İçeriğe geç

My CMS Yazılar

Qi Men Dun Jia: KEHANET SANATI

QIMENDUNJIA      Qi Men Dun Jia, eski Çin imparatorluğu döneminde askeri strateji ve taktikler için “Eski Çin Liderlik ve Yönetim Sanatı” olarak kullanıldı. Bu kehanet sanatı gizli tutuldu, sadece askeri alanlarda kullanıldı, bunun dışında kullanımı ise yasaklandı. Geçen yüzyıllar boyunca saklı tutulan bu teknik, sonraları, Çin metafizik üstatları tarafından, önemli olayları çözmek, atılacak adımları belirlemek gibi pek çok alanlarda uygulandı.

Qi Men Dun Jia, zaman ve mekânın koordine edilmesiyle yapılan hesaplama tekniğidir. ‘Gizemli Kapılardan Kaçış Tekniği’ olarak adlandırabileceğimiz bu tekniği öğrenmek için, epey uzun bir süre gerekebilir. Bu aktivasyonun yapılabilmesi için, uygun saatler, dünyada olan baskın enerjiler gibi birtakım hesaplamalar gerekiyor. Örneğin, gayrimenkul almak/satmak ile ilgili bir düşünceniz ya da iş yaşamınızla ilgili zam/terfi beklentiniz varsa, o zaman, gerekli enerjik şartların olgunlaşmasını beklemek zorundasınız.

Fakat biz şanslıyız çünkü, TDM (Titreşimlerle Dönüşüm Metodu) sayesinde istediğimiz aktivasyonu, istediğimiz zaman yaparak aynı etkiyi yaratabiliyoruz. TDM-4 eğitiminde öğrendiğimiz bu teknik için, istenilen duruma göre gerekli semboller, enerji akışları ve elementler arasındaki etkileşim kullanılmaktadır.

Qi Men Dun Jia aktivasyonu, hayatımızın hangi alanlarında kullanılır?
– Hayatınızda sihir ve mutluluk yaratmak
– İşlerde başarı
– Kariyerde ilerleme/terfi
– Dileklerin gerçekleşmesi
– Güç ve yardım
– Gelirde artış ve şans
– Evlilik
– Mahkemelik durumlarda
– Planların gerçekleşmesi
ve daha fazlası…

ÖNEMLİ!
– Diğer şifa çalışmalarında olduğu gibi, başkasının izni olmadan bu aktivasyon yapılmaz. Artık çok iyi biliyoruz ki, izinsiz yapılan şifalar, hayatımızın pek çok alanında travmalar yaratır (kaza, hastalık, iflas vb.).
– Bu çalışma, oldukça hızlı ve harika sonuçlar verir. Ancak, karşınıza çıkan fırsat, size çok basit ya da küçük gibi gelebilir oysa bu küçük fırsat değerlendirildiğinde, size çok büyük kapılar açacağını unutmayın.
– Bu aktivasyon yapıldıktan sonra, algılarınızı açık tutun ve farkındalıkta kalın.
Titreşimlerle Dönüşüm Metodu ile hiçbir şekilde farklı varlıklarla çalışılmaz sadece ve sadece Öz enerji (Yaratıcı) ve yaşam döngüsünün 5 atlısı olan elementler kullanılmaktadır.
– Dileğinize, yaratmak istediğiniz duruma göre size aktivasyon yapılmasını istiyorsanız;
enerjicemberiatolyesi@gmail.com veya fundaozturk@windowslive.com adreslerinden iletişime geçebilirsiniz.

Sevgilerimle,
FUNDA ÖZTÜRK

Yorum Bırak

ALERJİN Mİ VAR DERDİN VAR…

ALERJ,İ

   Akyuvar olarak da bilinen lökositler, bağışıklık sisteminin savaşçılarıdır ve bedeni enfeksiyonlara karşı korumakla görevlidirler. Bu savaşçı ruhlu askerler, vücudumuza dışarıdan giren bakteri, virüs, mantar ve zehirli toksinler gibi yabancı maddeleri tespit ederler ve onları yok etmeye başlarlar. Oldukça aktif ve savunmaya hazırdırlar ve bizim genel durumumuzdan epey etkilenirler. Örneğin, sizi olumsuz etkileyecek bir duruma bir süre direndiniz ama artık çaresizliğe kapıldınız ve pes ettiniz ya da sorunu çözdünüz. ‘Ohh çok şükür bunu da atlattım’ dediğinizde bağışıklık sisteminizin gücü düşecektir, çünkü, ortada savunulacak, savaşılacak bir şey kalmamıştır.
Bağışıklık sisteminin güçlü ve aktif olması beden için çok önemlidir. Ancak bu sistem, aşırı çalışıyorsa, size zarar vermeye başlar. Aşırı çalıştığında, lökosit değerleri yükselir ve bedende birtakım hastalıklar meydana getirir.
İşte bu hastalıklardan biri de ALERJİDİR!!

