ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRASI (Ajna)

Kendimizi tanıma, bilgelik, fikirler, kavrama ve anlama, sezgisel akıl ve görselleştirme eylemi (imajinasyon) bu çakra ile ilgilidir. Varlığımızın derinliklerinden gelir, iç rehberliğe erişmemize olanak sağlar ve zihnin ötesini görmemizi kolaylaştırır.
Bu çakra enerjisi
bize, manevi tefekk3.GOZ..jpgür (Allah’ın yarattığı varlıklardan, kainattaki eşsiz mükemmellikteki düzenden ders çıkarmak demektir ) deneyimi sağlar. Rüyalar, hedefler ve değerler burada başlar. Alnın ortasında yer alır. Ajna sanskritçede ‘bilmek’ demektir. Bu çakranın etkilendiği sistem hipofizdir. Hipofizin beynimizdeki en önemli işlevi dışardan aldığı tüm mesajları toplayarak hipotalamusa göndermektir. Kök çakranın etkilediği salgı sisteminden başlayarak yukarıya doğru gelen tüm mesajları hipofiz toplar.

Gelişim yaşı yoktur, doğuştan da oluşabilir sonradan da gelişebilir. Hipofiz bezi, beyin ve beyincik, gözler, epifiz bezi, kulaklar, burun, yüz, baş ve nörolojik sistem fizyolojik olarak etkilediği organlardır. Ben, sen, o yoktur bu enerjide ‘Hepimiz biriz’ der. Bunu anladığımızda aydınlanma yoluna gireriz. Aksi halde bu ayrımla yaşamamız bir yanılsamadan başka bir şey değildir.

Dengede olduğunda;  Sezgisel bir belleğimiz olur ve sorun bize gelmeden önlemimizi alabiliriz. Sezgilerimiz sayesinde doğru analiz yapar ve düşüncelerimize güveniriz. Hayal gücümüz ve konsantrasyonumuz artar. Daha geçirgen oluruz. Yani dışarda meydana gelen olaylar ve durumlardan etkilenmeden merkezde durabilir ve kendimizi koruyabiliriz. Olumsuzlukları olumluya çevirebilme ve oluşan durumlara dışardan bakabilme yeteneğimiz artar. Telepatik yeteneklerimiz artar. Yükselmiş üstatlar, Ruh rehberleri, Melekler ve Aydınlanmış varlıklardan gelen mesajları alabiliriz. Medyumların ve fal bakanların bu çakrası açıktır.

Dengede değilse;  Sık sık başağrıları çeker ve sürekli strese maruz kalırız. Beyin kistleri, tümörler, felç, körlük, uykusuzluk, öğrenme güçlüğü, panik atak krizleri, depresyon, bağımlılıklar, migren, baş dönmesi, mide bulantısı ve denge bozukluğu çakramızın iyi çalışmadığını gösterir. Ruhsal düzeyde, dünyanın manevi tarafını, iç ve dış gerçeklik arasındaki bağlantıyı anlamakta güçlük çekeriz. Bağnazlık ve aşırı tutuculuk, yalnızlık duygusu ve duygusallıktan uzaklaşma bu çakra ile ilgilidir. Halüsinasyonlar görerek gerçeklikten uzaklaşabiliriz. Başarısızlık korkusu yaşarız. Maddesel olana aşırı bağımlılık gösteririz. Egomuz tavan yapar, aşırı kuralcı oluruz. Baba, eş, sevgili, dost olma gibi duygusal rollerde zorlanırız.

Rengi: İndigo mavi, Mor
Yeri:İki kaşın arası
Taşı: Ametist, Florit, Azurit, Lapis lazuli
Mantrası: AUM
Notası: La
Etkilediği Burç: Yay, Kova, Balık

Etkin gezegeni ve Elementi: Neptün ve Jüpiter. Işık

Dengelemek için: Öncelikle besinlerimize dikkat etmeliyiz. Balık, fındık, omega-3, yağ asitleri yüksek gıdalar tüketmeliyiz. Bitter çikolata kafein içerir ve zihinsel berraklığımızı sağlar. Yaban mersini, böğürtlen ve çilek belleğimizin ve öğrenme yeteneğimiz üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.

İlkesi SEZGİNİN GÜCÜ!  Sezgi, bizim kavrama yeteneğimiz dışında gelişen Tanrısal ses, iç sesimizdir. Bu yeti hepimizde varolamkala birlikte pek çoğumuz onun farkında bile değiliz. Kimimiz mantıksal, kimimiz sezgiseldir. Bazılarımızın 3. göz dediğimiz Ajna çakrası açıktır. Kanallardan gelen mesajları rahatlıkla alabilirler. Sezgilerimiz yürğdüğümüz Tekamül yolunda bize rehberlik ederler. Bizi tehlikelere karşı korurlar, uyarırlar ve bizim için doğru yolu işaret ederler. İçsel mesajlar kimi zaman bizi yanıltabilirler de. Böyle bir durumda mantığımızı veya aklımızı devreye sokmazsak yanlış kararlar alabiliriz. Bazen bir şeyi çok istediğimizde yaşadığımız yoğun duygular baskın çıkar ve duygusal kararlar da verebiliriz. Yani aşırı duygusal ve kötümser anımızda bir takım kararlar alırken dikkatli olmalıyız. Çünkü duygularımızla sezgilerimizi ayırt edemeyiz. İç sesimizi dinlerken yargılarımızdan da kaçınmalıyız. Burada önemli olan duyduğumuz sesin ‘Ego’ mu yoksa sezgi mi olduğunu ayırt edebilmemizdir. Egomuz sağolsun biraz gevezedir. Çok konuşur, onu susturabilmek yoğun çaba gerektirir. Egoyla mücadele etmek yenilgiyi baştan kabul edilmiş savaşa girmek gibidir. Sezgiler, kendine güvenmekle de ilişkilidir. İç sesimize inanmıyorsak bu öz-güven yoksunluğumuzdan kaynaklanır. Beş duyumuzun dışında bir de 6. his dediğimiz bir duyumuz olduğunu gözönünde bulundurmalıyız.

İç sesimizi sessiz ve dingin bir ortamda daha rahat duyabiliriz. Bunu yapmanın en iyi yolu meditasyon yapmaktır. Ayrıca 3. göz aktivasyonu da almalıyız. Ancak 3. göz çakrası kullanılmadığında sezgi gücümüz zayıflar. Sezgilerimiz güçlendikçe psişik yeteneklerimiz artar. Sezgilerimiz bize, rüyalarımız, sesler (bir şarkıda geçen söz), vizyonlar yoluyla da mesaj verebilir. Burada bize düşen, mesajı doğru almak ve çıkarlarımızı ve egomuzu devre dışı bırakmak.

Olumlaması:

Bemim zihnimi kuşatan tüm olumsuz düşünceler silinir.

Ben, ruhsal düzeyde büyümek ve bu güzel hayatı kucaklamak istiyorum.

Hayatımdaki tüm iyilik ve güzelliklere minnettarım.

Yüksek alemlerle iletişim benim için önemlidir.

Gördüğüm vizyonlara güveniyorum.

ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRASI (Ajna)’ için 2 yanıt

  1. hüsnüfer dere 8 Temmuz 2017 / 22:30

    bu yeteneğe sahibim dahada geliştirmek istiyorum nasılgeliştiririm

    Beğen

    • enerjicemberi 9 Temmuz 2017 / 22:15

      Bununla ilgili kitap ve yazıları okuyabilir ve eğitim alabilirsiniz, Sevgilerimizle…

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s