YAŞAMA SANATI: ZEN

zen

‘Yağmurlu bir günde Budist Rahip ve Zen Keşişi yolda giderken kimonolu güzel bir kadının çamurun önünde mahsur kaldığını görürler. O dönemde kadınlara bakmak ve dokunmak yasalara aykırı olduğu için Budist rahip kafasını çevirir ve kadını görmezden gelir. Zen keşişi ise kadını kucağına alır ve karşıya geçirir. Budist rahip bu olayı yol boyunca düşünür ve dayanamayıp keşişe şu soruyu sorar: Yasak olduğunu bildiğin halde o kadına nasıl dokunursun? Keşiş cevap verir. Ben onu orada bıraktım, sen hala taşıyor musun?’

Zen, yaşamın kendisidir. Zihnin ve ruhun huzur bulması için açılan bir kapıdır. Zihni özgürleştirmenin yolu düşüncelerin gelip gitmesine izin vermektir.

Zen, 1. yüzyılda Hindistan’dan Çin’e yayılan, 12. yy.da ise Japonya’ya gelmiş ve aydınlığı arayanlara yol gösteren bir sanattır. Kökeni Hindistan’daki Dhyana okuluna dayanan Mahayana Budist Okulu’nun Japonca’daki ismi olan Zen, edinilen bilgilerden arınmaktır.

Zen Budistlerine göre 3 tür bilgi vardır: Okuyup dinleyerek edinilen bilgi, bilimsel yollardan edinilen bilgi ve sezgi yoluyla edinilen bilgi. Zen, sezgisel bilgiyi kullanır. Duygusal olandır, sanata ve yaratıcılığa önem verir. Geleneksellikle değil, estetikle ilgilenir. Zen, ‘hayatın içinde’ olmaktır ve hayatta ‘yanlış’ diye bir kavram yoktur. Yanlış dediğiniz şey sadece sizin bakış açınızdır. Dinler de dahil olmak üzere hiçbir şey kutsal değildir. Her şey ‘BİR’dir. Maddi ve manevi alemin sentezi olan Zen’de bir amaç yoktur. Sıradışı bir yolculukta olan Zen ustaları, sıradan bir yaşam seçerler. Büyük bir aşk ve saf bilinçle yol alırlarken, gözlem yapar ve hassas bir yapıyla ilerlerler.

Geçmiş ya da gelecekle ilgili düşünceler içinde kaybolmak yoktur Zen’de. ‘Şu An’ vardır. Kendimiz ve evren hakkındaki inançlarımız, kavramlarımız ve yargılarımızdan uzaklaşarak zihnimizi özgürleşmektir Zen. Bir teori, fikir, inanç ya da din değildir. Ahlaki bir öğretim de değildir. Sadece pratik yaşam deneyimidir. Zen’de her şey neyse odur. Hiyerarşi ve rekabet yoktur. Varoluştan mutluluk duymak vardır. Mutlu olan kişi, neşeli olur ve şükran ile doludur. Özünde bilgelik ve şefkat barındırır.

Zen sanatının yaşam prensipleri

– Zen der ki; bir seferde sadece bir şey yapın. Bulaşık yıkıyorsanız sadece bulaşık yıkayın. Emziriyorsanız sadece emzirin. Yavaş ve bilinçli yaşayın. Görevlerinizi yerine getirirken acele etmeyin, zaman ayırın, sadece görevinize odaklanın. Şu An’da kalın.

– Bir işi bitirmeden diğerine başlamayın. Bütün işlerinizi bir güne sığdırmayın. Bırakın kalanını da yarın yaparsınız.

– İşiniz bittiğinde diğer işinize başlamadan önce kendinize boşluk bırakın, zaman tanıyın.

– Başkalarına hizmet etmek için zaman ayırın. Hayr işleri için gönüllü olun ve daima gülümseyin.

– Yaşamı ertelemeyin.

– Hayatınızı sakinleştirin ve huzuru yakalayın.

– Sade ve basit bir hayat yaşayın. Minimalist yaşam tarzını benimseyin. Zen ustalarının moda kıyafetleri alma, son model arabalara binme gibi arzuları, abur cubur dolu mutfakları ve tıklım tıkış gardıropları yoktur. Sadece temel ihtiyaçlarını karşılayan şeyleri vardır. Sadeleşin. Gerçekten ihtiyacınız olanlarla yetinin.

– Doğa ile iç içe yaşayın. Doğanın eşsiz güzelliklerinde kaybolun.

– Zihninizi özgürleştirin. Bilincinizi temizleyin ve berrak bir zihinle yolunuza devam edin.

– Yargı ve kalıplardan kurtulun.

Meditasyon yapın ve kendi özvarlığınızı keşfedin.

Akışta kalmanız dileğimle….

Funda Öztürk

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s