Şimdi, alerjinin bilinçaltı boyutuna inelim…
Alerjiye neden olan programlardan en önemlisi ‘BASKI ALTINDA OLMAK’ ile ilgilidir.
– Dünya bana baskı yapıyor
– Hayat bana baskı yapıyor
– İnsanlar bana baskı yapıyor
– Ailem bana baskı yapıyor
– Eşim bana baskı yapıyor
– ……X…… kişi bana baskı yapıyor
– Müdürüm bana baskı yapıyor… vb.
Siz, kendinize göre bu inançları çoğaltabilirsiniz. Bu inançların sizde olup olmadığını tespit etmek için kas testi uygulayın.

BİLİNÇDIŞI MÜCADELEM…
   Alerji, bir savunma halidir ve egonun kendini korumaya çalıştığının göstergesidir. Eğer alerjen bir yapınız varsa, kendinize şunu sorun: ‘Kime karşı bu kadar tepkiliyim?’, ‘Neden bu kadar tepki veriyorum?’, ‘Dünyaya, insanlara ve olaylara karşı tolerans sınırım nedir?’, ‘Kendime ait olan hangi tarafımı reddediyorum?’, ‘Geçmişte yaşadığım hangi olay, beni hâlâ engelliyor veya rahatsız ediyor?’…
Bazen de yeni olana karşı duyulan endişe ve korkunun sonucudur alerji. ‘Ne ile yüzleşmekten korkuyorum?’, ‘Bana bu kadar güçlü tepki verdiren şey ne?’ vb.
  Sonuç: Evrende her şey dengede olmalı, herhangi bir yaşam sisteminin sadece verimsiz çalışmasının yanı sıra çok aktif olması da insan bedenini hasta edebiliyor…

Sevgilerimle, Funda Öztürk
TDM Eğitmeni

 

Yorum Bırak

ANNEMDEN KALAN EN DEĞERLİ MİRAS: MİTOKONDRİ

ANNE-wordMitokondri, sitoplazmanın içerisinde bulunan hücre organellerinden biridir ve ATP denilen yaşam enerjisini üretir. Bilim insanları, mitokondrinin bir bakteri olduğunu düşünüyorlardı ancak yapılan araştırmalarda, ökaryot hücreye ait çok önemli bir organel olduğu anlaşıldı.

Hücre çekirdeğinde bulunan DNA, hem anne hem de babanın genetik bilgilerini taşırken, mitokondriyal DNA, sadece annenin genetik bilgilerini içeriyor. Hatta ‘Havva Geni’ olarak da adlandırılıyor… Belki de bu yüzden, annelerimize daha düşkün oluyoruz.
DNA, çift sarmaldır ve sarmaldan bir tanesi hasar gördüğünde, diğer sarmaldaki bilgileri kopyalar. Mitokondriyal DNA, tek sarmaldır ve bu sarmal hasar gördüğünde, genetik bilgilerinizin bir kısmı da yok olacaktır.
Ayrıca, gençlik aktivasyonunda önemli bir yeri olan mitokondriyal DNA’nız öldüğünde, yaşlanma prosesiniz hızlanır.

Ve bizler, hücrelerimizde bulunan mitokondriyi sadece anneden alıyoruz. Bunun nedeni, spermde bulunan mitokondrinin, yumurtalığa ulaşma prosesi sırasında parçalanıp ölmesidir. Üstelik babanın mitokondrisi mutasyon riski taşıyor.
Annenizi reddediyorsanız, mitokondrinizi de reddetmekle kalmayıp, yaşam enerjinizi üreten sistemi de bloke etmiş olursunuz. Bunu, elektrik santralinin şalterini indirmek gibi düşünün…
 Lütfen inançları KAS TESTİ ile test edin:
– Anneme kızgınım
– Anneme öfke duyuyorum
– Annemi reddediyorum
– Annemi kabul ediyorum
– Annemi affediyorum
– Annemi seviyorum

Bu konuda, sizi kısıtlayan olumsuz inançlarınızı dönüşmesine izin veriyor musunuz?
Dönüşüm çalışması Titreşimlerle Dönüşüm Metodu ile yapılacaktır!

