KARANLIĞIN TUTSAKLIĞINDAN ÖZGÜRLEŞMEK!

GÜNEŞTUTULMASI

   15 Şubat’ın son saatlerinde gerçekleşecek olan kısmi Güneş Tutulmasının ardından dakikalar sonra 16 Şubat’ta Yeni Ay enerjisiyle hayatımızı yeniden yapılandıracağımız bir döneme giriyoruz.
Eğer yeni hedefler veya projeleriniz varsa onları başlatmak için iyi bir zaman. Hatta yeni sosyal gruplara girmeniz ve aynı frekansta eşleşebileceğiniz yakınlıklar kurmak kaçınılmaz olabilir. (Artık pek çok eğitim online olarak da verilmekte ve siz bu etkinliklerden birine dahil olabilirsiniz.)
Güneş tutulması ve Yeni Ay birleşince, geçmiş hayatımız (olaylar, kişiler, aşklar) şu an ki rüyalarımızla kendisini hatırlatmakta son derece ısrarlı. Geceleri sık sık kesilen uykumuz gün içerisinde gözümüzü yatağa diktirtmekte.

Kalbime Hoş Geldin AŞK…
   Birlikteliği olanlar için İlişkilerde canlanma, yalnız kalplerde yeni bir aşk gündeme gelebilir. İlişkilerde dikkat edilmesi gereken bir şey var, önce kendinize sonra diğer yarınıza bir birey olduğunuzu/olduğunu, kalben olmasa da ruhen bağımsız olduğunuzu ve ilişkinin içinde özgür hissetmenin de önemli olduğunu vurgulamak gerekir. Birliktelik tutsaklığa dönüşmeden önleminizi alın.
Farkında mısınız, son bir kaç yıldır giderek artan iç
görü, sezgi ve psişik yeteneklerimiz, duygu durumunun sürekli değişmesi, ayak tabanlarında karıncalanma, bedenin aniden ateşlenmesi bu dönemlerde daha da artmakta.
– Panik yapmadan gelen enerjilerin bedenimizde süzülmesine izin verelim ve ruhsal dönüşümü kucaklayalım.
– Geçmişte yaşanan acıları ve mağdur edebiyatını sonlandıralım.
Taç çakramıza yoğunlaşalım, Yaratıcı ile bağlantıda kalarak kendi iç sesimize kulak verelim.
– İhtiyacı olanlara karşılık beklemeden maddi-manevi yardımlarımızı esirgemeyelim.
– Şu an hayatınızda yaratım yapmak istediğiniz tüm hedefleri yazıp odaklanarak, hayal ettiğiniz hayatı büyük bir inançla tezahür ettirme gücünüzün farkına varmalısınız.
– Yeni başlangıçlar yapmak, geçmiş döngülerden temizlenmek ve kalpten ettiğiniz duaları bilinçli bir şekilde hayata geçirmek için adımlar atmalıyız.
İlahi Olan’dan gelen ve titreşimlerimizi yükselten enerjilerin bedenimizde rahatça akması için bol bol su içelim.
Ve dua..ve meditasyon..ve şükran…

HİS YÜKLEMESİ
– ‘Arzularımı gerçekleştirmenin, yeni başlangıçlar yapmanın kolay, mümkün ve güvenli olduğunu’ bilmek ister misiniz?
– ‘İç sesime güveniyor ve hedefime doğru adım atmanın mümkün olduğunu biliyor ve bunu şimdi gerçekleştirmenin mümkün olduğunu biliyor ve anlıyorum’ hissini bilmek ister misiniz?
– ‘Aşık olmanın Yaratıcı tanımını biliyor ve bana en uygun kişiyi hayatıma almanın kolay ve güvenli olduğunu biliyorum’ hissini bilmek ister misiniz?
– ‘Geçmişi şifalandırmak benim için mümkün ve güvenlidir. Akışta kalıyor ve Yaratıcı’nın İlahi sevgisini ve desteğini almanın güvenli olduğunu biliyorum’ hissini bilmek ister misiniz?
– ‘Yeni iş, yeni sevgili, yeni projeler, yeni hedefler ve yeteneklerimin gerçekleşmesi benim için güvenlidir. Hayatımı isteklerim doğrultusunda tezahür ettirmenin ve bu tezahürün benim hayr’ıma olacağını biliyorum’ hissini bilmek ister misiniz?
– Negatif enerjilere maruz kalmadan, her şeye rağmen (korku, endişe, nefret, öfke vb.)
yaşamak zorundayım inancınızın iptal edildiğini ve zorunluluk hissetmeden de bolluk-bereketle, huzurlu ve keyifli bir yaşam sürmenin nasıl bir his olduğunu bilmek ister misiniz?

EVET dediğinizde bu hisler size ThetaHealing yöntemiyle yüklenecektir.
** His yüklemesi ThetaHealing® tekniğinin sadece ön çalışmasıdır. Hisleriniz dönüşmediği takdirde bu konularla ilgili inançlarınız vardır ve bu inançlar pek çok teknikte kullanılan kazma tekniği ile dönüştürülebilir. 
*** Facebook yönetimi BEĞEN butonunu sınırladığı için bu butonu Enerji Çemberi Atölyesi olarak sıklıkla kullanamıyoruz. Yorumlarınıza cevap verebiliyoruz.

Sevgilerimle, ThetaHealer® Funda Öztürk

17 OCAK YENİ AY VE AZİMLİ OĞLAK

  oglak

Oğlak’ta meydana gelen Yeni ay, yetenek, bilgi ve becerilerimizi kullanabileceğimiz yüksek ve oldukça iddialı bir enerji ile geliyor.
   Çalışkan, lider, kararlı ve dayanıklı Oğlak ile kendimizi ve hayatımızı sorgulayacağımız bir döneme giriyoruz. Bildiğiniz gibi dağ keçisi Oğlak, pek çok hayvanın ulaşamayacağı sert, çetin yolların efendisidir. Ve şimdi bizler de onun izinde olacağımız bu dönemde hedeflerimize, seçimlerimize göre zor veya kolay bir yoldan ulaşacağız. Dediğimiz gibi seçim sizin! İlerlemek ve zafere ulaşmak için harekete geçmek ve adımlar atmak zorundasınız.
Hayatınıza eklemek ve çoğaltmak istediğiniz ne varsa (sevgi, aşk, bolluk-bereket, finansal başarı) bunları gerçekleştirmeye başlamanın tam da zamanı. Uzun bir süredir arınma ve temizlenmeye odaklıydık, şimdi ise sezgisel enerjimizi kullanmaya başlayacağız.

