BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ…

silhouette of happy young woman on a swing with sunset backgroun

Bazen başlangıçların her şeyi değiştireceğini düşünür insan. Başlangıçta öyle görünür gerçekten. İçinde kıpırdanmaya başlar hayat. Bütün sorumluluk ‘başlangıç’ a atanır, tüm değerler bu yeni noktada toplanır. Ne var ne yoksa bildiğin, deneyimlediğin orada o an olmuştur sanki. Oysa ‘başlangıç’ın tek yaptığı başlamaktır. Senin onu hayatın neresine koyduğunun hiç önemi yoktur onun gözünde. Nasıl olabilir ki zaten? Sen olmasan, elinden tutmasan ne başlayabilir ki ardından… Bir bakmışsın; bir varmış, bir yokmuş diye başlayıp masal gibi akıp gitmiş kıymetli zamanından.

İşte bu yüzden hayat durur sen durursan. Eşlik ettiğin sürece vardır hayat sahnede yoksa hepsi bir filmden ibaret olur zihninde. Başlangıçlar, bitişler, kayboluşlar, yeniden doğuşlar, hüzünler, mutluluklar hepsi senin kontrolünde. Bu yüzden ne zaman bir başlangıç yapsan önce dönmen gerekir kendine. Çünkü bu adım götürecek seni yeni gerçekliğine. Kendine sormalısın önce; hangi deneyim, hangi istek, hangi haykırış, hangi soru başlatıyor seni yeniden kendine. İşte bunu gördüğünde; bütün korkular, endişeler, tedirginlikler, başlangıca yüklediğin o koskoca sorumluluklar olmaktan çıkıp önünü açacak tüm benliğinin.

Zihnimizin potansiyelimizin önündeki en büyük engel ve aynı zamanda potansiyelimizi açığa çıkaracak en büyük güç olması ne kadar büyük bir çelişki. Hemen hemen hepimizin bildiği ama uygulamada sınıfta kaldığı gerçeğin ta kendisi. Ya yapamazsam, ya rezil olursam, ya öyle olursa ya böyle olursa… An be an bunun hesabını yaparak yaşamak potansiyele büyük bir ihanet değil mi? Sürekli acabalar ile ilerlemek potansiyeli hapsetmenin en büyük kanıtı sanki. Beni korumak için kendinden vazgeçmek zihnin aldatmacasına takılmak değil de başka ne olabilir ki?

Bunu bildiğinde hesaplar kendiliğinden silinir olacak ve o zaman zihin doğru yolu bulacak. Gün boyu kendimizi olumlu yönde motive etmek, dilimize yerleşmiş olumsuz kalıplarla vedalaşmak, içinde olmak istemediğimiz senaryolar yerine mutlu olacağımız anlar hayal etmek, hayata farkı pencerelerden bakmayı denemek son günlerde sık sık duyduğumuz öneriler. Çünkü artık herkes açlığını hissettiği bu değerlerin peşinde; kendi potansiyelinin altında ezilmek ağır geliyor bedene. Sadece hatırlatmak gerekiyor zihnimize, özenle ve istekle lütfen gerçek beni unutma diye. Unutma; sen hatırlatırsan başlayacak her şey. Sen yoksan başlangıcın hep aynı SON…

Sevgiyle… Nilüfer Öztürk


BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ…” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s