Sevgilerimle, Funda Öztürk

Yorum Bırak

TOPRAK ELEMENTİNİN ÖZELLİKLERİ

TOPRAKBABY   Evrende var olan 5 enerji (Ağaç, Ateş, Toprak, Metal, Su) insan bedeninde de bulunur. Fakat bu temel enerji türlerinden (temel titreşimin) biri diğerlerinden daha baskındır. İşte bu baskın enerji türünden dolayı insan, belli özelliklere ve yeteneklere sahip oluyor.

Derin analiz yapmayı seven TOPRAK insanları bu özellikleri yüzünden fırsatları kaçırmaya meyillilerdir, çünkü en ince ayrıntılara kadar düşünerek karar verirler. Ama ZAMAN, beklemeyi pek de sevmez. Çevresindeki insanlara karşı son derece vericidirler. Finans konusunda en iyi para kazanan gruptur TOPRAK.. Sabırlıdırlar ve empatileri yüksektir. Sürekli kendilerini, başkalarının mutluluğu hakkında endişelenirken bulurlar. Sorumluluklarının bilincinde olmakla birlikte organize olmak ve planlama yapmakta son derece başarılıdırlar.. Risk almayı sevmezler.
TOPRAK KADINLARI:
Sakin görünümünün altında derin düşünceler yatar ve fazla anlayışlı olmaları kişisel sınırlarının ihlaline neden olabilir.
Duygularını kendi içinde yaşar.
Hayatlarını şekillendirecek kararları almakta zorluk çekerler.
Bir ilişkiyi bitirmek ya da iş değiştirmek, onlar için gerçekten çok zordur.
Plan yaptıklarında gerektiğinde plan listesindeki sıralamayı değiştirebilirler
TOPRAK ERKEKLERİ:
Boş konuşmayı sevmez, ona gerçek bilgilerle yaklaşın.
Pratiktirler.
Bir şey satın alırken kalite ve fiyat arasındaki dengeyi gözetir.
Plan yaptıklarında Toprak kadınları gibi esnek değillerdir ve planlarına sadık kalmayı seçerler.

#titreşimlerleDönüşümMetodu #TDMetoduseviyorum #5element #toprak #5elementinözellikleri

Yorum Bırak

‘KORKU’DAN KORKMAK!

KORKUU4 “Korkmamız gereken tek şey korkunun kendisidir”
– Başkan Franklin Roosevelt

Korku, kendi içinde gerçekliğe değil, zihnin kendini hayatta tutma temeline dayanır. İnsanlar, zihnin yanılsamalarına çeşitli etiketler koyar. Bunlardan bazıları; yükseklik korkusu, agorafobi (alan korkusu) yalnızlık korkusu…vb..
Kısıtlayan inançların, programların ve hislerin arasında en büyük yeri korkular alıyor. Korkular, diğer kısıtlayıcı duyguların (olumsuz his ve duygular) çıkış noktasıdır. Örneğin, korkular pişmanlıklara, reddedilmelere, hayal kırıklıklarına vs. yol açar.
– Topraklanmayı bloke eder: Topraklanma eksik olduğunda, insanın kendini yenileme ve şifalandırma doğal mekanizmaları devre dışı kalır.
– Yaratımların gerçekleşmesini engeller
– Enerji çalarlar
– Hayattan zevk almayı engeller
– Değişime engel olur
– Sosyal etkileşimlerimizi ve ilişkilerimizi kısıtlar

RUH VE SPİRİT SEVİYELERDEN GELEN KORKULAR dönüştürüldüğünde, Evren ile bütünlük hissinizi geri kazanırsınız.
DOĞAL KORKULAR: Düşme Korkusu, Gürültü Korkusu.
ANNE KARNI PERİYODUNDA OLUŞAN KORKULAR: Bulanık su korkusu, saldırı korkusu, yabancı cisim korkusu
YAŞANAN OLAY SONUCUNDA OLUŞAN KORKULAR: Eğer kişi herhangi bir hastalık atlattıysa, yaşadığı hastalığa karşı korku, hastalığın ilerlemesi ve ağırlaşması korkusu, hastalığın yaşattığı travma korkusu olabilir. Bu tür korkuları dönüştürdüğünüzde, bedeninize, bir daha bunun yaşanmayacağına inandıracaksınız. Bedeniniz bu olayı bilmeseydi yani yaşamasaydı, korkmayacaktı.