Soru sorma-Sorgulama Enerjisi…
   Kendinizi doğru ifade edemediğinizi düşünüyorsanız, bunun nedeni ilk önce kendinizi kendinize ifade edememenizden kaynaklanıyor olmasıdır. Bunu dönüştürmenin en sağlıklı yolu ise, kalp çakramızla bağlantıya geçmek, kendi içimizde derinleşmektir.
   Kendinize sorular sorun: ‘Hayatımda gerçekleştirmem gereken şeylere ulaşmak için hangi adımları atmalıyım?’, ‘Sezgisel yeteneklerimi nasıl kullanabilirim?’, ‘Ben kimim?’, ‘Ruh seviyesinde ben kimim?’, ‘Kendimi bu hayatta nasıl ifade edebilirim?’ vs…

Güçlü Kozmik Enerji…
   Bu enerji bizi ocak ayı boyunca destekleyecek. Gel-git ruh hali yaşayabilirsiniz ancak bunu gerek sanatsal gerekse özel hayatınıza katacağınız tutkulu anlar ile lehinize çevirebilirsiniz. Bunun için ihtiyacınız olduğunda dışardan destek de alabilirsiniz. (Kahraman her zaman sizsiniz, sadece yardım alacaksınız, untmayın.)

Toprak Grubunda Oğlak ve Topraklanmak…
Hangi gezegen, hangi burç, hangi astrolik açı olursa olsun, daima ama daima, doğa ile içiçe olun. Bu zamanlarda ise tüm zehirinizi toprağa bırakın. Bırakın ki, Toprak Ana (Gaia), zehrinizi şifalandırsın ve onu temizlesin. Temizlenen enerjiyi yeniden ayak tabanlarınızdan tüm bedeninize, tüm hücrelerinize kadar çekin.

O halde;
– Hedefleriniz ve niyetlerinizi gerçekleştirmek için harekete geçmenin kolay, mümkün ve güvenli olduğunu, bunun için Her Şeyi Yaratan tarafından desteklendiğinizi bilmenin nasıl hissedildiğini bilmek ister misiniz?
– Yetenek ve becerilerinizin potansiyelinin farkında olmanın, en iyi ve en yüce şekilde kullanmanın nasıl hissedildiğini bilmeyi ve anlamayı ister misiniz?
– Sevgi, aşk, bolluk-bereket, yaratıcılık ve sezgisel zenginliğin tanımını bilmek, bu zenginlikleri hayatınıza çekmek ve geliştirmenin nasıl hissedildiğini bilmek ve anlamak ister misiniz?
– Doğa ile bütünleşmenin, yeryüzünün ve gökyüzünün muhteşem enerjisi ile BİR ve BÜTÜN olmanın kolay, mümkün ve güvenli olduğunu, zaten öyle olduğunu, evrende var olan canlılarla kolayca iletişime geçmenin ve birbirinize en iyi ve en yüce şekilde hayr’ınıza katkı olmasının nasıl hissedildiğini bilmeyi ister misiniz?
– Yüksek Benliğinizle iletişime geçmenin, ona güvenmenin ve onunla bütünleşmenin nasıl hissedildiğini bilmeyi ister misiniz?

EVET dediğinizde bu hisler size ThetaHealing yöntemiyle yüklenecektir.
** His yüklemesi ThetaHealing® tekniğinin sadece ön çalışmasıdır. Hisleriniz dönüşmediği takdirde bu konularla ilgili inançlarınız vardır ve bu inançlar pek çok teknikte kullanılan kazma tekniği ile dönüştürülebilir.
*** Facebook yönetimi BEĞEN butonunu sınırladığı için bu butonu Enerji Çemberi Atölyesi olarak sıklıkla kullanamıyoruz. Yorumlarınıza cevap verebiliyoruz.

Sevgilerimle, ThetaHealer Funda Öztürk

BUGÜN KENDİNİZE YENİ BİR YAŞAM ARMAĞAN EDİN!

1- Bu boyutta (şu an 3. boyuttayız) dünyaya gelme amacım nedir?
2- Beni heyecanlandıran, yapmaktan zevk alacağım şeyler neler?
3- Önce kendime sonra bu dünyaya nasıl katkı olabilirim?
4- Atalarımdan ve geçmiş zamandan bugüne taşıdığım yetenek ve becerilerim neler?
5- Bu yaşamdaki yetenek ve becerilerimi geliştirmek için ne yapabilirim?
6- Kendimi ve başkalarını olduğu gibi nasıl kabullenmeliyim?
7- Kendimi, başkalarını ve yaşadığım hikayeleri nasıl affedebilir ve şifalandırabilirim?
İşte size küçük bir liste. Siz bu listeye daha farklı şeyler ekleyebilirsiniz.

   Öncelikle kendinize rahat bir ortam sağlayarak kendi içinize dönme zamanı yaratın. Bilincinizi 3. gözünüze odaklayın ve derin nefesler alıp yavaşça verin. Vücudunuzun gevşediğini hissedene kadar nefes alıp verin. Dikkatiniz çabuk dağılıyorsa bir süreliğine bütün odağınızı nefes alış verişinize verin.
İlk soruyu sesli bir şekilde okuyun. Algınız size ne söylüyor. Cevabı duymak için kendinizi kasmayın. Cevap o an gelmese bile zaman içinde size sesini duyuracaktır. Nasıl mı? Televizyonda bir dizinin herhangi bir repliğinde, metrobüste iki kişinin konuştuğu sıradaki herhangi bir cümle veya kelimede, bir şarkının sözlerinde… He ar her yerde hatta hiç beklemediğiniz bir yerde cevabı duyabilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken algınızı açık tutarak farkında olmak. Bu sorunun cevabını bulduğunuzda ikinci soru için bedeninizi ve bilincinizi gevşetin.

