BİLİNÇALTININ ÖZELLİKLERİ

subconscious-mind-consciousness

Bilinçaltı, ana rahminde sekizinci haftadan sonra gelişmeye başlayan ve gelen bilgileri kayıt altında tutan bir alandır. Daha anne karnında anneye göbek kordonu ile bağlanan bebek, anneye mutlak bağımlılığından dolayı, annenin yaşadığı, hissettiği her şeyi süzmeden olduğu gibi zihnine kaydeder. Eğer anne bu bebeği istemeden doğuruyorsa bebek bunu algılar ve kendini yok etmeye çalışır. Uzmanlar, sebepsiz düşüklerin ve erken doğumların bu algıdan kaynaklanabileceğini belirtiyor. 0-3 yaş aralığında ise bebek, o sıcak ve güvenli ortamdan çıkarılır ve bu fiziksel ayrılık yüzünden ilk büyük travmayı yaşar. Güven duygusu bu yaş aralığında gelişir. Bilinçli bir ebeveyn bu farkındalığa ulaşmış olmalıdır.

Bilinç ve Bilinçaltı

Bilinçaltı, zihnimizin % 80-90’lık, bilinç ise, % 10-20’sini oluşturur. Aynı zamanda bilinçli zihinden 30.000 kat daha güçlüdür. Bilinçli zihin saniyede 5-9 tane veri kaydederken, bilinçaltı saniyede 3 milyon veriyi kaydediyor. Bilinçaltı, buzdağının görünmeyen bölümünü temsil eder. Bilinç ise, tamamen su yüzeyindedir. Bilinç her şeyin farkındadır, olayları analiz edebilir ve mantık yürütebilir. Bilinçaltı ise, zihnimizin arşivlerinin bulunduğu kütüphaneden sorumludur. Yaşanmışlıkları, duygu ve düşünceleri, inanç sistemimizi, değerlerimizi ve beden fonksiyonlarımızı kontrol etmekle görevlidir. Sadece geçmiş değil, gelecek ile ilgili korkular ve kaygılar da bilinçaltımızla ilgilidir.

‘’Bilinçaltındakiler bilincine çıkmadıkça karşına kaderin olarak çıkar.’’ –Jung

Bilinçaltının özellikleri

– Beni seviyor… Bilinçaltının en önemli işlevi bizi koruması altına almaktır. Diyelim bir akşam ıssız ve karanlık bir sokaktan geçmek zorundasınız ve aslında cesur bir yapınız var. Ama nedense caseret edemiyorsunuz. Çünkü bilinçaltınız size o sokağın güvenli olmadığını ve yolunuzu değiştirneniz gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Siz farkında olmayabilir veya unutmuş olabilirsiniz ama bilinçaltınız ıssız ve karanlık bir sokakta meydana gelen bir olayı saniyesinde hatırlıyor ve bas bas bağırmaya başlıyor. ‘Dur! Sakın ordan geçme, senin de başına kötü bir olay gelebilir!’

Ya da sizi yakın bir arkadaşınız için uyarıda bulunabilir. ‘Sakın ona güvenme, unuttun mu senin arkandan iş çevirmiş ve seni zor durumda bırakmıştı!’

Gördüğünüz gibi aslında bilinçaltımız hiç de o kadar kötü biri değil! Sadece bizi güvence altına almaya çalışıyor.

– Usta bir tamircidir!.. Çünkü bedenimizle yakından ilişkili ve ilgilidir. Misal, yarın iş görüşmeniz var. Aman Allah’ım stresten midenize kramplar girer, bağırsaklarınız tepe taklak olur, heyecandan uykusuz kalır ve sabah şiddetli bir baş ağrısıyla kalkarsınız yataktan. Ve o vakit gelir, siz iş görüşmenizi yaparsınız. Görüşmeden çıktıktan sonra bir bakıyorsunuz eski sağlığınıza kavuşmuşsunuz. Bilinçaltınız bozduğu bedeni tamir etmiştir bile.

– Dedektif iş başında… Bedeninizin işleyişinden sorumludur. Organlarınızdan tutunda, sinir sisteminize, hücrelerinize kadar takip altındadır. Homeostatik (İnsan vücudunun temel ihtiyaçlarını karşılama dürtüsü) bir düşünce yapısına sahiptir. Düzenli nefes almak, kalp atışını belli bir ritmde atmasını takip etmek, vücut ısısını 37 derecede tutmak gibi. Siz nefes almayı, yemek yemeyi unutsanız bile o asla unutmaz ve gerekli organlara sinyal gönderir.

– Hep iyiliğinizi düşünür:)… Yaşanılan olay ve durumlar dışında duygularınızı da depolar. Eğer siz alkolü seviyor ve keyif alıyorsanız sizi bu keyiften mahrum etmez. Bağımlılıklara koyduğunuz duygusal ve davranışsal etiketleri emir addeder, bu bağımlılıkları bırakmanıza kolay kolay müsaade etmez.