Çalışılacak diğer korku türleri:
– Nazar, Çeşitli Büyüler ve Büyücülere Karşı Olan Korkular
– Yükseklik ve Başarı Korkusu
– Konfor Alanının Dışına Çıkma Korkusu
– Saldırı Korkusu
– Değişim Korkusu
– Yeniliklerden Korkma
– Ruhanilik ve Gelişim Korkusu
– Çatışma Korkusu
– Cezalandırılma Korkusu
– Hata Yapma Korkusu
– Biri İçin Korkmak
– Yıkıcı bir psikolojik etkiye sahip olan korkular: Yargılanma, Reddedilme, İhanete uğrama, Aldatılma, Kandırılma ile ilgili korkular – Yalnızlık, Hastalık, Ölüm Korkusu
– Yaşama Korkusu
– Hayvanlardan Korkma
– Sudan Korkma

TİTREŞİMLERLE DÖNÜŞÜM METODU ile yapılan çalışmamızda, bilinçaltında yatan kısıtlayan inançların dönüşümü, anne karnı şifası, korkulardan arınma aktivasyonları vb. yapılmaktadır…
Sevgilerimle,
TDM EĞİTMENİ FUNDA ÖZTÜRK

 

Yorum Bırak

PİŞMANLIK GİRDABINA KAPILMAYIN…

Pişmanlık, verdiğimiz kararlar, düşünceler, duygular veya seçtiğimiz yol ile ilgili hissettiğimiz olumsuz bilişsel-duygusal bir durumdur. Ve bu duygu durumu sadece geçmişle ilgili değil, şu an ve gelecekle de ilgilidir.
Geçmişle ilgili ise, Zamanında annemi sık sık ziyarete gitmediğim için PİŞMANIM.. vs.
Şimdi ile ilgili ise, ‘Şu an seninle buluştuğum için PİŞMANIM.. vs.
Gelecekle ilgili ise, ‘Bu yılki tatil için erken rezervasyon yapmadığım için PİŞMANIM.. vs.
   Pişmanlık, kişinin yaşamla etkileşime girmesine engel olduğu kadar, yeni odaklanma ve yeni eylemlerde bulunmasını da sağlayabilir ve bu durum kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.
Eğer pişmanlıklarınızdan dolayı kendinizi suçluyorsanız, zihniniz ve bedeniniz zarar görecektir. Üstelik bu olumsuz duyguda uzun süre kalırsak ve bu duygu süreklilik halini almışsa stres, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklarla beraber öz güveniniz de zarar görebilir. Hormon dengesini bozabilir ve bağışıklık sistemini güçsüzleştirir. Solunum sisteminizde bir sıkıntı var ve nefes almakta güçlük çekiyorsanız, durduk yerde nezle oluyorsanız oturup pişmanlıklarınızı düşünmelisiniz..
Çoğumuz geçmişte yaptığımız hataların bugün ve gelecekte alacağımız kararları daha dikkatle alacağımızın bir göstergesi olarak düşünürüz. Yani geçmişte yaptığım bir hatadan dolayı çok pişmanım ama…..bu bana bir ders oldu ve böyle bir hatayı bir daha asla yapmam’. Tamam ama geçmişteki pişmanlığınızı şifalandırdınız mı? Gerçekte gerçekten bir daha hata yapmayacağınızı mı düşünüyorsunuz? Peki yanlış kararlar almamak için vizyonunuzu ne kadar genişlettiniz? … ve daha fazlası….
Pişmanlıklarımızla nasıl çalışabiliriz?
– İlk olarak pişmanlıklarınızla ilgili kendinizi affedin. Belki o kararı alırken baskı altındaydınız ya da kısa süre içinde bir karar vermeniz gerekiyordu? Ya da o durum/konuyla ilgili bilgileriniz sınırlıydı? O zamanlar vizyonunuz çok dardı? vs……………
– Eğer pişmanlığınız geçmişte yaptığınız bir şey ile ilgili ise ve bu durumu düzeltme imkanınız yoksa durumu olduğu haliyle kabul edin. Gelecekle ilgili ise, o hatayı düzeltme şansınız hala var demektir bunun için olasılıklarınızı gözden geçirin.
– Pişmanlık hangi zamanda hissedilmiş olursa olsun mutlaka onları dönüştürün! Bunun için bildiğiniz herhangi bir şifa tekniğini kullanabilirsiniz.
Pişmanlıklarınız dönüştüğünde ne mi olur?
Yaşamınızda yeni fırsatlar, olasılıklar açılır ve en güzeli artık siz o olasılıkları görmeye başlarsınız. Ruhsal, duygusal ve bedensel rahatlama hisseder, enerji seviyenizi düşürmezsiniz.  Almanız gereken yeni kararlarınızı, açık bilinçle gerçek duruma uygun alarak şu an’dan itibaren pişman olma katsayınızı sıfırlayabilirsiniz..