Yaşam ve bedeniniz yalnızca size aittir!
   Sizi heyecanlandıran şeyler nedir? ‘Dans etmeyi seviyorum ama yaşım buna müsait değil’, diye düşünüyorsanız bu inancınızı hemen dönüştürün. Olduğunuz yaşta dans edemeyeceğinizi size kim söyledi? Bu kolektif inancın sizi durdurmasına izin vermeyin. Bu sizin hayatınız, bu sizin bedeniniz, bu sizin yaşam enerjiniz! Kurtulun bu eski ve zalim zincirlerden. Şimdi bir liste hazırlayın ve listenizi uygulayın.
  Hiç düşündünüz mü, acaba kendime ve diğer canlılara ne gibi katkılar sağlayabilirim diye? Bunu düşünmenin zamanı gelmedi mi hâlâ?
Aslında sizde var olan ama sizin farkında olmadığınız çok farklı yetenek ve becerileriniz olsaydı bunlar neler olurdu?
Ve bu yetenek ve becerileri nasıl ortaya çıkarabileceğinizi bir düşünün. Bu yeteneklerle ilgili okumanız gereken kitaplar hangileri? Hangi eğitimleri alarak bu yeteneklerinizi geliştirebilir ve günlük yaşamınızda kullanabilirsiniz?

Kabullenmek mi? Reddetmek mi?
   Kendinizi ve başkalarını olduğu haliyle kabullenmek mi reddetmek mi daha kolay sizce? Yargılarınızdan kurtularak kendinize ne kadar değerli bir hayat armağan ettiğinizi bilseydiniz, şu an, şimdi ve burada kabullenişe geçerdiniz!
Kabullenmenin sonraki aşaması affetmek… Affedin ve rahatlayın. Affedin ve özgürleşin… Hemen bir liste hazırlayın. Kendinizde, başkalarında ve yaşadığınız olaylarda affedemediğiniz neler var? Tek tek yazın. Bunun için de rahat bir ortam yaratın, derin nefesler alın ve gevşeyin. Listedeki her bir durumu düşünün, kabullenin, size verdiği dersleri alın ve sevgiyle Yaratıcı‘nın şifalandıran enerjisine yani sonsuzluğa gönderin onları.

Ve daima gülümseyin… Kendinize verdiğiniz bu muhteşem armağanı sevgiyle kucaklayın ve sımsıkı sarılın kendinize, toprağa, her canlıya ve hayata…

Sevgilerimle, Funda Öztürk

18 Aralık Saat 09:32 Yay Burcunda Yeni Ay

AYY2017 yılının son günlerinde muhteşem bir Yeni Ay’la 2018’e merhaba diyelim. 2017’de değişimin, kabullenmenin, kendimizi sevmenin ve kutsal zamana güvenmenin nasıl bir his olduğunu öğrendik. Artık akıştayız ve güvenle ilerliyoruz. Şimdi öz’ümüzle harekete geçme zamanı. Artık Bir’lik zamanı. İhtişam sizi bekliyor hazır mısınız!!! EVET mi? BDİNO?

– Hiçbir bakış açısına maruz kalmadan ilerlemenin nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün ve güvenli olduğunu bilmek ister misiniz?
– Önyargısız yaşamanın nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün ve güvenli olduğunu bilmek ister misiniz?
– Yargılanma korkusu olmadan yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilmek ister misiniz?
– Sevgi eksikliği hissetmeden yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilmek ister misiniz?
– Hayatınızla ilgili her konudaki sorularınıza cevap verilmesinin nasıl bir his olduğunu bilmek ister misiniz?
– Öz’ünüzle ilerlemenin nasıl bir his olduğunu bilmek ister misiniz?
– BİR olmanın yaratıcı tanımını bilmek ister misiniz?
– Gerçek sizi tanımanın nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün ve güvenli olduğunu bilmek ister misiniz?
– Yeni ay enerjisinden en iyi ve yüce şekilde faydalanmanın nasıl bir his olduğunu bilmek ister misiniz?
– Yeni başlangıçlara nasıl açık olunur bilmek ister misiniz?

Sevgilerimle; Özlem UZUN

(acsess ve theta kullanılmıştır.)

 

AN’DA TANIK OLUNAN ŞİFA TEKNİĞİ: THETAHEALING®

ThetaHealing®, beynimizin %88’ini yönlendiren bilinçaltına erişmenizi sağlayan ve meditasyon tekniğine dayanan tam ve hızlı bir iyileştirme tekniğidir. ThetaHealing®, sadece çocukluktan değil, kuşaklar boyunca atalarınızdan da aktarılmış olan olumsuz inanç sistemlerini değiştirmenize izin verir.
Bu şifa tekniği ile artık size hizmet etmeyen, isteklerinize ulaşmanızı engelleyen inançlar tespit edilir ve dönüştürülerek iptal edilir.

İnsan beyninde Gama, Beta, Alfa, Teta ve Delta olmak üzere beş ana frekans vardır. Teta, çok derin meditasyon sırasında, uykuya dalındığında veya hipnoz altındayken oluşan beyin dalgasıdır. Beyin theta frekansı, stresi hafifletir, endişe ve kaygıyı yok ederek ruhsal rahatlama sağlar, zihni netleştirir, yaratıcı düşünceyi ve imgelemeyi geliştirir ve anlık şifa sağlar.
Theta Healing, negatif düşünce kalıplarını ve inançları DNA‘da dönüştürmek için çalışır; böylece hayatınızı istediğiniz gibi yeniden yaratma yetkisi verir. 

Thtea şifası dört seviyede gerçekleşir;

1- Çocukluğumuzdan bu yana bize öğretilen inançların bulunduğu ÖZ İNANÇ seviyesi. Beynin ön lobunda bulunur ve burada 0-6 yaş aralığında öğrenilen çocukluk anılarını depolar.
2- Bu yaşamımızdan ve atalarımızdan bize aktarılan, genlerimize eklenen program ve inançların tutulduğu DNA’da bulunan GENETİK SEVİYE. Beynimizin orta kısmında yer alan pineal bezin içindeki master hücrede bulunan kayıtlar yedi kuşaktan gelen kayıtları barındırır.
3- Geçmiş yaşamlardan gelen duygusal ve genetik anılarla birlikte bu ana kadar taşıdığımız kolektif bilinç deneyimlerimizi barındıran ve aurada bulunan GEÇMİŞ SEVİYE. Bu düzeyde bulunan kayıtlar omuzlarımızın arkasında tutulur.
4- Kalbimizde bulunan ve ruh düzeyindeki inançları barındıran RUHSAL SEVİYE’de ise, bu yaşamda bedenlenmeden önce verdiğimiz söz, antlaşma ve yeminler yer alır.

