yüksek frekanslı varlıklar oldukları ve beslendikleri ot ve bitkilerin güzel titreşimli olduğu zamanlarda, sütleri insanlar için zengin ve mükemmeldi. Artık böyle değil. Yaşama gelmek ve ruhani yollarını geliştirmek üzere dünyayı seçtiler. Zira Atlantis’in beş boyutlu varlıkları tarafından sevgi ve saygıyla karşılanmışlardı.

Atlar: Lakuma’dan çıkarak Altın Atlantis deneyine karışmak için yaşama ilk geldiklerinde onlara eyersiz biniliyor ve telepatik olarak yönlendiriliyorlardı. Atlantis düşene dek hiç kimse eyer veya dizginle onların özgür ruhlarını kısıtlamayı hayal etmedi. Ulaşıma yardım ettiler ve tarlalarda kendilerinden faydalanıldı. Ancak bu zamanlarda atların varlığı insanlara verilmiş bir hak gibi hiç görülmedi. Çok yüksek frekanslı yaratıklardır. Sevgi, asalet, gurur ve değer gibi dersleri öğrenip öğretirler.

Geyik: Nezaket gibi bir niteliği getirirler. Güven dersini öğrenirler ve size de öğretirler.

Develer: Lakuma’dan çıkmışlardır. Tahammül ederek hizmet etmeyi ve kaynakları akıllıca kullanmayı öğrenip öğretirler.

Filler: Nazik devler, aile yaşamı ve aile yapısını öğrenmek ve öğretmek üzere Lakuma’dan gelir. Görkem, eğlence, sezgi ve erkek gücünün görünen karşıtlarını sergilerler.

MARS

Kangurular: Tasfiye edilmiş enerjinin güç merkezleridirler. Öngörülemez, koruyucu ve enerjiktirler. Dişi enerjisinin nasıl kullanılacağını, muhafaza edileceğini ve akıtılacağını gösterirler.

DİĞER GEZEGENLERDEN GELEN HAYVANLAR

Maymunlar: İnsanlar gibi Pleiades’ten (yıldız kümesi) geçerken frekanslarını azaltsalar da maymunların her çeşidi pek çok farklı gezegenden gelir. Eğlence, aile yaşamı ve aile yapısını tecrübe etmek için yaşama gelirler. İnsan aklıyla değil, koşulsuz sevgi, kabullenme, sadakat ve güven gibi sağ beyin nitelikleriyle dünyadaki yaşamı öğrenmek amacıyla burada bulunurlar.

Timsahlar ve sürüngenler: Bu yaratıklar bu galakside olmayan ancak Plüton enerjisi taşıyan bir gezegenden gelirler. Güvenilmezlik, soğukkanlılık, mesafelik, gizlilik vb. insanı gölgeleyen taraflarınıza bakmaya hazır olduğunuz zaman yaşamınızda belirirler. O noktadan sonra farkında olsanız da olmasanız da bu hareketi yaparsınız.

Diana Cooper-Meleklerden Cevaplar

Atlantis altın çağını yaşarken, insanlar ve hayvanlar birbirlerine bağlıydı ve telepati yoluyla iletişim kurabiliyorlardı. Karşılıklı olarak yaptıkları İlahi bir sözleşmeleri bile vardı. İnsanlar et yemek istediklerinde telepatik olarak hayvan sürüsüyle iletişim kurar, sürü içindeki en zayıf hayvan kendini insanlığa feda ederdi.

Hayvanlarla bağ kurma meditasyonu

Onların mesajlarını alabilir, özellikle korktuğunuz hayvanlarla iletişim kurarak korkularınızı yok edebilirsiniz. Meditasyon pozisyonunu alın. Derin nefesler alıp verin. Seçtiğiniz hayvanın gözlerini düşünün ve imajine ederek onun gözlerinin içine bakın. Ona onun hakkında neler düşündüğünüzü, duygularınızı anlatın. Onun size ne söylediğini duyun ve sevgi enerjisi gönderin. Onu sevmek ve dokunmak için izin isteyin. Elinizi onun bedeninde gezdirin. Neler hissediyorsunuz? Hazır olunca ona teşekkür edin ve bulunduğunuz alana geri dönün.

Onlarsız bir hayat düşünemiyorum. Sevgilerimle….

Funda Öztürk

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s