Pişmanlık duyduğunuz bir olay-durum için dönüşüm çalışması yapılacak ve bu olay için pozitif öğretiler yüklenecektir… Bu dönüşüm TİTREŞİMLERLE DÖNÜŞÜM METODU (TDM) ile yapılacaktır.

TDM Eğitmeni Funda Öztürk

Yorum Bırak

HAYATINIZ SİZE YÜK OLMASIN…

Original watercolor illustration.

Telefondaki ses İstanbul’un kendisini yorduğunu ve artık hayatında yeniliklere yer açmak istediğini anlattı.. 5o yaşın üstünde ve çok uzun yıldır İstanbul’la cebelleşiyordu. Bu kararı verdikten sonra internette kiralık ev aramaya başladı, üstelik nereye yerleşeceğini bilmeden, sadece aradı.. Amerika’ya da gidebilirdi memleketine de ya da İstanbul’un olmadığı herhangi bir yere..
İnternette gezinirken tam da istediği gibi kiralık bir daire gördü. İlanın ayrıntılarına bakmak için o evin sayfasına girdiğinde heyecanla gülümsedi, çünkü o ev memleketine aitti. Evin arka odası tarihi bir yapıya gözcülük yapıyor, önündeki nehir kendi yolcuğuna çıkıyordu. 2 gün sonra uçak biletini almış ve gitmişti baba ocağına. Evin enerjisi ile hemen ev sahibi ile kontrat yaptı.
Ancak İstanbul’da yaşadığı evin kira kontratı Ekim 2019’da bitiyordu ve Şubat ayında da kiraya zam yapması gerekiyordu. Yaşamını sınırlayacak olan bu durumu nasıl çözebileceğimiz konusunda beni aradı. Ona yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verip onayını aldım. Ve bu durumun kolaylıkla ve iki tarafında (ev sahibi-kiracı) hayr’ına olacak gerekli aktivasyon ve uygulamaları Titreşimlerle Dönüşüm Metodu ile yaptım.
Bir hafta sonra danışanım aradı ve kiracının bulunduğunu, ev sahibinin şartlarına uygun bir şekilde evin tutulduğunu haber verdi. Bu haber hem danışanım hem de benim için güzel bir yeni yılın başlangıcı oldu.
O, ruhunun ve bedeninin isteklerini duyarak kendi yaşamını yaratanlardan… Belki de yaşam amacını biliyor ve kendi kutsal zamanında amacını gerçekleştirmek için kendine yeni bir yaşam armağan ediyor.. O, yaratımını yaptı, Evren (Öz enerji) en uygun zamanda bu dileğini gerçekleştirdi.
Yeni yaşamında yeni adımlar diliyorum…

Sevgilerimle, Funda Öztürk

Yorum Bırak

TİTREŞİMLERLE DÖNÜŞÜM METODU®

TİTREŞİM

   Titreşimlerle Dönüşüm Metodu’nun özü yaşam enerjisidir.
   Evrenimizde var olan her şey yaşam enerjisinden ibarettir. Farklı kültürlerde bu enerjiye farklı isimler verildi. Antik Mısır’da Ka, Sanskritçe’de Prana, Çince’de Çi, Japonca’da Ki. Theta Healing tekniğinde Her şeyi Yaratan, Dinde Tanrı, Allah. İstediğiniz ismi verebilirsiniz ona, ama onun özü hep aynıdır: VAR OLAN HER ŞEYİN ENERJİSİ!
   Dünya ve hayatımızda bu enerji akışının (yayılımının) 5 yönü vardır. Enerjinin yayılma yönü onun ana özelliklerini belirler. İnsan, hayatında dönüştürmek istediği konuyu dönüştürmesi için gereken şey – uygun akış yönünü (temel titreşimi) seçmektir.  Örneğin: Bir insanın dünyaya güvensizliği varsa ve fazla korku, endişe, kararsızlık hissediyorsa, bu durumda enerjisinin aşağıya doğru akışıyla bu duygulardan kurtulup, dünyayla ilişkisinde birlik ve denge sağlayabilir.

   Titreşimlerle Dönüşüm Metodu ile, kısıtlayan inançlar değiştirilmek yerine dönüştürülür. Çünkü bizde olan inançlar ve programlar kelimelerle kayıtlı değil. Onlar özel titreşimi olan enerji olarak bilinçaltımızda kayıtlıdır. Bulunan inanç kısıtlama yaratıyorsa (olumsuz ise) demek ki onun titreşiminde bir bozukluk var. İnancı dönüştürüldüğünde bozukluluk onarılıyor, yani titreşim olması gereken gibi oluyor ve tanımlar gerçek tanımlara getiriliyor. Ayrıca çalıştığınız inançla beraber bir takım inançlar da dönüşüyor. Ve bu metod ile aynı anda birden fazla inanç dönüştürülerek zamandan da kazanılır.