– Kurallara bağlıdır… Geçmişten gelen, size yüklenen, sizin bilerek veya bilmeden kabullendiğiniz tabuları isteseniz de yıkmanız zor olacaktır. Yıktınız mı? Karşılığını koca bir suçluluk duygusu ile ödersiniz. Sonrası çorap söküğü gibi gelir. Güvensizlik, kendini affedememe, yaptığınız hatayı kabullenememe, incinmişlik, karamsarlık, kaygıya düşme……… liste uzaaar gider. Tüm bu olumsuz düşüncelerden dolayı zihinsel, duygusal, ruhsal ve bedensel düzeylerde onarılması zor hastalıklara yakalanma riskiniz de artar.

– 7/24 iş başındadır… Bizim hard diskimizdir. Program ve uygulamaları biz yazarız o, depolar. Geçmişte yaşadığınız bir olayı bilinçli zihin unutsa da bilinçaltınız unutmaz.

– Emir demiri keser… Her daim sizin emrinizdedir. ‘Bugün harika bir gün olacak’ dediğinizde bilinçaltınız bu emre uyar ve güzel bir gün yaşatmak için elinden geleni yapar. ‘Bugün çok gerginim’ dediğinizde de bütün günü stres altında yaşatır. Bu yüzden, hissettiklerinize, duygu ve düşüncelerinize çok dikkat etmelisiniz.

– Kaygı üretir… Geçmişte yaşanan olaylar ve düşünceler arası bağlantı kurar. Geçen yaz aşırı nem yüzünden baygınlık geçirdiniz diyelim. Bu yaz da benzer duruma düşme kaygısı yaşayabilir, sık sık hava durumunu takip edebilirsiniz. Nem oranı yükseldikçe paniğe kapılabilirsiniz.

– Yeniliklere pek de açık değildir… Bilinçaltı değişimden hoşlanmaz. Yeniliklere karşıdır ve kolay adapte olamaz. Yine de onun bu konudaki direncini yavaş yavaş kırma olasılığınız yüksektir. Ofiste yönetici değişikliği olduğunda gelen gideni aratır düşüncesiyle endişe duyabilirsiniz. Ya da 1 ayda 10 kilo vereceğim derseniz bunu reddedebilir, ama 4 ayda 10 kilo vereceğim derseniz bu fikri ona benimsetme şansınız olur.

– Acı duymayı hiç sevmez… Herhangi bir problemle karşılaşmamanız için sizi sık sık uyarır. Geçmişte asansörde kaldıysanız ve bu sizde olumsuz etki yarattıysa artık asansöre binmemek için ayak diretir. Haberleri izlettirmez, yaralı hayvan fotoğraflarını açıp baktırmaz.

– Biraz da tembeldir… Yapılacak işleri asgari düzeyde enerji sarfederek yapmamızı ister. Aşırı efor ona gelmez.

– Değerlendirme yapmaz… Yaşanan duyguları ayrıştırmadan olduğu gibi depoya atmakla kalmaz, o duygudan oluşan hisleri de kaydeder.

– Geçmişi günümüze yansıtır… Yeni bir durum ya da düşünce komutu verildiğinde geçmişi referans alan bilinçaltı, çok kısa bir sürede arşivini tarar ve o durumla ilgili verilere ulaşır.

– Rüyalarımız çoğu zaman bilinçaltımızın bir yansımasıdır. Hayallerle gerçekleri de ayırt edemez ve bunu çoğu zaman rüyalar yoluyla bize gösterir.

Bilinçaltınıza bilinçli bir şekilde komutlar verirseniz, eski kayıtlar silinebilir ve yerine yenilerini kaydedebilirsiniz.

– Sözcüklerden çok şekiller, semboller ve resimleri kodlar.

– Bilinçaltınız, başkalarının bilinçaltından da kolayca etkilenebilir.

– Tekrar edilen her düşünceyi, kelimeyi, duyguyu kaydeder ve sonunda gerçekleştirebilir. Bir şeyi kırk kere söylerseniz gerçekleşme olasılığı fazlalaşır.

Yaşamımızı yaratır.

– Başkalarının zihinlerine mesaj gönderebilir, mesajı alır ve kaydedebilir.

– Yaşamımızı inşa eden ana komuta merkezidir ve bütün yazılımlar bilinçaltında yer alır.

Kısaca, eşsiz bir güce ve potansiyele sahip bilinçaltımızı kontrol etme şansımız var ve onu dilediğimiz gibi tasarlayarak yaşamımızı değiştirebiliriz.

Kolay gelsin… Sevgide kalın…

Funda Öztürk

BİLİNÇALTININ ÖZELLİKLERİ’ için 2 yanıt

  1. Anonim 15 Eylül 2016 / 01:02

    Harika bir paylaşım, teşekkürler:)

    Beğen

    • enerjicemberi 15 Eylül 2016 / 01:06

      Çok teşekkürler. Bu konuyla ilgili paylaşım yapmaya devam edeceğim.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s