Değiştirmek ve dönüştürmek istediğiniz olumsuz inançları bu 4 seviyede birden dönüştürmelisiniz, yoksa sadece tek bir düzeyde dönüştürüldüğünde o olumsuz inanç tekrar su yüzeyine çıkar.

Bazı hastalıklar fizikseldir ve fiziksel şifa teknikleri ve terapilerle hızla iyileşebilirler. Fiziksel olmayan hastalıklar ise, kendi inançlarımızın, tutumlarımızın ve beklentilerimizin bir sonucudur ve bu durumda ilk olarak inançlar belirlenmeli aksi takdirde ya sorun düzelmez ya da bir süreliğine iyileşmiş gibi görünür ama o sorun mutlaka geri döner. Bu dönüştürme sırasında tüm hücrelerimizde bulunan bilgi ve kayıtlar da değişir.

ThetaHealing® ve Vianna Stibal

Amerikalı bir şifacı ve sezgisel terapist olan Vianna Stibal, 1995 yılında bedeninde yaşadığı ağır bir hastalık neticesinde geliştirdiği bu teknik ile kendini iyileştirmiştir. Halen ABD, Avustralya, Güney Amerika ve Avrupa’da bu tekniği öğreten seminerler vermektedir.

Unutmayın; Hayatımızı şekillendiren, yön veren, nasıl yaşadığımızı belirleyen inançlarımızdır! Neye inanırsak onu yaşar ve deneyimleriz… Hayat hikayeniz tamamıyla sizin eserinizdir!

Sevgilerimle, ThetaHealer® Funda Öztürk

KOŞULSUZ SEVGİ VE ÖLÜMSÜZLÜK TOHUMU: TİMÜS

‘Eğer sizin enerjiniz timüse çıkarsa, sizin yaşlanmanız durur. Dahası diğer ruhlar hakkında oldukça dikkate değer bir şey, koşulsuz sevgi hissetmeye başlarsınız. Siz, değişmeye başlarsınız. Yanaklarınız pembeleşir, gözleriniz ışıldar, teniniz parlar. Kucaklayışınız sıcak, bakışınız kucaklayıcı, kabullenici, izin verici ve sevecen olur. – RAMTHA- 

Timüs bezi, dördüncü çakramız olan (Anahata) kalbimiz ile ilgili bir bezdir. Mutluluk hormonu üretir. Spiritüel anlamda, İlahi olanın sevgisi ile ilişkilidir. Yaratıcı ile güçlü bir bağlantımız varsa, huzuru, coşkuyu ve güvende olmayı hissederek sevgi enerjisi ile dolarız. İnsan bedeninin enerji ağının ve yaşam kaynağının merkezidir burası. Kalp çakrası aktive edilmeden gerçek ve koşulsuz sevgiyi anlamamız zordur.

Bu bezin salgıladığı hormonlar, bedenin kimyasını değiştirerek insanlarda mutluluk ve haz duygusunu geliştirir. Sevgi, merhamet ve şefkat duyguları yükselir. En önemli psişik merkezlerindendir. Dolayısıyla özellikle şifacıların kalp çakraları daima dengede olmalıdır. Ruh, bu merkezde can bulur. Cinsel çakra (Sakral) ile Kalp çakra bütünleştiğinde sevgi ve haz doruklara ulaşır. Zira cinsel çakra tek başına ikili ilişkilerde yeterli değildir. Bu bezin titreşimi ne kadar yüksekse aşk da o kadar yoğun olur.

Timüs bezi tam olarak nerede?
Boğaz ve kalp çakramızın ortasında ve nefes borumuzun üstünde bulunur.

Timüs bezi işlevi yitirdiğinde…
– Sebepsiz yere alınganlık ve içe kapanma
– Sağ ve sol beyin lobunun dengesizleşmesi
– Yaşama karşı duyarsız kalma
– Kanser gibi ağır hastalıklara yakalanma riskini tetikleme
– Aşırı sinir ve strese maruz kalma…
Bu olumsuz durumları yaşamamız neticesinde bedenimizin bağışıklık sistemi çökerek ruhsal, duygusal ve fiziksel hastalıklara yakalanma riskimiz artar.

Timüs bezini aktifleştirmek…
– Parmaklarınız veya yumruğunuzla o bölgeye vuruşlar yaparak işlevini geri kazandırabilirsiniz. ‘Om’, ‘Allah’ gibi titreşimi yüksek mantralarla birlikte yaptığınızda bu titreşimler daha da yükselecektir…
– Olabildiğince kendinizi iyi ortamlardan ve aktivitelerden soyutlamayın. Unutmamak gerekir ki, endorfin ve seratonin salgısını artırmak kalbin enerjisini artırır.
– Sadece ceviz büyüklüğünde olan bu bez, bizler yaş aldıkça küçülür, 60’lı yaşlarda da yok olmaya başlar ve işlevini yitirir. Dr. Paul Ekman ise, bu bezi sıkı sık aktifleştirdiğimizde, hacmini koruduğunu belirtmektedir.
– Testesteron ve östrojen hormonlarının uzun süre düzenli salgılanmasını sağlar.

Yaşasın timüs! Yaşasın ölümsüzlük!
Sevgilerimle, Funda Öztürk

18 Kasım 14:43 Akrep Burcunda Yeni Ay

SİTEAY

Venüs’ün bizi sardığı yepyeni bir yeni aya hazır mısınız? Venüs’ünün aşk enerjisiyle yepyeni bir hayata ne dersiniz? Hayatınızda biraz hareket, biraz neşe, biraz eğlence, çok çok para olsa nasıl olurdu? Bunlar nasıl mümkün olurdu? Olasılıklarınız neler? Bilmek ister misiniz? Ve tüm bunları engelleyen her ne varsa iptal eder misiniz? EVET mi? Harikasınızzz BDİNO?

– Ruh eşimiz ile karşılaştığımızda onu hemen anlamanın mümkün olduğunu bilseydik nasıl olurdu? Siz de ruh eşlerinizi sezgisel olarak tanımanın ve anlamanın nasıl hissedildiğini bilmek ister misiniz ?

– Aşkın sizi sardığı yepyeni bir macera yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilmek ister misiniz?