İnsan enerjiyi yönetebilir…
Bu prensibi herkes şu şekilde biliyor; dikkatini nereye yöneltirsen, enerji oraya gider.  Dikkatinizi enerjinin belli akış yönlerine verdiğinizde onun doğal akışını ona tekrar sağlıyorsunuz. 
Bu sayede: 
– Yeni bakış açılarına, hislere ve gerçek tanımlara sahip olabilir,
– Başkalaşmış tanımlardan ve olumsuz inançlardan kurtulabilir, 
– Vücudunuzda ve hayatınızın her alanında yaşam enerjisinin doğal akışını sağlayabilir,
– Yaratımları, sadece enerjiyi izleyerek yapabilirsiniz. 
Özellikle beyniniz  theta dalgasında çalışırken daha efektif sonuçlara ulaşabilirsiniz.

Titreşimlerle Dönüşüm Metodu ile neler yapabilirim?
Aslında Titreşimlerle Dönüşüm Metodu ile her şeyi yapabilirsiniz: 
– Bilincinizi ve bilinçaltınızı olumsuz inançlardan temizleyebilir,
– Vücudunuzda ve hayatınızda birikmiş olumsuz duygulardan, sıkışmış enerjiden, toksinlerden temizleyebilir,
– Sevdiklerinizle ilişkinizi düzeltebilir,
– Yeteneklerinizi fark edip geliştirebilir,
– Finansal durumunuzu iyileştirebilir,
– Tezahür ve dileklerinizi gerçekleştirme konusunda ustalaşırsınız.
– Evrenin var olan her şeyiyle güvenli ve konforlu bir şekilde bağlantı kurmayı öğrenirsiniz.
Ayrıca gerçek yaşam amacınızı anlama şansınız olur.

Bu metod kimin için uygun? 
“Titreşimlerle Dönüşüm Metodu’nu herkes öğrenebilir. Fakat ayrı bir faydası vardır bu metodun: 
– Beş element teorisini bilip onları yönetmek isteyenler için, (Çigong, çin metafizik, feng shui ve çin astroloji uygulayıcıları) 
– Kendisinin veya danışanlarının bilinçaltındaki inançlarıyla çalışanlar için, 
– Seansların daha verimli olmasını isteyen farklı metotları uygulayan şifacılar için, 
– Hayatının tüm alanlarını daha güzel bir noktaya gelmesini isteyenler için, 
– Uygulaması kolay bir metot sayesinde hayatını yaratmak ve yönetmek isteyenler için.

innaİnna Goloviznina kimdir?
Titreşimlerle Dönüşüm Metodu’nun kurucusu
olan İnna Goloviznina, anlatıyor:
Herkese merhaba benim adım İnna Goloviznina. Yaklaşık 10 senedir Çin öğretileri uyguluyorum. (Feng Shui, Qi Men Dun Jia, Çigong, Kaderin Dört Sütunu ((Bazi)) 
2013 yılında Theta Healing eğitmenlik eğitimimde birkaç farklı kişi Çin metafiziğinin bilgilerinin bana çok farklı olasılıklarını açtığını ve Kutsal Zamanımda dünyaya modern bir şifa metodu çıkaracağımı gördüklerini söylediler. O zaman bunları duyduğumda sadece gülümsedim ama zaman geçtikçe daha önce bildiklerimi ve Theta Healing ile öğrendiklerimi eşleştirmeye başladım. 3 yıl boyunca sorularıma aldığım cevapları biriktiriyordum. 2016 yılında Theta Healing’de birtakım değişikliklerden dolayı ve o dönem yaşadığım sorunların çözümünü Theta Healing’de bulamadığım için biriktirdiğim fikirleri denemeye başladım. Neticede beklemediğim şekilde hızlı ve olumlu sonuçlar aldım.
   Aldığım sonuç o kadar güzeldi ki, en kısa zamanda bu metodu denemek üzere bir grup kurdum. Bu grupta keşfettiğim metodun tekniklerini paylaşıyordum, grup katılımcılarım kendi üzerinde deneyip geri bildirim yazıyorlardı. Deneyim sayesinde bu tekniklerin sadece benim üzerimde değil başka insanlarda da olumlu ve hızlı sonuç verdiğine emin oldum.
Metodumun denemesi uzun sürmedi. Sadece 1,5 ay kadar kurduğum grupta çalışma yaptık. Bu kısa süre içinde grup katılımcıların hayatlarında büyük gelişmeler oldu. Örneğin: Gayrimenkul alımı, araba alımı işleri gerçekleşti (yaratımları gerçekleşti), tıkanmış projeler gelişmeye başladı, çözülmeyen soruların çözümlenmesi noktasında hızla yol almaya başladılar.  Ve metodumu bütünün hayr’ına kullanılabilmesi için dünyanın çeşitli ülkelerinde eğitim vererek eğitimciler ve uygulayıcılar yetiştiriyorum…”