– Her günü enerjik ve neşeli olarak nasıl yaşayacağınızı bilmek ister misiniz?

– Hayallerinizin bile ötesinde paranız olsaydı bu nasıl olurdu? Bunun nasıl hissedildiğini bilmek ister misiniz?

– İyi bir eş olmanın yaratıcı tanımını bilmek ister misiniz?

– Eşinizle uyum içinde yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilmek ister misiniz?

EVET dediğinizde ThetaHealing® yöntemi ile kollektif bilincinize yüklenecektir.

(Bu çalışmada Acsess® ve Thetahealing® teknikleri kullanılmıştır.)

**His yüklemeleri Thetahealing®’in sadece bir bölümüdür. Herhangi bir his değişimi hissetmediğinizde kök inancı bulmak için derin kazma çalışması yapılmalıdır.

Sevgilerimle; Özlem UZUN

ATEŞ NEFESİ (Kapalabhati )

Yogada Nefes Tekniklerinde ilk olarak Ateş nefesini (Kapalabhati) deneyimleyelim…

Karın nefesinde anlatıldığı gibi karından derin bir nefes alınır. Karnımızı nefesle şişirdikten sonra kısa ve kesik bir şekilde nefes verilir; adeta burundan öksürüyormuş gibi. Bu nefes sırasında vücudumuzun üst bölgesinin ve sırtımızın sakin kalmasına özen göstermeliyiz. Nefes ritmi kısa ve ard arda olmalıdır; 60 ila 80 arası nefes veriş uygulanır.

Tekniğin ikinci tekrarına geçmeden önce rahat ve derin nefesler alınır, ciğerlerin 3/2’sini havayla doldurduktan sonra nefesimizi bir süre tutarız. Nefes tutma süresi kişiye bağlıdır. Nefesimizi tuttuğumuz sırada iki kaşımızın arasına odaklanırız ve tamamen hareketsiz olmaya dikkat ederiz. Böylece prananın kaybolmasını önleyerek, spritüel enerji noktamızda bir ateş yakmış oluruz. Bu da bedenimizde artan bir enerji ve zihinsel bir canlanma anlamına gelir. Bu alıştırmayı iki ya da üç kez tekrarlayabiliriz.

Tekniği uygularken dikkat edilmesi gerekenler:

– Omuriliğin, sırtın düz durmasına dikkat edilmelidir.

– Başın hafifçe göğse doğru düşmesi gerekir.

– Nefesin yukarıdan aşağıya doğru aktığını hayal edin.

– Nefes alırken karın dışarıya verirkende içeriye doğru hareket etmelidir.

Tekniğin Faydaları:

Nefesi temizleyen bir teknik olduğu için öncelikle nefes yollarındaki eski havayı ve tozları temizler. Özellikle vücudun bataryası görevi gören Solar Plexus‘u (Manipura Çakra) yoğun bir şekilde çalıştırdığı için bu bölgede enerji birikimi sağlar. Ayrıca karın bölgesindeki yağların yakılmasında etkili olduğu için, metabolizmayı hızlandırarak zayıflamada destekleyici rol oynar.

Özlem Coşkun

NEFES TEKNİKLERİ (Pranayama)

YOOOGAA

Prana, evrensel yaşam enerjisi anlamına gelmektedir. Bu enerji, evrende varolan her nesnede az ya da çok bulunur. İnsandan taşa kadar herşey evrensel enerjiyle doludur. Prana, bilinç ya da ruh değildir, bir enerji biçimidir; maddesel bedenimize, onun içindeki ruha ve astral bedenimize hizmet eder. Evrensel yaşam enerjisi, tüm vücudu yönetir; vücudun her hücresi prananın kontrolündedir.

Prana sadece eski Hint inançlarında geçen bir kavram değildir. Doğu’ya ait sağlık ve felsefe sistemlerinde de ona rastlarız, Chi ya da Qi olarak…Prana, vücudumuzda nadi (enerji kanalları) ve çakralardan (enerji merkezleri) oluşan bir enerji ağı içinde hareket eder. Bu sistem omuriliğimiz boyunca uzanır.

Pranayı bedenimize nefesle havadan, güneşten, su ve besinlerden alırız. Ayrıca pranayı, bilinçli enerji aktarımıyla eğitimli yogilerden, doktorlardan ya da yoga eğitmenlerinden de almak mümkün.

Evrenden bize akan yaşam enerjisini enerji merkezlerimizin taşıyıcı olan omuriliğimiz boyunca vücudumuzda depolarız, özellikle de bedenin bataryası olarak nitelenen Solar Plexus‘ta yani Manipura Çakra’mızda.

Kuşkusuz pranayı, aldığımız en önemli kaynak nefestir. Nefes teknikleriyle (Pranayama) vücudumuzdaki enerji kanallarını temizleyip enerji merkezlerini doldurarak, pranayı depolayabiliriz. Sonrasında depolanan bu enerjiyi, spritüel gücümüzü artırmak ve manevi hedeflerimize ulaşmak için kullanırız. Bu nedenle nefes teknikleri, yaşam enerjisini kontrol etmemiz için bize sunulan anahtarlar olarak nitelendirilir. Söz konusu kontrol ise nefes alışverişlerinin ritmiyle sağlanır. Bu hususta şöyle bir örnek verilir: Havayı göremeyiz ama rüzgarı görürüz, rüzgar yaprakları salladığında. Pranayı göremeyiz ama nefesi görürüz, nefes ritim bulduğunda…

Doğal Nefes

Doğal nefes, karın nefesidir ve diyaframın çalışmasıyla gerçekleşir; nefesi burundan alıp veririz. Pek çok insan yanlış nefes alışkanlıkları nedeniyle doğal nefes ritmini kaybetmiştir. Bebeklere dikkat edecek olursak, hepsi karın nefesi alırlar. Zira bu nefes aslında bize doğuştan verilen bir yetenektir. Zaman içerisinde ise daha kısa ve hızlı bir nefes olan göğüs nefesi almaya başlarız. Bu nedenle yogadaki nefes tekniklerini uygulamadan önce doğal karın nefesi için alıştırmalar yaparak, bu konuda alışkanlık kazanmak gerekir. Bunun için en etkili çalışma uzanarak, karnımızın üzerine ya elimizi ya da bir ağırlık koyup karın kaslarımızın nefesle gelen hareketlerini takip etmek suretiyle olur.

Peki, doğal nefes nasıl gerçekleşir?

Nefes aldığımızda diyafram kasları alçalır, aşağı inen baskıyla ciğerler daha fazla havayı içine çeker. Nefes verdiğimizde söz konusu kaslar gevşer, yukarıya kaburgalara doğru şişerek kubbe formu alır. Doğal nefeste diyaframa bağlı iç organlar aşağıya doğru hareket eder. Bu da nefes aldığımızda karnımızın dışarıya, verdiğimizde içeriye doğru hareket etmesine neden olur. Aynı şekilde kaburgamız da yukarı doğru hareket eder, ciğerler için alan açarak onların genişlemelerine fırsat verir.

Doğal Nefesin faydaları

Doğal nefesin karın boşluğunda yarattığı hareketler, sağlık için son derece önemlidir. Söz konusu hareketler öncelikle ciğerlerin tam kapasite çalışmasını sağlar. Mide ve bağırsaklara masaj yaparak, bu organların fonksiyonlarını daha iyi yerine getirmelerine olanak verir. Doğal nefes, göğüs ve karın boşluğu arasındaki basınç farkını ortadan kaldırır; mide suyunun yemek borusu gibi daha yukarıdaki organlara çıkmasını engellediğinden reflü ve safra kesesi rahatsızlıklarının giderilmesine yardımcı olur.

Özlem Coşkun

ÇEVRE VE YOGA İLİŞKİSİ

ecoo-4

İnsanoğlu, ekosistemin bir parçasıdır; doğanın biyotik (canlı varlıklar) ve abiyotik (canlıların yaşamlarını devam ettirebilecekleri çevresel koşullar; ışık,iklim,su v.s) faktörleriyle derin bir ilişki içindedir. İnsanın, bu ilişki olmaksızın hayatta kalma ihtimali neredeyse imkansızdır. Ayrıca günlük fizyolojik ihtiyaçlarımızın yanı sıra; tazelenme, huzur, düşüncelerimiz için ilhamı da çevremizden alırız; yani çevre bizim fiziksel varlığımızla birlikte ruhsal varlığımızı da destekler.

Sıraladığımız tüm bu noktalar aslında sadece bizim menfaatlerimizi işaret etmektedir. Peki, ekosistemi bir menfaatler bütünü şeklinde görüp, kendimizi bu sistemin efendisi olarak algılamaya başlarsak ne olur? Yalnız düşünsel gibi gelse de esasen bu tutumla çevreye zarar vermeye yönelik ilk adımı atmış oluruz. Zira çevreye karşı tek taraflı, bencil bakış açımız bir süre sonra davranış biçimine ve karaktere dönüşür. Nihayetinde çevreye verdiğimiz ya da verebileceğimiz zararlarla kendi felaketimizin de kapısını aralarız.
İşte bu noktada yoga ve onun karma felsefesi insanoğlunun ilgili durumuna en net şekilde ayna tutar; insanın kendisi, ekosistem ve tüm evrenle olan karşılıklı ilişkisini eksiksiz anlatır. Karma, maddi ve manevi yaptığımız tüm davranışlar ve onun sonuçları anlamına gelmektedir. En basit örneğiyle karma, tüm varoluşu bir el ve ekosisitemde yeralan varlıkları da bu elin parmakları olarak kabul eder. Elin parmaklarından biri zarar gördüğünde tüm el acı çeker ve zarar görür. Bu örnekten hareketle ekosistemde meydana gelen bir zarar veya aksama da, tüm varoluşu öyle ya da böyle etkilemektedir.
Zaten bunu, son yıllarda yaşanan iklim değişikliği ve çevre felaketleriyle bizzat deneyimliyoruz. O yüzden yoga, bireysel gelişimde çevre ve çevre duyarlılığıyla yakından ilgilenir. Bu kadim felsefede, birey ruh ve beden bütünlüğünü keşifle yola çıkar, sonunda yaratılış ve yaratanla bütünleşerek kendini tamamlar.

Bu doğrultuda yogada uyulması gereken bazı etik değerler vardır; Sankrit dilinde Yama ve Niyama olarak adlandırılırlar yani şartlar ve kurallar… Yamalar beş etik değerden oluşur: Şiddetsizlik (Ahimsa), Doğruluk (Satyam), Duyu kontrolü (Brahmacharya), Çalmamak (Asteya), Sahiplenmemek (Aparigraha).

Çevreyi düşündüğümüzde ise söz konusu etik değerleri şöyle formüle edebiliriz; çevreye şiddet uygulamadan, ona zarar vermeden, dürüst bir yaklaşımla ondan eksiltmeden ve onun sahibi, efendisi gibi davranmadan yaşamayı öğrenmeliyiz. Bu formulü hayata geçirdiğimiz takdirde ekosistemde tüketen bir tiran olmaktan çıkıp, onu çoğaltan ve yeniden var eden gerçek insana dönüşebiliriz.

Özlem Coşkun

05 EKİM’17 DOLUNAY RİTÜELİ

Bu gece 21:41’de Koç burcunda gerçekleşen Dolunay ile geçmişten kalan son tortuları da temizliyoruz. Yeni hayatınıza bir adım attınız, şimdi geri dönmemek üzere kapıları kapatma zamanı. Yeni hayatınızda sizi geçmişe bağlayan hiçbir şey kalmasın, geçmişe açılan tüm kapılarınızı kapatın. ‘Ben, atalarımdan kalan veya bu yaşamımda bugüne kadar bildiğim, bilmediğim tüm kontrat ve yeminleri iptal ediyorum’ cümlesini söyleyin.

Sonbahar ekinoksu ile açılan yepyeni, sevgi dolu hayatınıza geçişe hazır mısınız? Evet dediğinizi duyar gibiyim. Hadi o zaman başlayalım.

– Geriye dönük yaşanmışlıkları referans alma zorunluluğunu yıkıp yaratımını iptal etmek istermisiniz?

– Geçmişi referans alma zorunluluğu olmadan da an’da yaşamanın mümkün ve güvenli olduğunu, sevgiyle ve inançla bolluk, bereket, aşk, sağlık ve mutluluk kapılarının bize ardına kadar açık olduğununun nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün ve güvenli olduğunu bilmek ve anlamak ister misiniz?

– Başarının nasıl bir his olduğunu, başarının yaratıcı tanımını bilmek ister misiniz.?