İnna Goloviznina Titreşimlerle Dönüşüm Metodu ve Eğitim Koçluklarından yararlanmak için https://www.facebook.com/groups/innaGolovizninaTR/ ve Türkiye temsilcisi İrina Nalbantoğlu’nun https://www.facebook.com/TitresimlerleDonusum/  sayfasını takip edebilirsiniz.

Seans almak için enerjicemberiatolyesi@gmail.com ve fundaozturk@windowslive.com‘dan iletişime geçebilirsiniz

Sevgilerimle, Funda Öztürk

Yorum Bırak

BUGÜN KENDİNİZE YENİ BİR YAŞAM ARMAĞAN EDİN!

1- Bu boyutta (şu an 3. boyuttayız) dünyaya gelme amacım nedir?
2- Beni heyecanlandıran, yapmaktan zevk alacağım şeyler neler?
3- Önce kendime sonra bu dünyaya nasıl katkı olabilirim?
4- Atalarımdan ve geçmiş zamandan bugüne taşıdığım yetenek ve becerilerim neler?
5- Bu yaşamdaki yetenek ve becerilerimi geliştirmek için ne yapabilirim?
6- Kendimi ve başkalarını olduğu gibi nasıl kabullenmeliyim?
7- Kendimi, başkalarını ve yaşadığım hikayeleri nasıl affedebilir ve şifalandırabilirim?
İşte size küçük bir liste. Siz bu listeye daha farklı şeyler ekleyebilirsiniz.

   Öncelikle kendinize rahat bir ortam sağlayarak kendi içinize dönme zamanı yaratın. Bilincinizi 3. gözünüze odaklayın ve derin nefesler alıp yavaşça verin. Vücudunuzun gevşediğini hissedene kadar nefes alıp verin. Dikkatiniz çabuk dağılıyorsa bir süreliğine bütün odağınızı nefes alış verişinize verin.
İlk soruyu sesli bir şekilde okuyun. Algınız size ne söylüyor. Cevabı duymak için kendinizi kasmayın. Cevap o an gelmese bile zaman içinde size sesini duyuracaktır. Nasıl mı? Televizyonda bir dizinin herhangi bir repliğinde, metrobüste iki kişinin konuştuğu sıradaki herhangi bir cümle veya kelimede, bir şarkının sözlerinde… He ar her yerde hatta hiç beklemediğiniz bir yerde cevabı duyabilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken algınızı açık tutarak farkında olmak. Bu sorunun cevabını bulduğunuzda ikinci soru için bedeninizi ve bilincinizi gevşetin.

Yaşam ve bedeniniz yalnızca size aittir!
   Sizi heyecanlandıran şeyler nedir? ‘Dans etmeyi seviyorum ama yaşım buna müsait değil’, diye düşünüyorsanız bu inancınızı hemen dönüştürün. Olduğunuz yaşta dans edemeyeceğinizi size kim söyledi? Bu kolektif inancın sizi durdurmasına izin vermeyin. Bu sizin hayatınız, bu sizin bedeniniz, bu sizin yaşam enerjiniz! Kurtulun bu eski ve zalim zincirlerden. Şimdi bir liste hazırlayın ve listenizi uygulayın.
  Hiç düşündünüz mü, acaba kendime ve diğer canlılara ne gibi katkılar sağlayabilirim diye? Bunu düşünmenin zamanı gelmedi mi hâlâ?
Aslında sizde var olan ama sizin farkında olmadığınız çok farklı yetenek ve becerileriniz olsaydı bunlar neler olurdu?
Ve bu yetenek ve becerileri nasıl ortaya çıkarabileceğinizi bir düşünün. Bu yeteneklerle ilgili okumanız gereken kitaplar hangileri? Hangi eğitimleri alarak bu yeteneklerinizi geliştirebilir ve günlük yaşamınızda kullanabilirsiniz?