– Başarılı olma yolunda sizi engelleyen, kısıtlayan her ne varsa yıkıp yaratımını iptal etmek ister misiniz.?

– Alma-verme dengenizi engelleyen her ne varsa yıkıp yaratımını iptal etmek ister misiniz?

– Alma verme dengesinin nasıl bir his olduğunu bunun mümkün ve güvenli olduğunu bilmek ister misiniz?

EVET dediğinizde ThetaHealing® yöntemi ile Kolektif bilincinize yüklenecektir.

(Bu çalışmada Acsess® ve Thetahealing® teknikleri kullanılmıştır.)

Bu gece neler yapabiliriz?

– Sonbahar rengi olan kırmızı bir mum yakabilirsiniz (evinizde yoksa herhangi bir renk mum da olabilir). Artık size hizmet etmeyen duygu, düşünce, olay ve kişileri kağıda yazın, kağıt önünüzde dursun. Size huzur veren bir meditasyon müziği dinlerken, listenizdeki her kişiyi, olayı ve düşüncelerinizi ‘Ben, artık bana hizmet etmeyen, atalarımdan kalan veya bu yaşamımda bugüne kadar yaşadığım, bilincimde ve bilinçaltımda saklanan her olayı, kişiyi affediyor ve bütün bunları sevgiyle serbest bırakıyorum cümlesini söyleyin.
– Gözleriniz kapalı olarak, listede yazanları tek tek affedin, sevgiyle onların tüm bedeninizden çıkıp gittiğini ve evrenin sonsuzluğunda kaybolduğunu imgeleyin. 
Bu çalışma sizi oldukça rahatlatacak ve hafiflediğinizi hissedeceksiniz.

– Burada önemli olan sevgiyle bırakmanızdır. Çünkü hayatınıza giren her olay ve kişiler, gelişimimiz için büyük katkı sağladılar. Bunun için onlara teşekkür edelim.

Doğal taşlarınızı temizlenmeleri için tuzlu suya koyarak tüm gece dolunayın arındırıcı enerjisine bırakabilirsiniz (Bazı doğal taşlar suda zarar görebilir, lütfen araştırın). Suya koyamadığınız taşları toprakta da bırakabilirsiniz, böylece taşlarınız negatif enerjiyi toprağa bırakarak arınmış bir halde tekrar size hizmet etmeye başlayacaktır.

– Bedeninizde biriken kirli enerjiyi atmak için, tuzlu su banyosu yapabilirsiniz.

– Olumsuz hiçbir kelime içermeyecek şekilde (arapça olmak zorunda değil) dua edebilir ve Yaratıcı ile bütünleştiğinizi imgeleyebilir, şükr’edebilirsiniz (ki bunu sık sık yapmalıyız aslında).

– Eğer hala evinizde, dolabınızda kullanmadığınız eşyalar varsa, onları ihtiyaç sahiplerine verebilirsiniz.

– Mümkünse doğada vakit geçirerek, topraklanabilirsiniz.

Sevgilerimizle, şifa olsun…

HASAT SONRASI NADASA HAZIRLIK…

HISSIYAT

Sonbahar Ekinoksu ile bir yazı paylaştık sizlerle. Eğer okuduysanız yapacağımız hasatla birlikte, toprağın derinlerinde kalan hatta unuttuğumuzu sandığımız, bildiğimiz, bilmediğimiz pek çok tortunun ve çöplerin kaldığını da biliyorsunuzdur. (Yazıyı okumayanlar için linkimiz:  http://bit.ly/2xnbJkP)

Bugünkü his yüklemesi, toprağı bütün bunlardan temizleyip, nadasa bıraktıktan sonra yeni tohumlarımızı ekebilmemiz için ön çalışmadır. Okumaya devam et

EKTİĞİMİZ HER TOHUMUN BİR HİKAYESİ VAR…

EKINDoğanın bir parçası olarak bizler, büyüme, hasat zamanı, ölüm ve yeniden doğuş arasındaki döngünün içinde döner dururuz. Bu döngü sebepsiz değildir. Her birimizin bu evrene bir katkısı mutlaka vardır.

Ve bu gece sonbahar ekinoksunu kutluyoruz. Türkiye saati ile 23:02’de hasat zamanımız başlıyor. Arınmak, yıl boyunca ektiğimiz tohumları biçme zamanı… Deneyimlerimizi içselleştirme zamanı… Zihnimizi ve bedenimizi rölantiye alma zamanı… Artık sana hizmet etmeyen duygu, düşünce, olay ve insanları ayıklama zamanı… Aydınlanma sürecinde yapılacak bir iç hazırlığın zamanı… Birlik olmanın ve yeni kapılar açmanın zamanı… Evrende varolan tüm dualitenin ve zıtlıkların dengeyi bulma zamanı (Ateş-Su, Ying-Yang, Karanlık-Aydınlık, Geçmiş-Gelecek, Dişi-Eril).

Hasat zamanı neler yapabiliriz?

– Ruhsal anlamda, kendi içinize dönün ve bir süre sessiz kalın. Bu dönemde kendinizi biraz nadasa bırakın tıpkı toprak gibi. Ancak bu süreyi çok da uzun tutmayın. Ne de olsa bu dönem bizi biraz uyuşturabilir, buna izin vermeyin ve her yönden kendinizi canlı tutmaya çalışın. Var olan her şey gibi mevsimler de değişir ve bu değişimin her zaman bir amacı vardır. Ve bizler de amacımıza ulaşmak için durmadan, durgunlaşmadan değişimlerim yolculuğumuza devam etmeliyiz.

– Kendinize şu soruları sorun: Bütün bir yıl boyunca ektiğim tohumlardan hangi ürünleri aldım? Ve bu hasattan elde ettiğim deneyimlerim neler? Ektiğim hangi tohumdan yeterince verim alamadım ve buna sebep olan neydi? Şimdi ne yapmam gerekiyor? Yeni hedeflerim neler olabilir? Ve bu seçeceğim hedeflerden edineceğim deneyimlerin bana ne gibi bir katkısı olabilir?

Bu soruların cevabını doğa ile bütünleşirken alabilirsiniz. Serin hava ile içiniz titrerken, yağmurda negatif yüklerden temizlenirken, ıslak toprakta ayağınız çamurla oynaşırken, kurumuş, sararmış bir yaprağın havada süzülüşünü izlerken… Kısaca doğa size sorularınızın cevabını verecektir.

– Ruhumuzu daraltan, adım atmamızı engelleyen, ayağımıza dolanan molozları temizleyerek kendimize yeni bir alan açabiliriz.

– Ve tabi, hayatımızı ve yaşam alanımızı sadeleştirmek için adımlar atabiliriz. İhtiyacımız olmayan eşyaları, kıyafetleri elimizden çıkararak hafifleyebilir ve başkalarıyla paylaşabiliriz.

– Tüm ruhsal yüklerden arınarak, kamburlarımızı sırtımızdan atmak için meditasyon yapabilir, bedenimizi ve ruhumuzu esnetmek ve dinginleştirmek için yogaya başlayabiliriz.

– Aktif bir çalışma hayatımız yoksa, yeni hobiler edinebilir ve farklı eğitimlere yönebiliriz.

Çocuk ruhumuzu yitirmeden, bilgelikle yüklü yetişkinliğimizi, sonbaharın hüzün ve çoşku yüklü serinliğinde bir sonraki hasadı kutlama dileğimle…

Sevgilerimle, Funda Öztürk

 

GÜNEŞE SELAM (Surya Namaskar)

Özlem Coşkun

Oniki temel hareketten oluşan “Surya Namaskar” Sanskritçe “Güneşe Selam” anlamına gelmektedir. Bu hareketler sağ ve sol olmak üzere en az iki defa tekrarlanır; altı ila oniki kez yapılması tavsiye edilir. Oniki hareket, her biri yılın aylarına denk gelen oniki güneş fazını simgeler; yogadaki asanaların (duruşlar) temelini oluşturur ve belirli asanalarda derinleşmeden önce vücudu ısıtmak ve esnetmek için yapılır; ayrıca zihni canlandırır. Bu nedenle günün erken saatlerinde yapılması tercih edilir, ama günün her saatinde de rahatlıkla yapılabilir. Ayrıca hareketlerin açık havada, özellikle de ormanda veya su kenarlarında yapılması spirüel ve fiziksel etkilerini artıracaktır.

Surya Namaskar, vücudun şeklini korumak, zihni açmak ve sağlıklı kalmak için herkesin yapabileceği basit ancak etkili bir çalışmadır.

Surya Namaskar’ın Faydaları:

– Sırt, eklem ve kas sistemi için son derece faydalıdır. Omurga ve bele esneklik kazandırır, duruş bozukluklarını düzeltir.

– İyi bir kardiyovasküler çalıştırıcıdır ve karın kaslarını güçlendirici hareketler içerdiğinden yağ yakılmasında etkilidir.

– Sindirim sistenindeki pozitif etkileriyle kabızlık ve hazımsızlık sorunlarının çözümüne yardımcı olur.

– Solunumun iyi çalışmasını sağlayarak kandaki oksijen miktarını artırır, bu yolla toksin atılmasına yardımcı olur, zihni açar ve sinir sistemini gevşetir.

– Kan dolaşımını düzenlediği için bağ dokusunun güçlenmesine ve cildin canlanmasına katkı sağlar.

– Adet dönemini düzenler ve menapoz sürecinin olumsuz etkilerini azaltır.

– Düzenli yapıldığında uykusuzluğa iyi gelir, uyku kalitesini artırır.

Surya Namaskar kimlere tasviye edilmez:

– Hamileliğinin ilk üç ayındaki hamile kadınlara tavsiye edilmez. Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde hamileler için geliştirilmiş “Surya Namaskar” hareketleri yapılabilir. Söz konusu hareketler, hamilelik sürecinde annenin sağlığını ve esnekliğini korumasına katkı sağladığı gibi, doğumunda kolay olmasını sağlar.

– Yüksek tansiyonu olanlar ve fıtık hastalarının da dikkatli olması gerekir.

Surya Namaskar nasıl yapılır?

 

HAYATIN TADI

‘’Şimdi şöyle bol şerbetli bir tatlı olsa da yesek, keyfimiz, tadımız yerine gelse’’ moralimiz bozuk olduğunda, öfkeli, kızgın, kırgın olduğumuzda genellikle bu tarz cümleler kurarız. Ben tatlı yemiyorum ‘’Su içsem yarıyor’’ dediğinizi de duyar gibiyim. Kilolarımız genelde içimizde tutup bırakmadığımız öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygulardan ve hayatın tadını yiyeceklere bağlamaktan dolayı oluşurlar. Kiloyu yaratan sebepleri ve kök inançları bulmamız ve onları dönüştürmemiz önemlidir. Sizi biraz da olsa rahatlatmak adına birkaç his yüklemesi hazırladık.

– Tatlı ihtiyacı olmadan sorunları en iyi şekilde çözmenin nasıl bir his olduğunu, Tatlı hayat yaşamanın nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün ve güvenli olduğunu biliyorum ve anlıyorum.

– Her günümü hayatın tadını çıkararak nasıl yaşanır olacağını biliyorum ve anlıyorum.

– Yaşamdan nasıl tat alacağımı bunun mümkün ve güvenli olduğunu biliyor, artık acılara tutunma zorunluluklarımdan kendimi tamamen serbest ve özgür bırakıyorum.

– Duygularımı, sırlarımı yağ hücrelerimde depolama zorunluluğundan kendimi serbest bırakıyorum.

– Haraket ettiğimde de güvendeyim.

– Sağlıklı ve ideal kiloda nasıl olunur biliyorum ve anlıyorum.

– Sevgiyi alıp kabul etmenin nasıl bir his olduğunu, bunun mümkün ve güvenli olduğunu biliyorum ve anlıyorum.

– İdeal kilomda olduğumda da güvendeyim.

– Aynalarla barışık olmanın ve aynada kendime bakarak her halimle güzelliğimi görmenin ve hayatımın her anından keyif almanın, coşkulu olmanın nasıl bir his olduğunu biliyorum ve anlıyorum.

EVET Dediğinizde ThetaHealing® yöntemi ile Kollektif bilincinize yüklenecektir.

**His yüklemeleri Thetahealing®’in sadece bir bölümüdür. Herhangi bir his değişimi hissetmediğinizde kök inancı bulmak için derin kazma çalışması yapılmalıdır.

Sevgilerimizle,

Özlem Uzun