Kabullenmek mi? Reddetmek mi?
   Kendinizi ve başkalarını olduğu haliyle kabullenmek mi reddetmek mi daha kolay sizce? Yargılarınızdan kurtularak kendinize ne kadar değerli bir hayat armağan ettiğinizi bilseydiniz, şu an, şimdi ve burada kabullenişe geçerdiniz!
Kabullenmenin sonraki aşaması affetmek… Affedin ve rahatlayın. Affedin ve özgürleşin… Hemen bir liste hazırlayın. Kendinizde, başkalarında ve yaşadığınız olaylarda affedemediğiniz neler var? Tek tek yazın. Bunun için de rahat bir ortam yaratın, derin nefesler alın ve gevşeyin. Listedeki her bir durumu düşünün, kabullenin, size verdiği dersleri alın ve sevgiyle Yaratıcı‘nın şifalandıran enerjisine yani sonsuzluğa gönderin onları.

Ve daima gülümseyin… Kendinize verdiğiniz bu muhteşem armağanı sevgiyle kucaklayın ve sımsıkı sarılın kendinize, toprağa, her canlıya ve hayata…

Sevgilerimle, Funda Öztürk

Yorum Bırak

KOŞULSUZ SEVGİ VE ÖLÜMSÜZLÜK TOHUMU: TİMÜS

‘Eğer sizin enerjiniz timüse çıkarsa, sizin yaşlanmanız durur. Dahası diğer ruhlar hakkında oldukça dikkate değer bir şey, koşulsuz sevgi hissetmeye başlarsınız. Siz, değişmeye başlarsınız. Yanaklarınız pembeleşir, gözleriniz ışıldar, teniniz parlar. Kucaklayışınız sıcak, bakışınız kucaklayıcı, kabullenici, izin verici ve sevecen olur. – RAMTHA- 

Timüs bezi, dördüncü çakramız olan (Anahata) kalbimiz ile ilgili bir bezdir. Mutluluk hormonu üretir. Spiritüel anlamda, İlahi olanın sevgisi ile ilişkilidir. Yaratıcı ile güçlü bir bağlantımız varsa, huzuru, coşkuyu ve güvende olmayı hissederek sevgi enerjisi ile dolarız. İnsan bedeninin enerji ağının ve yaşam kaynağının merkezidir burası. Kalp çakrası aktive edilmeden gerçek ve koşulsuz sevgiyi anlamamız zordur.

Bu bezin salgıladığı hormonlar, bedenin kimyasını değiştirerek insanlarda mutluluk ve haz duygusunu geliştirir. Sevgi, merhamet ve şefkat duyguları yükselir. En önemli psişik merkezlerindendir. Dolayısıyla özellikle şifacıların kalp çakraları daima dengede olmalıdır. Ruh, bu merkezde can bulur. Cinsel çakra (Sakral) ile Kalp çakra bütünleştiğinde sevgi ve haz doruklara ulaşır. Zira cinsel çakra tek başına ikili ilişkilerde yeterli değildir. Bu bezin titreşimi ne kadar yüksekse aşk da o kadar yoğun olur.

Timüs bezi tam olarak nerede?
Boğaz ve kalp çakramızın ortasında ve nefes borumuzun üstünde bulunur.

Timüs bezi işlevi yitirdiğinde…
– Sebepsiz yere alınganlık ve içe kapanma
– Sağ ve sol beyin lobunun dengesizleşmesi
– Yaşama karşı duyarsız kalma
– Kanser gibi ağır hastalıklara yakalanma riskini tetikleme
– Aşırı sinir ve strese maruz kalma…
Bu olumsuz durumları yaşamamız neticesinde bedenimizin bağışıklık sistemi çökerek ruhsal, duygusal ve fiziksel hastalıklara yakalanma riskimiz artar.

Timüs bezini aktifleştirmek…
– Parmaklarınız veya yumruğunuzla o bölgeye vuruşlar yaparak işlevini geri kazandırabilirsiniz. ‘Om’, ‘Allah’ gibi titreşimi yüksek mantralarla birlikte yaptığınızda bu titreşimler daha da yükselecektir…
– Olabildiğince kendinizi iyi ortamlardan ve aktivitelerden soyutlamayın. Unutmamak gerekir ki, endorfin ve seratonin salgısını artırmak kalbin enerjisini artırır.
– Sadece ceviz büyüklüğünde olan bu bez, bizler yaş aldıkça küçülür, 60’lı yaşlarda da yok olmaya başlar ve işlevini yitirir. Dr. Paul Ekman ise, bu bezi sıkı sık aktifleştirdiğimizde, hacmini koruduğunu belirtmektedir.
– Testesteron ve östrojen hormonlarının uzun süre düzenli salgılanmasını sağlar.

Yaşasın timüs! Yaşasın ölümsüzlük!
Sevgilerimle, Funda Öztürk

Yorum Bırak